Törpülenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Törpülenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2013 Salı

They call me alpha


http://www.youtube.com/watch?v=x8261XLomtc
Birazdan paylaşılacak yazıyı bu şarkı eşliğinde okumanızı tavsiye ediyorum.
Bu basit aşk hikayelerindeki acıklı şarkılardan değil, ''değişim''in şarkısı...
Farkına varacağınıza şüphem yok.
Umudunuz kırık, değil mi ?
Şimdi o parçaları elinize alın ve odaklanarak okuyun.
Şarkıya, yazıya, hayata, bana, istediklerine odaklanarak...
Çünkü, sadece bunu yapman gerekli şuan.
Bana güvenmeyenler, gidebilir.
İhtiyacım yok çünkü kimseye...
Bana odaklan...
Ayrıca...
Siz zorlu orospu çocukları gerçekten çetin cevizsiniz...
Bunu mutlulukla ve tebessümle söylüyorum ki, belli ki değişmeden bırakmayacaksınız beni.

Pes etmeyi düşündün mü ölü adam ?
Arkana bakmadan kaçmayı...
Bence düşünmelisin.
Çünkü bu, herkese göre bir şey değil.
Fakat kalk ölü adam...
Kalk!
Başladığım şeyi bitirmelisin...

Kendi yapıtının alıntı olduğunu duymak seni üzer miydi ölü adam ?
Belki...
Belki de yıpranırdın.
Belki de insanların sana güvenmediğini düşünürdün.
Belki de içerlenirdin.
Belki de bunlar alfa olmadığın için olurdu.
Değil mi ölü adam ?
Güvenin kırıldı, değil mi ?
O halde burayı terket.
Bu blogda daha fazla kalma...
Kardeşlerinle vedalaş ve ''güven'' olayını kavrayana kadar dönme.
Her söylenene yeteri kadar inanmadın mı ?
Hayatını siken anan da böyle yapmamış mıydı ?
Ölü adam...
Bu muydu alpha ?
Sence getirdiği değişim bu kadar basit miydi ?
Gerçekten böyle mi düşündün ?
Farkı sen göremesen dahi, gören alfana neden inanmadın ?
Neden ?
Seni sapık orospu çocuğu...
Yalan söyledin!
Kendine, sevdiklerine...
Halen devam mı edeceksin ?
Bu başyapıtın bana ait olduğu çok açık değil mi ölü adam ?
Ya da sence senin ne düşündüğün umrumda mı ?
Benim yerimde olsan, kendine zaman ayırır mıydın ?
Sana güvenmeyenlere verir miydin hayatın anahtarını ?
Cevap ver orospu çocuğu!
Halen bu kadar basit olduğunu mu düşünüyorsun ?
Bu kadar kolayca kırılan bir güvenin bana karşı...
Sence ben çok daha sağlamını yapamaz mıydım manipülasyonla ?
Neden yapmadım ?
Sana değer mi veriyorum ?
Yahut sana değer versem, bunu hakeder miydin ?
Sahip olduklarını hakettin mi ?
Bir omega olmayı hakettin mi ?
Yahut bana rastlayacak sürüyle insan varken, neden sen ?
Buna cevap verebiliyor musun ?
Kaderinde benim olduğumu görmek çok mu zor ?
Halen bana güvenmiyorsan, neden okuyorsun bu yazıyı ?
Alfan mı zorluyor ?
Yoksa ananın aşıladığı merak mı var ?
Bana ölümüne güvenmediğin sürece, senin için kılımı kıpırdatacağımı mı düşünüyorsun ?
Ahahahahaha...
Ne sanıyorsun beni ölü adam ?
Yaşam koçu ?
Nlp öğrettiğini iddia edip para çalan birisi ?
Senden karşılık talep eden birisi ?
Lan orospu çocuğu, sana her şeyi karşılıksız verdim.
Peki, bu muydu yapacağın ?
İlk basitlikte beni bırakacak kadar güvensiz bir beta mıydın ?
Bu muydu senin karakterin ?
Sen bu muydun ?
Olacakları söylememem mi üzdü seni, yoksa alfanı kaybediyor olman mı ?
Bana güvenmeyişinden sebeplendiğini hiç düşünmedin mi ?
Geri basmadın mı saldıranlara karşı ?
Seni değiştirebildiler mi ?
Ahahahahaha...
Fakat olay bunların hiçbiri değil.
Olay bende ve senin bunu alabilmen için bana güvenmen şart...
Bana güven ve hayatın değişsin.
Aksi taktirde çarpıya bas ve hiçbir şey yok gibi devam et ''hayat'' sandığın zaman akıntısına...
Ölümünde hatırla bu sözleri ve haykır...


Hahahahahahaha...
Altına sıçtın, değil mi ölü adam ?
Yolculuk nasıldı ha ?
Değişimi gördün değil mi kanka ?
Dediğim gibi...
Alfa...
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor.
Hissettin onu, değil mi ?
Betaların ne kadar aşağılık saldırılarda bulunduğunu da gördün...
Ahahahahaha...
Ölü adam, seni bitirmek için yapıyorlar bunu.
Benimle alakası yok, beni etkileyemeyeceklerini biliyorlar.
Amaçları sensin.
Sadece, sen...
Seni parçalayacaklar ölü adam...
Evet, seni dostum ; seni...
Bu hayatta ya alfa olursun, ya da sikilirsin ölü adam...
Bunu gördün, değil mi ?
Gördün değil mi ölü adam ?
Bağırarak söyle, gördün mü ?
Ben de öyle tahmin etmiştim, gördün tabii ki...
Ben mi ?
Benimki sadece sana potansiyelini, yapabileceklerini, elit grubumla yapabileceklerini gösterdim.
Hahahaha...
Altın sıçtın, değil mi ölü adam ?
Hayatın değişmeyecek,
Yolunu bulamayacaksın,
Alfanla hiç tanışamayacaksın,
Sandın öyle mi ?
Pes etmeyi düşündün, değil mi ölü adam ?
Belki de normal kalman gerektiğini düşündün ; fakat seni bir şey durdurdu, o nedenle elenenlerden olmadın.
Kim durdurdu seni ölü adam, kim yaptı bunu ?
Bana neden güveniyorsun ölü adam ?
Belki de söyledikleri doğruydu, belki de hepinizi kandıran ve gereğinden fazla zeki bir betayım.
Sen güvenmiyorsun...
Alfalar, birbirini tanır.
Bana o güveniyor ölü adam, ben onunla konuştum...
O bana güveniyor, sen de güveniyorsun ; çünkü sen o'sun...
Sadece ondan koparıldın, anla bunu.
Altına sıçtın, değil mi ölü adam ?
Çünkü beni kaçırdığında tüm bu harikalar diyarının sona ereceğini ruhunun derinliklerinde biliyordun.
Fakat ben bunu yapmalıydım kanka...
Ben...
Sen oradaydın ve hemen önümde harcanıyordun.
Seni gözümün önünde öldürüyorlardı.
Alfa...
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor.
O, o bir silah...
O bir dost...
O sensin...
Neler yapabileceğini gördün, değil mi ?
Beta sürüsünü alt ettin, alfayı geri getirdin.
Hahahaha...
Altına sıçtın, değil mi ölü adam ?
Beta sürüsünü alt edip, alfayı döndürmeye gücü yeten sen, yeri geldi bir dişinin önünde altına sıçtın.
Bunun değişmesi için burada değil misin ölü adam ?
Yoksa beta tarafında bana güvenmemen için baskı mı yapıyor ?
Halen bunun basit bir ''qız tavlama technique xd xd'' olduğunu mu düşünüyorsun ?
Senin yeniden doğmandan bahsediyorum ölü adam...
Anladın, değil mi kanka ?
Yeniden, doğuş...
Aynen öyle...
Değişmek istemiyor musun ölü adam ?
Onlar kandırıldığını söylerken, neden bağıramadın bunu onlara ?
Hahahahaha...
Betalar nasıl elendi ama ?
Elendiler ; halen takipteler...
Ve hayatın boyunca sadece arkandan gelebilecekler.
Seni vazgeçirmeye çalıştıranlar oldu, değil mi ?
Seni bıraktığımı mı sandın ölü adam ?
Ahahahahaha...
Altına sıçtın, değil mi ?
Alfa olduğunu göstermek nasıl bir his ?
Senin ve işgal edilmiş olanı geri almak nasıl bir his ?
Ahahahahahaha...
Bana olan güvenin kırıldı, değil mi ölü adam ?
Alfana güvenin kırıldı, öyle mi ölü adam ?
Peki kim kurtaracak seni bu bataktan ?
Seni kurtaracak olmasam, neden çamur atsınlar bana ölü adam ?
Ahahahahaha...
Altına sıçtın, değil mi ölü adam ?
Bana atılan çamurlar, sana ve alfana yapılan saldırılar seni buna zorladı.
Galip geldin ama, değil mi ?
Yoksa galip gelmen gereken daha büyük olaylar mı var ?
Misalen, güvenmek gibi...
Kendine, bana, zor gününde seninle savaşan kardeşlerine güvenmek...
Ahahahaha...
Altın sıçtın, değil mi ölü adam ?
Alfanı sana vermem, hayatını sana vermem...
Bunların seni korkutmadığını söyleme.
Bu kadar korkunç bir mükemmellik...
Ahahahahahaha...
Fakat alfa kanka...
my7 haklıydı.
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor.
İçine girdiler...
Dişiler, içine girdi.
Senden benliğini çaldılar betaların yardımıyla...
Yapacakların bunlarla mı sınırlı ?
Sen bu musun ?
Buna mı inanıyorsun ?
Ahahahahahahaha...
Ölü adam...
Ölüsün.
Asla fazlası değilsin.
Hareket eden bir ölü, değil mi ?
Ahahahahaha...
Bana güvenmeden asla fazlası olamayacaksın ölü adam...
Çünkü ben, senim.
Ben, senin hayallerin, isteklerin, hırsın, gücün, sevgin, her şeyinim...
Onları istemek suç değil elbette...
Peki önünü kesmek isteyenler ?
Onlar ?
Onlar suçlu mu ?
Ahahahahahaha...
Altına sıçtın, değil mi ?

