Farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Mart 2013 Cumartesi
Bir alfa nedir bilir misin ölü adam ?
http://www.youtube.com/watch?v=RFS5N_yAGTo
Birazdan paylaşılacak yazıyı bu şarkı eşliğinde okumanızı tavsiye ediyorum.
Kendinize güvenerek, inanarak ve değişimi isteyerek...
Değişimi istiyorsan, aç olmak zorundasın!
Bir alfa nedir bilir misin ölü adam ?
Nereden bileceksin yarram...
Sen yanından bile geçmedin.
Geçtiğini sandığın zamanlar oldu ; fakat ''alfa'' tanımı çok daha farklı...
Ne yaparsan yap dişilere çekici gelmek farklı bir olay...
Karakterini istediğin şekilde değiştirmek farklı bir olay...
Her istediğini yapabileceğini bilmek farklı bir olay...
Misalen, şu kodumunun ortamında dahi bana yavşayan sürüyle dişi var inbox'tan...
Misalen, size istediğim şekilde bir karakter sunabilme yeteneğim var eğlenceli bir şekilde... ''
Diyeceğimi felan mı sandınız amuhagodumun malları ?
Bu olay gerçekten farklı...
Bu olay, mükemmel...
Bu olay, ananızın sizi soktuğu kalıbın çok dışında bir olay.
Bu, hissetmek...
Bu, görmek...
Bu, duymak...
Bu, düşünmek...
Bu olay, daha önce hissedemediğini sana ispatlayacak.
Bu olay, daha önce gerçek gözlerinle hayata hiç bakmadığı gösterecek sana ; bunu garanti ederim.
Bu olay, beni tanımadan önce hayal dahi edemediğin alfanın arzulu haykırışlarını sunacak sana...
Bu olay, bir alfanın düşünce tarzıyla avcılık yapmanı sağlayacak...
Mutlu olacaksın kanka!
Özgüven ve hayat dolu olacaksın!
Yolda giderken göz göze geldiğin dişinin arkasını dönüp dönüp sana baktığına emin olarak yaşayacaksın.
İstesen şu karşı masadaki kızıl afeti o gece bağırtarak çitileyeceğini bileceksin, sonuna kadar Güveneceksin yeteneklerine...
Güvendiğin saçma otoriteler yerine, sen otorite olacaksın!
''Özgüvenliyim fak yea'' diye takılan her türlü erkeğin yanında korkuyla oturuşunu izleyeceksin.
Alfa, farklı...
My7 haklıydı kanka...
Alfa...
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor.
Basit değil, anlaman lazım bunu.
Şu yönde basit değil: önce ananın yüklediklerini aşman gerekecek.
Sana ''Tek dostun ailen'', ''Diğer insanlar öcü ve sana yardım etmezler'', ''İnsanlardan faydalan sadece zaaa'' diyen orospuyu kafanda çürütmen gerekecek.
Ananı sevme demiyorum, sana yaptıklarını ve türünün hakimiyeti için seni sattığını bil.
Bir omega erkeğiyle beraber büyüdüm.
Anası hırsla gibi törpüledi onu ; sana yapıldığı gibi...
O piçe anasının yaptıklarını görüyordum ve çocukken dahi analiz ediyordum.
Ben bunu çocukken yapıyorsam, sen neden yapamıyorsun ?
Yazılarımdan alacağını aldığını mı sanıyorsun ?
Güldürme beni...
O yazılar okudukça değerlenecek.
Her seferinde yeni bir satır arası bilgisi bulacaksın.
Alfa olmak istiyorsan, tek yol bu...
Dişileri halen amaç olarak görüyorsan, bu başlık seni değiştirmez.
Burada boşuna durma...
Ben hayatım boyunca sadece eğlendim.
Hayatımı istediğim gibi yaşadım...
Dişiler için bir şey yapmadım ; bir şey yaptım, dişiler geldi.
Bir dişi için tek bir mimiğimi dahi oynatmıyorum artık...
Onu etkilemeye ihtiyacım yok ; çünkü zaten etkileniyor...
Hayallerini süslüyor, değil mi ?
Sen de yaşayacaksın bunları...
Ayrıca şöyle de bir olgu var: kız kardeşinize sahip çıkın.
Onun kezbanlaşmaması için elinizden geleni yapın...
İyi davranın, sevgi verin ; ne gerekirse yapın.
Bir nesli iyileştirmeyi düşünüyorum ; amacım bu...
Yani size öğretip geçebilirim, fakat çocuklarınızı dahi ben düşünüyorum şuan.
O halde sen de sike sike yapacaksın...
Yapmayacaksan, çıkışa bas ve git.
Popülariteye ihtiyacım yok, okuyucuya da...
Alfa...
Bir alfayı kimse istemez, buna alıştırın kendinizi...
Hayatınızda birçok rakip çıkacak size.
Rakipleri aşmak kolay olacak ; fakat iş yine sende bitiyor.