Ölü adam...
Çıldırdığımı düşünüyorsun, değil mi ?
Yarı deli konuştuğumu düşünüyorsun.
Fakat dışarı baktığında mantıklı konuştuğunu sananların ellerine verdiklerini görebilirsin.
Hem de dişiler tarafından...
Onlar mı kaybeden, yoksa ben mi kazananım ?
Onlar kaybedense, nasıl onların konuşmaları mantıklı olabilir ?
Ahahahahaha...
Kafan karıştı, değil mi ölü adam ?
Benim kafam da karışmıştı.
Fakat, ben bitirdim.
Ben artık, tükettim.
Ama sen...
Sende hala tabu kırıntıları var.
Sen...
Son umutsun.
Benim son umudumsun.
Kendinin son umudusun.
Herkesin son umudusun.
Sen...
Sen başarabilirsin.
Sen, bunu başlatabilirsin.
Sen...
Alfayı sana verdim, hayatını sana verdim.
Değişim seni güçlü yaptı.
Betaları püskürttün, alfanı geri getirdin ; hayatının kalanında yapacağın gibi...
Fakat bilmediğin bir şey var: daha, yeni başladık...
Eğlence yeni başladı.
Parti yeni başladı.
Alfan, yeni başladı...
Ya alfa ol, ya da tuzla buz ol...

Ahahahaha...
İtiraf etmeliyim ki, seni neredeyse öldürüyorlardı ölü adam...
Seni istemiyorlar, anla bunu.
Fakat ben...
Ben ve diğer kardeşlerin istiyoruz.
Aramızda ego yok, basitlikler yok...
Zehrini akıttın, değil mi ölü adam ?
Seni engelleyen özelliklerini saçtın kenara...
Şimdi, o diğer pencereden harikalar diyarı'na tekrar sok kafanı.
Alpha'ya geri dön.
Seni ''Sen'' yapacak olana geri dön.
Çünkü, o geri döndü.
Senin için...
Evet, sadece senin için...
İnanması güç, değil mi ?
Ahahahaha...
Seninle işim bittiğinde inanması güç olan birçok şeyi yapacaksın, buna alış...
Değişimi gördün değil mi kanka ?
Dediğim gibi...
Alfa...
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor.
Sadece ona güven.

They call me... alpha.

23 Mart 2013 Cumartesi

Uyanış

Beyler, bu blog sizin...
Ve ben gidiyorum.
Geldiğimde sahip çıkılmış olmazsa, ortada bir blog da olmayacak.
Bu olay betalarla alakalı değil, bu olay rahata alışmış yurdum insanının mallığıyla alakalı...
Müsait olunca bakacağım buraya.
Aranızdaki hainleri siz halletmedikçe, buraya ödev vermemi beklemeyin.
Tam mantığı kavramışken, yani ağacınızı dikmişken, ödevlerden mahrum kalacaksınız, yani su veremeyeceksiniz o ağaca...
En önemli kısım bu ve uyanışın devamı...
Fakat eğer uyandıysanız, betalarla savaşılması gerektiğini bilirsiniz.
Betaları hallettiğinizde, geri döneceğim ve ödevlerden sonra diğer sitelerde paylaşmadığım ''alfa çekimi'' ve diğer yazılarla devam edeceğim.
Başlık sizin, hayat sizin...
İpler sizin elinizde ve kararı siz verirsiniz.
Cidden sikimde değil benim...
Ne bok yiyorsanız yeyin ; ben de ona göre geleyim, yahut bu blogu sonsuza kadar gömüp alfa grubumun liderliğine geri döneyim...
Her şey size bağlı.

Dişi-Erkek ergenliği


Evet beyler, tahmininiz ve verdiğim söz üzre dişilerin ergenlik dönemiyle alakalı yazımı paylaşıyorum...
Bu yazıda dikkat etmeniz gereken en önemli husus, önceden neyken bu dönemle neye dönüşmeleridir...
Durduk yere trip atan, nedenini bilmediğiniz halde sizden soğuyan, sürekli erkeklerin yavşadığı bir tipe nasıl dönüştüklerini izleyeceksiniz...
Bu onlar için bir farklılaşma dönemidir...
Onları yerden yere vursam da, tırtıl olmalarına rağmen hayattaki rollerini birden kelebek olmaya itmeleri nedeniyle çok büyük bir başarıya ulaşırlar bu dönemde...
Yaklaşık 10 yıldır ezilmeleri sonucunda ellerine bu kadar büyük bir güç geçmesi onların götünü ister istemez kaldırmıştır...
Güçten kastım sadece ''Am, göt, meme''dir...
Size bunları anlatmamın sebebi o gücün etki alanından çıkmanıza yardımcı olabilmektir.
Yine saçma detaylar ve ağır bir dil olmayacak ; bizi ne ilgilendiriyorsa ona yoğunlaşacağız...
Uzun zaman beklediğiniz, buna değeceğini düşündüğüm ve nihayet geçebildiğimiz, ''dişilerde ergenlik dönemi'' :

-Artık ergenliğe adapte olmuştur...
Yani ergenliğin getirdiği abazalığı gerek tecrübe gerek de rol kesme yeteneği derken, gayet güzel bir şekilde bastırabilmiştir...
Bu konuda o kadar mükemmel bir kamufle olma örneği göstermiştir ki, erkekler onların sekse ihtiyacı olmadığını düşünmeye başlar.
Bu da erkeğin özgüvenini yıkan olaylardan birisidir...
Dişi, erkeğe ilgi göstermediği zaman, yıllarca asıp kesen erkeğin süt dökmüş kediye döndüğünü gördüğünde ilk defa gücünü keşfetmeye başlar...

-Bu erkekleri iplememe olayının faydalarını gördüğünde ise erkeklere karşı ne kadar harika donanımlara sahip olduğunu keşfeder...
Sınıfta yahut bir ortamda dekolte giydiğinde ya da bile bile bacağını açtığında tüm erkeklerin ona çaktırmadan kendisini kesmeye çalıştığını görür...
Bu da ona bu donanımların gücünü gösterirken, kendisini kusursuz hissetmesine sebep olur.

-Kezban bile olsa her ortamda yavşanan bir tipe dönüşür...
Dolmuş beklerken durakta arkaünü süzerler, sokakta yürürken erkekler arkasına geçip gülüşürler, sürekli olarak göğüslerine bakılır ve o da bunu hayvansı bir farkındalıkla biliyordur...
Yalnız bu siklememe rolüne kendisini o kadar kaptırmıştır ki, haberi yokmuş gibi davranır.

-''Göster ama elletme'' kuralını farkeder...
O, bir taraflarını açtığı sürece vardır.
Bu nedenle sürekli dekolte giyer, eteğini katlar, bedenini daha çok sergilemeye çalışır.
Erkekleri çıldırtmaktan hoşlanır ; nasıl çıldırtmasın, erkeklerin cinsel zaafını tamamiyle öğrenmiştir.
Ancak bunlar genel olarak toplum tarafından ''orospu'' damgası yemekten çok korkarlar ; bu nedenle sadece gösterirler.
Elletme olayını ise yapmalarına gerek yoktur, çünkü abazalıklarıyla erkeklere oranla çok çok çoo..k yüksek bir başarıyla mücadele edebilmektedirler...

-Seksten sadece psikolojik zevk alırlar...
Zevk aldıkları nokta yanaklardır.
Bu işi kendi başlarına da yapabilirler ve erkeklerin 31'inden çok daha etkili olur...
Bu da abazalıklarını bastırmaları için kullandıkları önemli bir yoldur...

-Her gün kesildikleri yetmiyormuş gibi sürekli olarak ''Çok güzelsin'', ''Çok tatlısın'', ''Çok şekersin, şekerci mi baban senin zuahahahahahah'' gibi ithamlarla karşı karşıya kalırlar...
Sürekli bu telkinler yollandığından onlara, en kezbanı bile artık yvonne strahovski gibi, sarah lancester gibi hissediyordur...
Bu da yetmiyormuş gibi her gün çıkma teklifi alırlar ; yurdum abazasından bol ne var amk ?

-Tamamen dişi olduklarını keşfederler...
Abazalıklarıyla başa çıkamasalar bile gidip bir erkeğe ''Beni pompala!'' dediğinde erkeğin direk atlayacağını bildiklerinden psikolojik olarak rahat hissederler...

-Aileleriyle kavga ederler sürekli...
Çünkü bilinçaltına göre onlar sadece engellerdir...
Yıllarca asıl kapasitelerini görmelerine engel olmuş bu yaşam formlarına daha fazla saygı göstermelerine gerek yoktur, böyle düşünürler...
Sürekli olarak aileleriyle kavgalı gezdiklerinden dolayı biraz daha açarlar vücudu, abazalara biraz daha yüz verirler...
Facebook'ta ''xd'' yapsa bile 50 beğeni alan kızlar böyle doğar...

-Birçok çıkma teklifi arasından birisini kabul ederler ve erkeğin saf aşkını hiçe sayarlar...
En küçük soruya ''Pfff snne be slk .s.s'' yapıştırırlar...
Erkeğin yıprandığını fakat ondan da vazgeçemediğini gördükçe, bu orospular iyice egolarını tavana çıkarmaya başlamışlardır...
Erkeklere birçok pislik yaparlar, tek amaçları intikamdır...

-Çıktıkları erkekten ayrılırlar, çocuğun arkalarından dağıttığını gördükçe daha çok coşarlar...
''Erkekler ağlamaz'' felsefesine rağmen, erkeği bebekler gibi ağlatmaktan gurur duyarlar ve kariyerlerinin zirvesinde olduklarını düşünürler...
Burada bir yol ayrımı oluşur : ya ''Coşan am sikilir.'' mantığıyla fahişe duygularını artık dışarı vurup kevaşeliğe başlarlar ya da tam ayarı tutturup erkekleri çıldırtırken aynı anda kendi tabirleriyle namuslu kalmaya devam ederler...

-Bu dönem onların başyapıtıdır ; güçlü olduklarını gün ve gün hissederler...
Önceden tartışmalarda ağızlarına sıçan erkeklerin ''Kız olmasaydın bir şey söylerdim de yeaaaa'' gibisinden (Amına çakim, güldüm) ithamlarla dişi olmanın verdiği ayrıcalığı yüzlerini vurmasıyla bunu tekrar tekrar hatırlarlar...
Erkekleri tartışmada sikerler...
Erkeklerdeki özgüvenin sıfırlanması nedeniyle, erkekler fazla üsteleyemezler...
Üsteleseler dahi, cevap bellidir amk : ''Pff snne be slk .s.s'', ''Sn km oldnu snıyorsn .s.s'' ...
Artık dişiler resmen baskındır...

-Ancak sonuna kadar da haklılar...
Değersiz olduğunuzu düşünürken, kezban olsanız bile birden zirve noktasına çıksanız neler olurdu ?
Aynen bunlar olurdu...
Ancak siz benimle tanıştınız...
Artık onları kraliçe olduklarını sandıkları tahtlarından indirmenizin zamanı geldi...
İlgiye o kadar alışkındırlar ki, onlara karşı en büyük silahınız siklememektir...
Siklemeyebilesiniz diye veriyorum size bu ön bilgileri...
Muhteşem bir intikam potansiyelleri var...
Size sadece bir intikam objesi olarak bakıyorlar ; o nedenle ''Sadece aptal erkekler kızlara aşık olur... ''
yapmanız gereken ihtiyaçlarınızı karşılamaktır...
Gerek cinsel, gerek sosyal...
Kendinizi kaptırdığınız an tüm çekiciliğiniz ve cool kişiliğiniz kaybolur onlara göre...
Ne olduğunu anlamadan bir bakarsınız mesajlara cevap gelmiyor, çok geç cevap geliyor, bazı mesajlarınızı sizi adam yerine koyup siklemiyor bile...
İşte bu intikam furyasının içine girdiğinizin uyarısıdır sizlere...

Not: Bu kısa sürede yüksek ilginin getirdiği şey özgüven değildir...
Yine acizdir, yine özgüveni sıfırdır dişinin...
Ancak bilinç o işe yaramaz duyguları bastırmıştır...
Ben size o duyguları gün ışığına çıkarmanızın teknikleri üzerinde duracağım...
Emin olun, hiçbir savunma mekanizmasıyla karşılaşmadan ilgili ve tutkulu bir aşığa dönüştüreceksiniz onu...

Neslimiz yalanlarla büyüdü...
Birgün bir kadınla mutlu olacağınız yalanını hiç acımadan söylediler size...
Kafanızda kadının kutsal olmasıyla ilgili birçok tabu oluşturuldu...
Benim bu yazıyı yazmamdaki tek amacım o tabuları yıkıp, gerçek değerinizin farkına varmanız ve aynı Zamanda dişilerin işlerine geldikleri için nesiller boyunca kendi türlerini ne kadar abarttıklarını görmeniz...
Anneniz dahi yeri geldiğinde sizi türünün iyiliği için sattı.
Bunu bile bile yapmadı tabii ki...
Ona bunu bilinçaltı yaptırdı...
Binlerce yıldır süren erkek eğemenliğine karşı dişi bilinçaltının erkekleri yoketmek istediği bir zamanda yaşadığınız için isterseniz ağlayıp sızlayabilirsiniz, isyan edebilirsiniz, şanssız olduğunuzu düşünebilirsiniz, kaderin size oynadığı bir oyun olduğunu düşünebilirsiniz, hayatın kendisine küfür edebilirsiniz...
Ancak benim tercihim yanımda olmanız ve birlikte bu dişi egemenliğini sonlandırmamızdan yana...
Bu yazının yazılış sebebinin sadece karı kız tavlamak olmadığını başından söyledim...
Size sizden saklanan özgüveninizi ve asıl kişiliğinizi geri vereceğim...
Bunu hızlı bir şekilde yapmak mümkün olsa emin olun onu yapardım, ancak en hızlısı bu...
Benim de tek amacım en hızlı şekilde size sizi ve sizin yeryüzünde silik bir şekilde yaşamanızı isteyen yaratıkların gerçek yüzünü gösterdikten sonra onları dize getirmenin yöntemlerini sizlere öğretmek...
Kendi kapasitenizi bulduğunuzda, bugüne kadar boşa yaşadığınız için kendinize çok küfredeceksiniz...
Neden bugüne kadar böyle bir yazı yazmadığım için bana da küfür ettiğiniz olacak...
Fakat yaşadığınız tüm hayalkırıklıklarına değecek bu blog ; burada dostlarım, yeniden doğacaksınız...

Dişilerde hiyerarşi


Dişilerde ''Beta-Omega-Altın'' kavramı...
Öncelikle verdiklerimle aslında her şeyi çıkarabilirsiniz.
Fakat bir alfa gözüyle olaya yaklaşmak için, bu yazıyı okumaya devam et...
Bir dişi yerden bitmez mal herif...
Yani bir ana olur hazırda, anasını sikerler ve dişi doğar.
Genetik unsur %30'dur...
Yani anası kezbansa, kızı da kezban olacaktır...
Bunun önüne nlp ile geçemezsiniz.
Yani nlp ile bu dişiyi ''Altın dişi'' yapamazsınız ; sadece yaklaştırabilirsiniz.
Beta dişiler yatakta da kötüdür, kan veriyormuş gibi dikilir ; uzak durun derim ben.
Çevre unsuru ise %70'dir...
Yani babasının ''Alfa-Omega-Beta''dan hangisi oluşu, çevredeki erkek-dişi çocuklarla iletişimi, ona verilen sevgi felan...
Dişilerde inanılmaz bir hiyerarşi vardır.
Yani birisi kraliçedir ; diğerleri peşine döner.
Fakat...
Kraliçe, altın dişi değildir.
Altın dişi genelde böyle çocukluklarla uğraşmaz ; çünkü dişilerin hiyerarşisini inanılmaz yapan aptalca olmasıdır.
Kraliçe betadır ve omegaları kendine bağlar ; altın dişileri betaya dönüştürme eğiliminde bulunur.
Şöyle düşünün: anası kezban ve evde iyi bir yaşantısı yok, alfa onu umursamıyor ; o da hıncını bir yerlerden almalı...
Omegalara bayağı yüklenir bu konuda ; fakat dişi omegalar tam bir ''Koyun'' olduğundan ses çıkaramaz.
bu hırçınlık ve mahalle karılığıyla evde ve omegalara karşı rahat ettiğine göre, her yerde rahat edebileceğini sanar.
O nedenle ''Pfff ssnne be slk .s.s'' mantığı geliştirir.
O kezbanlar, bu betalardır...
Daha alt versiyonları ise %40 omega, %60 betaya dönüştürülmüş mahlukatlardır.
Size altın dişiye dönüştürme taktikleri verdiğimizde, bir yerden sonra müdahale edemeyeceksiniz...
Ben de sizlere müdahale edemiyorum bir yerden sonra...
Kimisine %100, kimisine %80 değişim ; kimi mal betaya da %10 değişim sağlarım.
Yani olay sizin mahalle karısı ananızdan gelenlere ve genlere bakıyor.

Beta, kraliçedir...
Ortam ondan sorulur ve her türlü pisliği yapar.
Alfayı kendine saklar ve alfa onu siklemedikçe peşine dönmek zorundadır.
Zaten siz ''Alfa çekimi'' sayesinde ilk gördüğünüz dişiye dahi bir üst satırdaki mantığı aşılayacaksınız farkında olmadan...

Omegalar, kölelerdir.
Daha sinsi ve daha pislik yapılabilirler ; fakat onlar da tamamen dönüştürülemezler.
Daima iyi niyetli bir omega kalır içlerinde...

Altın dişi, altın olandır.
Diğer basit dişilerden etkilenmez ve %100 saflık oranını korur.
Yeri geldiğinde erkeklerle muhabbet eder, yine de bu mallarla aynı ortamı paylaşmaz.
Zaten ''Erkek'' onun için düşman değil, saygı duyulacak ve iyi bir kavramdır.
Alfa, bu dişiyle mutlu olabilir yahut birliktelik kurabilir.
Çünkü her alfa farklıdır.
Uzun süreli, kısa süreli ilişki algıları da farklıdır.
Crysis'teki alcatraz alfadır, fakat konuşmaz misalen...
Tony stark da alfadır fakat sürekli konuşur ve hafif küstah espriler yapar.
Yani, her alfadan aynı olmasını beklemeyin.
Dişiler, ''Kendinden eminlik-özgüven-dalga geçme'' gibi özelliklere değil ; bu özelliklerin erkeğe kazandırdığı ''Alfa çekimi''ne kapılırlar.
Ve bu çekim istemsiz oluşur ; bunu tetikleyip yükselttiğimde, dişi mıknatısı olacaksınız.
Şimdiden tetiklenenler de var ; fakat seninkinin tetiklenmesinin geç olması, hiç olmayacağı anlamına gelmez, bunu unutma...


Anam altın dişiydi...
Fakat ben sonradan alfalığımı kaybettim ; çünkü toplum beni buna zorladı.
Kaybettiğimde 11 yaşındaydım ve huur çocuğu bir hocanın mükemmel çabaları sonucu olmuştu ; iyi niyetle Kendisini örttüğü için farkedememiştim.
Orospu çocuğu beta...
Fakat sonradan her şeye baştan başladım ve hayal dahi edemeyeceğim bir noktaya geldim.
Babam alfa, anam altın dişi ; benim problemim betalar ve dişilerdi.
Bu nedenle her şey düşmanınız ; her şeye temkinli olmak zorundasınız.
Herkes paçanıza yapışıp sizi aşağı çekmeye çalışır.


Tavsiye mi ?
Sen alfa yolunda ilerleyen birisin.
Ve tavsiye mi istiyorsun ?
Evet, isteyebilirsin.
Fakat tavsiyeler, taktikler, tecrübeler genlerinde ve alfanda yatıyor...
Kendine güvendikten ve siklemedikten sonra hepsi kullanılabilir hale geçip tek varlıkları olan sana yardım edeceklerdir.
Bu bir takım oyunu...
Egon, sen, bilincin, bilinçaltın...
Siz bir takımsınız ve sen lidersin.
Onlara liderlik edersen, her şeyi alırsın.


Dişiler canın sıkıldığında saracağın, sevişmek istediğinde seks yapacağın, muhabbet istediğinde muhabbet edeceğin, senin hizmetin için olan varlıklardır.
Onlara fazla değer yüklersen, seni giberler.
Bu kadar basit...

21 Mart 2013 Perşembe

Herkes hakettiğini alır ; fazlası yahut azı yoktur.


Lan cidden sikimde değil dinleyen felan...
Ben çoğu adamın hayatını değiştirdim bile.
Değişmeyen betalar, saldıran betalar, sabırsız betalar da değişmesin amk.
Zaten herkesin ait olduğu bir hiyerarşi vardır.
Burada beni saldıran andaval, blogu takip etse dahi bir bok anlayamaz ; anlayana saldırır.
Bir bok anlasa dahi, gerçek bir alfa olamaz ; olana saldırır.
Bazıları buradan değişmez ; bazılarıyla yüz yüze olmam gerekir.
Fakat takip edenlerin %90'ı rahat bir şekilde değişecektir.
Unutma, benim ciddi olmak yahut okuyucu kitlemi korumak gibi bir sıkıntım yok.
Seçilmiş olan, asil olan, zeki olan kendini her yerde belli eder.
Burası takılmak istediğim bir yer değil ; yani yazı dizim bitince benim nasıl hatırlandığım pek önemli değil bana göre...
Gerçek hayatımda böyle miyim ?
Tabii ki hayır.
Fakat her yerin sorumlulukları vardır ve ben burada asla ''Birçok karakteri'' canlandırarak size alfa seçeneklerini sunuyorum.
Adam akıllı karakter analizi yapanlar, bir gün önce ''Ciddi-seviyeli''yi görürken, diğer gün ''Dalga geçen-umursamaz''ı karşılarında buluyorlar.
Gizlilik, birinci kuralımdır.
Ne kendi karakterimi, ne de yaşantımı söylerim burada.
Çünkü adım gibi biliyorum ki, bu başlığı üye olmadığı halde takip eden yüzlerce omega var.
Beni tanıyanlar dahi vardır ; adım gibi eminim.
Bazen işi cıvıttırmam, betaların üslubuma takılıp elenmesi şeklinde yapılan basit bir manipülasyon...
Yani bunun gibi onlarca numara çekiyorum ben burada.
''Bana güvenen ve alfalığı hakeden'' alfa olacak ; geri kalan kesimden bir kişi dahi alfa olmayacak burada...
Şöyle bir olay da var: ben öğretmek için kasmam.
Ben eğlenirim, insanlar daha iyi olur...
''Para kazanmak için kılımı kıpırdatmam ; bir şey yaparım para eder.'' mantığı bu...
Dişilere de daima böyle yaklaştım ve özel bir altın dişi buldum kendime.
Yani, kaybedecek bir şeyim kesinlikle yok burada...
Ben, elit grubum için daha fazla alfa topluyorum da diyebilirim.
Sen ne alırsan, o var bu başlıkta...
Takip eden ve seven de var, nefret edip propaganda yapan da...
''Hangisi hoşuna gider?'' dersen, ikincisi daha bir işime gelir.
Beni karalamaya ıkınıp, köpek gibi yazılarımı okurlar ; elbette analarından ileriye gidemeyeceklerdir.
Benim görüşmeyi planladığım ve gerçekten seviyeli olan dostlarım da var bu başlıkta...
Herkes hakettiğini alır ; fazlası yahut azı yoktur.

Tek umudun sendin...

Dünyanın gördüğü en muazzam yaşam formu olan insanoğlu...
Şuan, bilinçaltı karanlık mahzenlerle ve zihni kırılamayan kabuklarla dolu...
Yapılacak tek bir şey var: bilinçaltına gir ve benliğini geri al!
Neler oluyor biliyor musun ?
Tabii ki bilmiyorsun, sana bir özet geçeyim istersen...
Dışarıda elimize veriyorlar...
Hem de dişiler!
İnanabiliyor musun ?
Tek umudun kimdi biliyor musun ?
Nereden bileceksin ki ?
Tek umudun sendin...
Kendi umudunu parçalamandan dolayı tebrik ediyorum seni.
Zaten yeterince düşmanın varken, bir de kafandan uydurduğun ''Özgüvensizlik'' diye boktan sebeplerle Kendini iyice ölü adama çevirdin.
Kendi karakterini, kendin belirlersin evlat...
Dışarıdan gelen hiçbir sapık orospu çocuğu, seni, sen istemediğin sürece etkileyemez.
Fakat işine geldi...
Hepinizin işine geldi...
Köleleştirilmek ve törpülenmek ?
Bu muydu lan işinize gelen ?
Sapık orospu çocukları...
Size ne olacağını söyleyeyim.
Öleceksiniz!
Ve ''Özgüvensizlik'' yüzünden hiçbir bok yiyemeden öleceksiniz, ölü adamlar...
Ben, değiştim.
Size olanlar bana olmadı mı sanıyorsunuz ?
Törpülenmek...
Güzel bir his miydi sanıyorsunuz ?
Parçalanmak, benliğinin yok edilmesi, o kevaşeler tarafından sömürülmek...
Ben, onları yendim!
Onları, püskürttüm.
Yıktıklarını, tamir ettim.
Yalnız mıyım sanıyorsunuz ?
Hayır...
Yüzlerce çırağım var...
Alfaları tek çatı altında topluyorum.
Ben, yalnız değilim.
Sizler de değilsiniz...
Fakat benden öncekiler yalnızdı.
Ben, kuralları değiştiriyorum.
Bana alfa diyorlar...
Saygı duydukları için mi ?
Hayır...
Sevdikleri için mi ?
Hayır...
Alfa olduğum için...
Ya sen ?
Sen nesin ?
Beta ?
Omega ?
Daha bu kavramları bile bilmezken, hayatı yaşayabileceğini felan mı sanıyorsun sen ?
Yani annen mi söyledi bunları ?
Seni özel olduğuna felan da inandırıp, çaba göstermemeni de sağlamıştır eminim.
Bu kafayla hiçbir halt olamayacaksın.
O nedenle, oku, özümse ve takip et.

İnsanoğlu...
Görülen en özel canlı...
Kapasiteleri sınırsız olan ve kendi kendine düşman olan yaşam formu...
Yönetmek için bu gezegende...
Fakat...
Fakat yönetim, hiyerarşiyi gerektirir.
Liderliği, kendinden eminliği gerektirir.
Yönetim, farklı vasıfları gerektirir.
İnsanoğlu, bu vasıflara doğuştan sahiptir ; fakat, günümüz şartlarında olaylar farklıdır.
Asil alfalarla birlikte, aşağılık betalar ve sakin omegalar da yer alır savaş sahrasında...
Düşmanını tanımadığın sürece, ona üstünlük sağlayamazsın...

Alfa erkeği nedir ?
Liderlik, güç, özgüven timsalidir...
Her şeyi o domine eder ve birçok rakibi olmasına rağmen rahattır ; onları altedebileceğini bilir.
Öz konuşur ; iletişim yeteneği yüksektir ve insanlara şakayla karışık takılır...
Kendine güvendiğini yeri geldiğinde fazlasıyla belli eder, genelde cool ve ciddidir.
Alaycı ve hafif küstah bir tavrı olmasına rağmen, samimi ve iyi niyetli olmasıyla birlikte çok sevilir bu tip...

Beta erkeği nedir ?
Kendisini doğuran ve yetiştiren beta dişi tarafından, yeteneklerinin törpülenmesi ve ''kadınlaştırılması'' sonucu ortaya çıkan sinsi, korkak, sırtlan tiplemesidir.
Umursanmaya asla ama asla değmez ; alfa olması en zor olan tiptir.
Acıklı olan ise, asla tam olarak bir alfa olamayacaktır.
Dişiler gibidir ; çok konuşur, cıvıktır, saçmalar.
Dedikodunun en iyisini yapar, laf taşır, arkadan iş çevirir ; fakat tabii ki alfa onu umursayıp ona ''resmilik'' kazandırmadıkça hiçbir işe yaramaz.
Alfalar, zevk için betalarla savaşabilir.

Omega erkeği nedir ?
Alfa olabilecekken olmayıp, eksik liderlik yeteneği nedeniyle korkup ikinci planda kalan tiptir.
Bayağı az konuşur, kendini pek ifade edemez, güven problemi olduğu için espri felan yapamaz ; bir alfayı Görüp özendiğinde en fazla yapabileceği bir beta cıvıklığıdır.
Alfa olabilitesi en yüksek olan gruptur.
Çamur atmaz, temiz ve güvenilirdir...
Görev adamıdır.
Crysis'teki alcatraz, omega erkeği için biçilmiş kaftandır ; 3. oyunda alfa oluyor, trailerdaki hafif espriler felan belli ediyor bunu.

Not: Her tip, birbirine dönüşebilir.
Bir alfa betaya, omegaya ; bir omega, alfaya dönüşebilir.
''Betalardan bir bok olmaz'' demek istemiyorum ; fakat cidden betalardan bir bok olmaz.
Nadiren seçilmiş olanlar ve iyi bir alfa önderliğinde gidenler önce omegaya, oradan da alfaya geçiş yapabilir.

Not2: amaç, asla dişiler değildir.
Amaç, kendinizi bulmaktır ; dişiler zaten peşinizden gelecektir.
Şuanda dahi dışarı çıkıp her gördüğünüz güzel kıza kahve içme teklifi ederseniz, illa ki birisi sizin olur...
Önemli olan, başarı yüzdesini yukarı çekmek ve bir alfa gibi keyifli yaşayıp, altın dişi bulup, alfa evlatlar yetiştirmektir...
Dişilerle olan ilişkileriniz arttıkça, asla hayatınızı sikmeye değmeyecek varlıklar olduğunu göreceksiniz.
Fakat, olay yine sizde bitiyor...
Yüzleşmeniz gereken gerçekler ve kırmanız gereken ''dişi özellikleri'' var üzerinizde...
Siz kendinizle uğraşmadıktan sonra, ben sizinle uğraşmam.
Kendisine değer vermeyene, ben de değer verip ilgilenmem.
O nedenle ''Zamqie deqishim yoq xd xd'' tarzlı mesajlar atmak yerine, değişen ve şimdiden başarı öyküleri getirenlere bakıp suçu kendinizde arayın.
Bu bir tavsiye tabii ki, aşağılık ve erkeğin huursu bir beta olarak yaşayıp öyle ölebilirsin ; bu beni pek bağlamıyor.

They call me... my7.

17 Mart 2013 Pazar

Altın dişi


Gelelim altın dişi olgusuna...
Altın dişi, saf bir güzellik ve doğuştan gelen bir çekicilikle birlikte birçok iletişim yeteneğiyle donatılmış doğuştan şanslı dişi türüdür.
Şuan birlikte olduğum dişi bir altın dişidir ve bir alfanın tahammül edebileceği tek dişi türüdür.
Zeki, anlayışlı, anaç, değer bilen bir yapısı vardır ve yeri geldiğinde çok korumacı olur.
Şuandaki mantalitenizle ''Nefes alsa yeter'' diyor olabilirsiniz fakat siz alfaya dönüşür dönüşmez, hedefleriniz de bir alfanın hedeflerine dönüşecektir.
Dişiler konusunda çok daha seçici olacaksınız ve bu altın dişi, sizin hayatınızı paylaşacağınız dişi olacak.
Fakat, işler bu kadar kolay değil!
Siz bir alfaysanız, o da bir altın...
O da seçici olmak zorundadır ; ona yalakalık yapan karaktersiz betaları ancak bu şekilde eler.
O tek eşlidir yarramın gahaları...
Sizin gibi çaktığını indirecek bir yapısı yoktur.
Narin, nazik ve çok sadıktır.
Herkesle her şey paylaşacak kadar basit değildir.
Beta dişiler de vardır ki, bunlar betalarla çiftleşir.
Beta dişiler ağırbaşlı abi olan omegalara sardığında ise ''Daima boşanmak üzere olan çiftler'' oluşur.
Buna da sonra değineceğim.
Bu altın dişi için özel bir şey yapmayacaksınız...
O çok özel, nadide ve bulunmaz olabilir.
Fakat benim amacım olayları karmaşıklıktan kurtarmak adına zaten.
Ayrıca, altın dişi yatakta tam bir fahişe, mutfakta da tam bir aşçıdır.
Yani, size yakışan altın dişidir ve çok nadir bulunur.
Aşk demiyorum beyler, dikkat edin ; aşk dişilerin erkekleri kandırma yoludur.
Ve, ve, ve...
İlginç kısma şimdi geldik.
Altın dişi, alfayı törpülemeye çalışmaz.
Çünkü o, erkeğini böyle sevmiştir ve onun özünden sapmasını asla istemez.
Beta dişiler ise bunun tam tersini düşünür ve erkeğin alfa olmaması için timsah gözyaşlarından sahte meydan okumalara, sinsi planlardan tutun garip tavırlara her şeyi uygular.
Hani doğuştan alfa olan, am üzerinde göt beğenmeyip geri çeviren adamlar vardır ; illa ki rastgelmişsindir.
Şu özgüvenli ayağına yatan ergen mantaliteliler değil, gerçek alfa olanlar...
Onların anneleri ''Altın dişi''dir.
Şuan tüyleri diken diken olmayanı alfa kurtlar siksin, açık ve net...
Beta anneleriniz sizi törpülerken, o kendi oğluna gerçeği empoze ediyordu.
İşte bu nedenle altın dişiler şart bir alfaya beyler...
Gerek kendisi, gerek hayatı, gerek ailesi, gerek neslinin devamı için...
Altın dişi naz yapmaz hiçbir konuda, alfa olduğunuzu anlaması yeterlidir size sevgisini vermesi için...
Fakat kodumunun beta kezbanları sizi köpek gibi sevmesine rağmen halen oyunlar ve testlerle çocuklaşırlar sırf ilişkiyi yönetebilmek adına...
Altın dişi kavramını duyduktan sonra beta dişilerin ne kadar basit ve hayatınızı gibmeye değmeyecek olduğunun ayırdına daha iyi vardığınızı düşünüyorum.

Not: Alfalar birbirleriyle kavga etmez ; belgesellerde aktarılanın aksine dostturlar.
Çünkü alfaların, betalar gibi aşağılık kompleksleri yoktur.
Ne olup ne olmadığımıza iyi bakın beyler...
Değişim şuanda ilerliyor.
Yani şu yazıyı şurada okuyan iki kişi birbirlerini bir yerde görseler direkt olarak bir yakınlık hissedecekler aralarında ; değişim o denli büyüdü.
Basit bir grup olmadığımızı görün.
O aşamadan çıktık çünkü bu yazıyla...

Not2: Altın dişi, bir alfanın tahammül edebileceği tek dişi türüdür.


Dişilerin ergenlik dönemine de değineceğim sonra...
Ezilmeyle oluşan özgüven yıkılmasını, abazalarla arttırdıkları egolarıyla nasıl kapadıklarını ve ne kadar basit bir şekilde aşılacağını da göreceksiniz.
Erkeklerin ergenlik dönemine değindiğimde ise, ne kadar saçma bir şekilde mükemmel özgüvenlerinin parçalandığını göreceksiniz.
Evet, bu siz oluyorsunuz...

Ufak bir uyarı


Hani kızlarda bir tutarsızlık olur ; bazen tavırları değişir...
Ne olduğunu anlamazsın ve bara gidip içmeye başlarken ''bu kadınları anlamak imkansız dersin.''...
Kadınlarda zaten odaklanma problemi vardır...
Yani sekse bile odaklanıp kendilerini adam gibi boşaltmayı bir türlü beceremezler.
Bu nedenle bir ilişkideyken size odaklanamazlar, geçmiş ilişkilerini de ister istemez düşünürler ; düşünmenin en çok olduğu zaman tavırları değişir...
Bu bilgilerden sonra küçük ekleme yapıyorum:
''Bu durumda hiçbir kız %100 bizim olamaz.''
Aynen öyle...
O sizinleyken bile eski sevgilisini düşünür, onunla yaşadıklarını hatırlar...
Sizinle yiyişirken onunla nasıl yiyiştiğini düşünür...
İşte bu nedenle sinsidir, onu özlemesine rağmen öyle manyak rol keser ki, size aşık olduğunu sanarsınız...
Erkek milleti bu çağda sürekli olarak kandırılıyor...
Gerek annesi, gerek sevgilisi, gerek dişi arkadaşları tarafından...
Bu dönemde dişiler müthiş bir ittifak halindeler ve siz hala bunu anlayamadınız, bu nedenle amınıza çakim...

Dalga geçin, kullanın, iyi zaman geçirin, yapacağınızı yapın ve atın.
Fazlasını haketmiyorlar...

Ayrıca altını çizmek istediğim bir nokta var.
Hiçbiriniz zerre kadar sikimde değilsiniz... 
Bir şeyleri başarmanız beni mutlu eder ; fakat başaramamanız da sizin suçunuzdan başka bir şey değildir.
Ben bu başlığı insanlara yardım edeyim mantığıyla açmadım ; o ikinci planda.
Ben bu başlığı eğlenmek için açtım.
Eğlenme şeklimin insanların hayatını değiştirmesi sadece onların gerçekten şanslı olmaları demektir.
Bana kalırsa blogu terk edin, siktirin gidin ve betalar elensin.
Ciddi söylüyorum.
Son derece kararlı ve bana sonuna kadar güvenen adamlar okusun burayı ; gerisi gibtir olsun.
Çünkü gerisi hiçbir şey alamaz bu blogdan... 
Açık ve net.
İleride bu yazı dizilerinin altında ''Threesome anıları'' dahi paylaşılacak ; beta karoten tabaka ise ''Ben niye değişmedim zamqi .s.s'' diyecek.
Yarram, siktir git diyorum işte... 
Kararlı değilsen, bana itimadın yoksa gibtir git.
Çünkü benim imaj çabam yok, ben zaten hayatında görebileceğin en ihtişamlı alfayım.
Yani ''Kız tavlama'' blog'u adı altındaki adamların cool ve ciddi ayağını bekleme benden... 
Onlar sadece mala bağlamaman adına mesafe koyuyorlardı ; sen yine anlamadın amk salağı.
Benim mesafeye koymaya ihtiyacım yok ; çünkü zaten aramızda mesafenin kralı var aktar kafalar.
Ben eğlenirim, gerisini alfa halleder ; bu kadar basit.
Kız tavlama blogları popülarite için yapılır beyler, bu açıktır.
Başlık da bellidir ''Kızları etkileme-manipüle etme-tavlama'' felan, bu liste uzar.
Bir dişiyi manipüle etmek, buraya her damlayan ilgi açı malın yapabileceği bir olay değildir.
Sizi koyun gibi güder ve yer açarlar.
Ben bu başlığı bitirdikten sonra inci'de takılmayı düşünmüyorum ; ortam cidden tak gibi çünkü... 
Size kendi benliğinizi sunup, gerçekleri anlatıp, her dişiyle yatmanız için gerekli yeteneklerinizi kazandırıp gideceğim.
Yani yazılar her an bitebilir, bunu öncelikle kafanızda tutun.
Ben bir şeyler anlatıyor gibi görülebilirim fakat anlattıklarım sadece siz sıkılmayın diye... 
Kendim için değil yine, sıkılan varsa siktir olsun gitsin orospuçocukları ; bu da gayet açık... 
Ben yazıları bitirmiş olabilirim fakat sen farkında olmayabilirsin.
Beta tayfayı istemiyorum burada... 
Kendi potansiyeline ve bana sonuna kadar güvenmeyecek orospu çocukları siktir olup gitsin, tekrar söylüyorum.
Hiçkimse, hem de hiçkimse benimki gibi bir hayata sahip olup gelip buraya saatlerini harcamaz.
Ben de yapıyorsam siz götüboklu gerzekler için değil, kendi eğlencem için yapıyorum ; bunu da bilin.
Bir gün gelecek ve ben bundan da sıkılacağım... 
Ben alfayım ve benim isteklerim her şeyden önce gelir.
Fakat, alfa güvenilirdir ; ben verdiğim sözde duracağım.
Ben umudum, ben ışığım, ben yolum... 
Ben umuttaki zayıflık, ben karanlık, ben yoldaki dikenim... 
Ben başlangıç ve sonum.
Burada dolu dolu bir hayat yaşayacaksınız.
Dediğim gibi, çürük tayfa siktir olsun gitsin.
Sizin sıkılmamanız için yazdığım bilgiler, en kral psikoloji kitabında dahi yok ; unutmayın...

Bazı gerizekalı orospu çocukları ''Daha bişey anlatmıyo ki zaaaaaaaaaa'' felan diyor.
Lan dangalak, sen daha cümle kuramıyorsun... 
Benim konuştuğum şahıs alfan, senin gibi değersiz bir gerizekalıya şans vermeye ikna etmeye çalışıyorum onu.
Çünkü kezban anan onu küstürdü, gerçekler bunlar... 
Ayrıca, değişeceksiniz ; fakat neden değiştiğinizi bilmeyeceksiniz... 
Sizce bu mükemmel taktikleri aciz insanların eline verir miyim ?
Direkt olarak paraya dökersiniz amk... 
Bu nesilden nesile giden bir bilgi olacak.
Ve emin olabilirsiniz ki, bu değişimi sizlere sadece ben verebilirim.
Dürüst olmak gerekirse, hepinizin amına çakim.
Alfa olmak isteyen devam etsin ve bana güvensin ; betalığıyla mutluluk duyan blogu terketsin.
Çürük, aciz, kezban tayfayı burada istemiyorum... 
Bu kadar basit.

Alfa nedir?


Alfa dediğim olgu, bilinçaltınıza ekilen taktikler-beden dili makyajları-sürekli cazibe yayma üçlüsünü tetikleyip otomatik olarak kullanan olgudur.
Bu olguyla para kazanabilirim...
Fakat eğer birçok insanın hayatını değiştirirsem, işte o zaman iyilik yapmış olurum.
Burada şöyle bir potansiyel var: birisi, kesinlikle bir dişiyle alakalı boktan bir durum yaşamış.
Terkedilmiş olabilir, aşağılayıcı bir şekilde reddedilmiş olabilir.
İyilik yapma amacım hem üzülmeye değmeyecek, hem de basit olmalarını sizlere göstermek...
Zaten sonrasında da intikamınızı fazlasıyla alabileceksiniz...
Yazımın başında ''Yatmak istediklerinizi sıralayın'' demiştim.
Ciddiydim ve hala ciddiyim.

Alfalar farklıdır.
Ben ciddi ve cool fakat kaliteli espri yapan bir karakterde alfaya sahibim.
Alfamı sevdiğim için özelliklerini değiştirmedim... 
Bu senin de aynı alfaya sahip olacağın anlsevgi gelmiyor.
Her şey keyfine kalmış...

İki alfa, kavga etmez ; birbirlerini övebilirler.
Fakat bir betayı övmen demek, betanın artık diğer betalardan öne çıkması ve sana rakip olması demektir.
Alfa umursamaz ve küstahtır ; fakat komiktir de, yani iyi espri yapar.
İnsanlarla ilgilenir, abartmadan... 
Labirentten çıkan-çıkaran alfadır.
Yani kasıntı değil, samimi ve cooldur.
Laf salatası yapmaz ; öz konuşur.
Bu toplumda böyle... 
İkili muhabbetlerde yahut bir kafede istediğiniz kadar kaliteli espri yapabilirsiniz fakat yine abartmamak şartıyla... 
Şuan bahsetmemin amacı, sana genelkültür olsun.
Zaten dönüştüğün zaman göreceksin.
Birçok alfa tipi var... 
Tony Stark, yani demir adam bir alfadır.
Fakat fazlasıyla espri yapar, küstahtır ve cooldur.
Cristiano Ronaldo da alfadır... 
Çocuksudur, çok güler.
Fakat yeri geldiğinde ciddi olup sırtlar takımı.
Yani alfalık, ciddi ve kasıntı olmak değildir.
Yeri geldiğinde ciddi olacaksın ; fakat asla ''How cool i am fak yeaaaaaaaaa'' ayağında birisi de olma.
Birisi seni övdüğünde (Yalakalık yapan bir beta), ''Bildiğim şeyleri tekrar etmekten vazgeç.'' diyebilecek kadar küstah ; fakat birçok dişi aynı anda seni överken umursamayacak kadar cooldur alfa... 
Tanımı yok amk işte, yazdırıyorsun bana.
sikerim lan atarlandım.

Orospuların erkekleri törpülemesine, hayallerinden vazgeçirmesine, yeteneklerini köreltmesine izin vermeyeceğim.
Ben bunun için buradayım.

16 Mart 2013 Cumartesi

Erkeklerin büyüme evreleri


Şöyle bir karşılaştırma yapalım : kızlar ve erkeklerin büyüme evresi...
Unutmayın ki, ağaç yaşken eğilir...
Yani ne olacağınızı, nasıl bir hayat süreceğinizi genleriniz kadar çevreniz de belirler.
Ergenliğe kadar alacağım dönemleri, devamını sonra da inceleyebiliriz.
Unutmayın, bebeklikte de dünyadan birçok ders aldınız. şimdiki derslerden tek farkı, beynin değişim evresi büyük çoğunlukla tamamlandığı için o bilgileri çağıramamasıdır ; yani hatırlamazsınız.
Genelleme olarak erkek çocuğu:

Bebeklik:
-Doğar doğmaz sik fotoğrafı çekilir.
-Yaptığı her türlü pis, leş, kavgacı hareketler ''erkektir'' diye yorumlanır.
-Dayılar, amcalar, enişteler hatta ve hatta kahvedeki amcalar kendilerini küfür ettirir; sikine bakarlar.
-Halıya işese ''işesin aslanım'', altına sıçsa ''gel ağzıma da sıç koççum benim yerim taşağını'' olur.
-Özel olduğu hissettirilir sonuna kadar...
-Evin içinde top oynar, vazo kırar, çiçeği yolar ; azar işitmez.
Liste böyle uzar...
Ayrıca bilmek istemeyeceğiniz bir bilgi : erkek çocuk annesinin memesini ilk emdiğinde anne hayatında yaşadığı en şiddetli orgazmı yaşar ve kocası artık onu mutlu edemez. o nedenle erkek çocukları kızlardan daha fazla süre anne sütüyle içli dışlı olurlar ; istisnalar var tabii ki...
Genel olarak çocukluk:

İlk çocukluk:
-Parka çıktığında milletin bebelerini döver, laf gelmez ; yahut gelir ama babası ona yansıtmaz asla...
-Erkeklik ve dişilik kavramını kavramaya başlar.
-Karşıcinsin vücuduna olan ilgisi artar.
-Bebeklik dönemindeki her türlü piçliği burada da yapar ama problem olmaz.

Orta çocukluk:
-Derslerle tanışır.
-Daha sosyal olur.
-Bazı konularda ailesiyle çatışmaya başladığından büyümeye başladığını hisseder.
-Artık çayı sıcak içebilir ; bunu dışarıya bir güç gösterisi olarak yorumlar.
-Kızlarla arasında düşmanlık ve kavgalar başlar ; çünkü ilk defa ciddi iletişimlerini yaşar ve her söylediğine ''Eyvallah'' denmeyeceğini öğrenir... bu olayla hayatının en büyük tokatlarından birisini yer...

İleri çocukluk:
-İkinci çakrası açılır, bu sayede artık testisler erken de olsa işe başlayabilir.
-31 çekmeyi öğrenirse, yakalanabilir ve babası tarafından akrabalara anlatılarak rezil edilir ; daha doğrusu kendisi böyle düşünür.
-Artık ''kişi özeli'' kavramını kavramaya başlar.
-Kişiliği oturmaya başlar.
-Kendine özenecek bir süperkahraman seçer ; bu kahraman babası olabilir.
-Kızlarla ciddi muhabbetlere başlar, artık bazı şeylerin farkındadır.
-Yaşı 12.5 felandır ; çocukça da olsa bir kıza onu sevdiğini söyleyebilir. Kız da onu siktir edip öğretmene şikayet edince ''Türk kızı'' kavramının ne olduğunu öğrenir ve hayatının hakikaten de en büyük tokadını yer...
Dışarıda ona müsamaha gösterecek insanlar yahut babası yoktur çünkü ve ona anlatılan ''Özelsin sen'' masallarının yalan olduğuna şahit olur.
Kısacası ebesi sikilir amk...

Ergenlik bi köşede dursun, onu yetişkinlikle alacağım.
Talebe göre kızların da bu dönemlerini yazacağım ve neden aranızda uçurum olduğunu öğreneceksiniz.
Sonra onları aşıp, kaleyi içten fethedeceğiz.


Not: Ota boka ayrıntıya girdim, biliyorum, fakat bu tam olarak erkek çocuğunun zihniyetini kavrayıp, kafanızda canlandırabilmeniz için...

Not2: bunlar genellemedir.
Kesinlikle her okuyan kendinden bir şey bulacaktır.
Fakat ''bana uymuyor zaaaaaaaaa'' yazmaksa amacın, çıkış butonuna bastıktan sonra yaz.

Öncelikle ''Erkeğin küçüklük dönemi'' adı altında yazdığım yazılar, kafanızda erkeğin nasıl bir profilde olduğunun görülmesi adına...
ikik psikoloji kitaplarındaki gibi yazmayacağımı söylemiştim zaten ; ne kadar daldaşşak yaymış bir halde olduğu görülüyor zaten...
Birazdan da ''dişilerin küçüklük dönemi''ni paylaştığımda, aradaki uçurumu daha iyi göreceksiniz.

11 Mart 2013 Pazartesi

Farkındalık...

İçindeki alfayı dışarı çıkarıp, potansiyelinden tam olarak faydalanmanı sağlayacağım.
''Arkadaş olarak görülen'', ''aman o mu ? boşver onu'' denilen basit erkeklerden olmayacaksın daha dazla...
Sikik psikoloji kitapları yahut kodumunun bloglarındaki ''kız tavlama taktikleri''nin aslında nasıl bir Saçmalık olduklarını göreceksin.

Öncelikle dişiler ve erkekler farklıdır.
Bunu zaten biliyorsunuz ; fakat bizim amacımız asıl farkları keşfetmek ve bunların altındaki sebepleri Aramak...
Daha önce de söylediğim gibi, sadece enteresan bilgiler vereceğim ben size ; gerisi zamanla Mükemmel değişiminizi tamamlamanızla olacak.
Sadece özümseyin...

Her dişi aslında çok basittir.
Onları karmaşık kılan ise hayatın sizin alfa yeteneklerinizi sikip atmasıdır.
Onu okuma yeteneğin yoksa, nabza göre şerbet veremezsin...
Empati yeteneğinizi biraz da olsa kullandığınızda gözünüze çarpması gereken ilk olay, her dişi Kevaşenin aslında her abaza erkek gibi seks-aşk-mutluluk gibi olaylara bağımlı olması olayıdır.
Fakat buna rağmen bu huurlarda abazalık belirtisi görmezsiniz...
Sağlıklı olan her dişi kendisine telkin edildiği üzre kendini ağırdan satacaktır.
Dişiler, mükemmel bir şekilde rol keserler.
Yani, en güçlü anlarında ''yardıma ihtiyacı olan prensesi'', en aciz anlarında ise ''çin prensesi''ni Oynayabilirler size...
Çünkü onlar erkekleri köleleştirmek için yetiştirildiler...
Okuduğu her masal, dinlediği her aşk şarkısında kendisinün üstün taraf olduğu kakıldı kafasına...
Annesi sürekli onu korudu kolladı ; erkek çocuklarına karşı dikkatli olmasını söyledi felan...
Annesi onu erkeklere karşı bu denli mükemmel bir biçimde şartlarken, sen çok geri kaldın.

Neden geri kaldın ?
Çünkü senin basit oyunlara yahut adaptasyonlara ihtiyacın yoktu...
Sen erkek çocuktun ve güçlüydün.
Fakat o güçsüz ve sinsiydi...
Işi sinsiliğiyle halletmeyi annesi ona öğretti ve o da işe koyuldu.

Neden alfa yeteneklerinin sevgi smaç basıldı ?
Neden dişilere kur yapamıyorsun ?
Çünkü seni yetiştiren de bir dişi...
Çevap ne kadar basit, değil mi ?
Dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek neslin tam olarak erkek-alfa olmasını beklemek onlara Haksızlık olur.
Babanla beraber ava gitmiyordun, evde annenle beraber evcilik oynuyordun...
Şimdi anladın değil mi farkı ?
Tabii ki anladın.
Eski çağda yaşamadığımız için, değişime fazla açık olmayan alfa köreldi ; fakat değişimin ta kendisi Olan kevaşe dişiler yükselişe geçti.
Binlerce yıldır ''şövalye, padişah, imparator'' olan erkek, son yüzyılın çeyreğinde bir toplumsal Baskıdan am gramı başına 5 oktav korkan kevaşelerin önünde boyun eğmeye başladı.
Peki dişiler bu cürreti nereden edindi ?
Onlara hadlerini bildirecek bir alfa erkeği yoktu. (buradaki had bildirmeyi kafa göz dalmak anlayan Barzo, terket blogu...)

Annen de bir dişi...
Fakat o suçlu değil.
Çünkü senin yeteneklerini körelten onun bilinçaltının ona yaptığı baskıydı.
Dişiler, erkeklerden nefret eder ; ve mutlu birliktelikler alfa olmadığınız sürece yoktur.
Peki neden ?
Neden dişiler erkeklerden nefret eder ?
Cevap yine çok basit: senden daha iyisini etrafında istemezsin.
Dişinin hormonları izin vermez buna...
İş bahsettiğim üzre bilinçaltında daha da bir teferruatlıdır.
Dişiler, erkek düşmanları olarak doğarlar ve anneleri de bu nefreti körükler ; senin annen ise bu Nefreti bastıracak özelliklerini törpüler.

Annen seni neden sevdi ?
Bu çok açık, hiçbir yerde rastgelmemen dahi çok ilginç...
Annen hayatındaki ilk dişi modeliydi, seni sevdi, sardı sarmaladı, sıçtın temizledi, acıktın doyurdu, Sana karşılıksız sevgi verdi.
Babasının hayrına mı verdi amuhagoduuum ?
Tamam sakinim.
Annen seni çok sevdi ; çünkü hormonları ve bilinçaltı ona seni sevmesini söyledi.
Senin ''sen'' olman, onun seni sevmesindeki sebeplerden birisi bile değil.
Şuan hayatta annenin en nefret ettiği kişi senin yerinde olsaydı, onu deli gibi sevmeyecek miydi ?
Yani, annenin sana aşıladığı dişi modeli gerçek değil.
O sana sadece büyümende yardımcı oldu hormonları sayesinde ve büyütürken de törpüledi.
Sen de bunun farkında olmadan tüm dişileri hayatındaki ilk dişi rolü olan annenle değerlendirdin, Sürekli yanıldın.
Annenin seni sevme sebepleri arasında sen, en son sırada bile olamayacak kadar önemsizsin.

Kafandaki dişi modelini parçala...
Çünkü onlar gerçekten değersiz ve bencil, seninle işim bittiğinde olan her ilişkinde bunu görüp '"Adam haklıymış amk'' diyeceksin, garanti ettiğim şeylerden birisi de bu.
Bir köpeğe yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman bu tanrı olmalı'' der.
Bir kediye yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman ben tanrı olmalıyım'' der.
İşte bu yüzden çoğu toplumda dişiler kedilerle özdeşleştirilir ; iki taraf da nankör, bencil, sinsi ve vahşidir.
Fakat o vahşilik, alfa erkeğin vahşiliği yanında sönecek ve onun hakimiyetine girecektir.
Alfa kavramı her şeydir...
Çekip çeviren, soyların devamını sağlayan, tam bir mükemmellik abidesi.
Hayvanlar bunu kavgayla seçerler genelde.
Fakat insan zaten alfa olarak doğar.
Tek yapman gereken onu serbest bırakmak...

İyi ve evliliği hak eden dişiler var mıdır ?
Sevecen ve anaç olanlar, çok iyi hissettirenler var mıdır ?
Yoktur...
Sadece rol keser.
Söylemiştim, çabuk unutuyorsun.
Fakat senin unutman sikimde değil ; muhatabım bilinçaltın ve o asla unutmaz.
Sen sadece genelkültür kazanıyorsun ; o ise gerçekliğini...

Direkt olarak altın vuruş yapmayalım.
Bugünlük bu kadar yeter ; yarın yine yardırırım buraya...
Sorusu olan, merak ettiği bir konu olan, dişiler konusunda yardım isteyen sadece yazsın ; gördüğümle ilgileneceğim.

Ben şuan seninle konuşurken bile seni değiştiriyorum.
Diyelim ki yarıda bıraktım...
Senin gelişimin bununla durmaz.
Ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.
Ben olayım ya da olmayayım, belirli bir seviyeden sonra zaten kendin bile durduramayacaksın Mükemmel oluşumunu...
İçinde bir alfa var ve biz sadece onu uyandırıyoruz ; ben asla fazlasını yaptığımı iddia etmedim.
Yarıda bırakmayacağımı da biliyorsun...
Fakat bir bahaneye ihtiyacın var.
Kaçmak ve kurtulmak adına bir bahane lazım sana...
Çünkü alfalıktan korkuyorsun ; çünkü törpülenen yeteneklerinin ilgini çekmediğini sanıyorsun, çünkü Çevren gerçekten başarılı olmuş senin müthiş gelişimini durdurma konusunda...
Eğer bahane arıyorsan -ki arıyorsun-, ''evet yarıda bırakacağım zaaaaa'' dediğimi varsay.

Alfamla yüzleşip bütünleştiğim gecenin sabahı, hiçbir çabam olmadığına rağmen iki dişi bana telefon numarasını vermişti.
Ben farkına sonra varacaktım ki, beden dilim-beynimin yaydığı dalgalar-ses tonum, kısacası her şeyim ''Ben alfayım ve sen de benim köle kadınımsın'' imajı veriyordu dişilerin bilinçaltlarına...
Onlar da dayanamayıp bana geliyorlardı ve ben mıknatıs gibi dişi çekiyordum.
Normal yaşantıma devam ediyordum aslında.
Sadece daha özgüvenli, mutlu ve asla kafasına basit olayları takmayandım kendime göre ; yani alfa Oluşum bana bunu kazandırmıştı.
Fakat olay bununla sınırlı değildi.
Tüm mimik-jestlerimin değiştiğini ve doğruya göre alfam tarafından programlandığını anlamam uzun Sürmedi.
Yaptığım tek olayda, aldığım her yudum kahvede, ağzıma arkaürdüğüm her çatalda ''ben alfayım ve sen bana boyun eğeceksin''i aşılıyordum insanlara...
Hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.
Ben bunu asla onları sindirmek için kullanmadım fakat onları çizgileri içinde tutan beni koruyan alfamdı aslında.
Ne kadar müthiş bir his olduğunu hayal dahi edemediniz, değil mi ?
Ben her gece bu hisle sevgilimin yanına yatıp, sabah da onunla yine bu hisle uyanıyorum.
İsteyen de bu yeteneği gece başka dişiyle yatıp, sabah başka dişiyle kalkmak için kullanabilir ; ben de yaptım, zevkli oluyor.

Aramızda bir çırak-usta ilişkisi oturacak...
Bu olayı ''karanlık taraf'' olarak düşünebilirsiniz, tam da oturur aslında.
Şuan kendini dışarı atıp bir dişiyle konuşanlar, farkı az da olsa görebilirler.
Söylediğim gibi, ben harry potter değilim ; ben bir alfayım ve size de öyle olmanın yollarını öğretiyorum.

Unutmayın, yazdıklarım sadece aramızdaki sohbetler ; iyice okuyun ve özümseyin.
Fakat asıl olay ben ve bilinçaltınız arasında...
Sizinle işim bittiğinde, siz de dişilere bunu uygulayacaksınız.
Bir dişi sizden hayatı pahasına nefret ederken, onu sikmeniz için size yalvaracak...
Alfa olmanın tanımı budur.

Sırf muhabbet olsun diye bazen taktiklerden bahsedeceğim, bazen anılara değineceğim, bazen bir alfanın nasıl bir karakter olduğunu betimleyeceğim.
Hiçbirini kafanızda tutup uygulamaya çalışmayın.
Sadece okuyun, sorun, öğrenin ; her şey zamanla gerçekleşecek.
Olay buraya yazdıklarımda değil, olay altyazılarda...
Ve iddia ediyorum ki, bir kişinin dahi işimiz bittiğinde istediği dişiyi tav edememe olasılığı olmayacak.
Tip, kilo, fizik önemli değildir...
Kendimden biliyorum ben, var mı ötesi ?
Geniş omuzlar, ince bel, uzun bacaklar, güzel ve şekilli bir yüz hiçbir işe yaramaz ; en azından bende yaramadı fiziksel olarak kaliteli dişilerde...

Sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.
Biz de egonuzu tamir edip, kendine güveninizi oturtacağız.
Dişilerin ''kezbanlaşma'' aşamalarını yazacağım sizlere, farkı çok daha iyi göreceksiniz ; zaaflarını göreceksiniz.
Düşmanı tanıyacaksınız ve sahip olduklarınızla kalkanlarını hemen indireceksiniz ; hatta o kendi indirecek.
Sizden tek isteğim burada olduğunuzu belli etmeniz, özümsemeniz, sormanız, yorumlamanız, kısacası alabildiğiniz maksimum olayı alabilmeniz...
Gerekirse yazdıklarımı birkaç kez okuyun fakat sonuna kadar sindirin.

Daha önce söylediğim gibi, bu blog sizin...
Tabuları yıkma, taktik verme, olaylardan bahsetme gibi olaylar sadece sizin tahriğinizle olur.
Her şey sizin elinizde...
Hayatınızın değişmesi de, dişiler tarafından aldatılmak da...
Benim cidden umrumda değil ; ben yaşantıma devam ederim.

Bugünlük benden bu kadar...
Yapmam gerekenler var ve sizin de özümsemeniz gereken yazılar var.
O halde birbirimizi tutmayalım...
Ben arada sırada müsait oldukça, zaman buldukça yoklayacağım buraları.