Alfanı serbest bırakmak zorundasın...
Benim yaşadığım hayatı yaşamak istiyorsan, bunu yapmak zorundasın.
Belki benim kadar mükemmel değilsin ; fakat bu bana asla yaklaşamayacağın anlamına gelmiyor.
Güven...
Güven çok önemlidir.
Yani sen eğer bu başlık altındaki iyi niyetli kardeşlerinle halen birleşmediysen, o halde boşuna buradasın.
Bir alfanın iletişim yetenekleri çok güçlüdür.
''Beni inceleyin'' derken, siz acizlerin övgüsüne ihtiyacım olduğu için değil ; ders almanız açısından söyledim.
Karşı karşıya değiliz, işin büyük çoğunluğu sizde...
Yani beni görmedin...
Yanımda 2-3 gün durup ''alfa''lığı bir köşesinden yakalayan adamlardan olamayacaksın.
Tabularını kendin aşmak zorundasın.
Ya da bir alfa tarafından ezilecek bir beta olabilirsin ; daha az zahmetli olur ve daha az ilgi ister.
İnsanlar, siz onları sindirmediğiniz sürece üzerinize gelirler.
Bu sindirme işlemi, aciz betaların yahut basit dişilerin yaptığı çirkefçe yollardan yapılmaz alfalar tarafından...
Kendine güvenirsin ve ezilirler.
Aklın almıyor, değil mi ?
Zaten almayacak ; bunu hayatın boyunca öğrenemeyeceksin.
Sadece uygulayabileceksin.
Bu yazıyla aklını kavramlarla bloke ederken, bilinçaltına nasıl aktığımı fark etmeni beklemiyorum.
Fakat bunu sen de yapabileceksin.
Hatta şuan akmamam için bilinçaltın kalkan ördü ; fakat bu basit önlemler benim yeteneklerimi durduramaz.
Sen de böyle olacaksın...
Olmak zorundasın.
Doğa, zayıf olanları eler.
Onlar da inci sözlüğe gelip ''bunu çok sık yapmam'' adlı başlığa sarıp alpha'yı eğlendirirler.
Eğer aciz olursan, sadece ve sadece bir alfanın eğlencesi olursun.
Anan bunu söylemedi, değil mi ?
Tahmin etmiştim.
Tabii ki söylemedi.
Yazıyı düzgün okumuyorsun...
Söylediğim gibi: ''Bir alfayı kimse istemez''
Seni istememelerine rağmen onları köpek gibi eğitmek için ise, bana güvenmen şart...
Bana bağlanman şart...
Çünkü benim diğer acizler gibi seni bırakmayacağımı biliyorsun.
O biliyor...
Alfan biliyor...
Ben, senin iyiliğin için buradayım.
My7 haklıydı kanka!
Alfa...
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor...
Ve sen ölü adam, yeni bir hayata başlayacaksın.
İnsanlar sadece basit kumlar olacak ; sen ise o kumlardan kaleler inşa edeceksin.
Bunlar gerçekleşecek, sana garanti ediyorum.
Ben üzerime düşeni yaparım kanka...
Sen ?
İşte bu kısım sorunlu olan taraf...
Ve sen, sorunlu olan parçaysan, elenirsin sadece.
Ben de mükemmel yaşamıma devam ederim ; benim için sadece bir hiçsin.
Kendini toplamadığın sürece de gözümde asla yükselemeyeceksin...
Aşk, dişilerin uydurmasıdır ; bunu biliyorsun.
Fakat bir aşk olacaksa, yaşama aşkın olsun...
Her şeyi başarabileceğin bir hayat var önünde...
Ve ben, alpha...
Seni değiştiriyorum...
Hahahahaha...
Umutlu ol orospu çocuğu...
Çok daha iyi olacaksın...
Durdurulamaz...
Yok edilmek istenen fakat deli gibi arzulanan...
Güçlü olan, karar veren, umursamayan...
Hepsi olacaksın.
Hepsi kanka, hepsi!
Seni durduramayacaklar...
İstediklerini yapacaksın bu hayatta...
İş dünyasındaki lider, flört olaylarındaki çapkın prens...
Ne istersen o olacaksın...
Ne kadar istersen, o kadar olacaksın...
Şaka yapmıyorum, bunu biliyorsun.
İçinde olanı çıkarman için bana ihtiyacın var...
Çıkardıktan sonra da güçlendireceğiz evlat...
Güçlendireceğiz ve seni mükemmeleştireceğiz.
Eğitimin bitince de, hayatında dahi görmediğin büyük ve elit bir ''alfa grubu''nun üyesi olacaksın.
ve ben, my7...
Sana bunu garanti ediyorum.
Şimdiden mükemmel hissetmeye alış ; çünkü ileride bu doz artacak.
Ben mükemmelim orospu çocuğu, sen kaybediyorsun.
Etiketler:
alfa erkeği,
Arzulanan kişi,
Bunu Çok Sık Yapmam,
Farkındalık,
gizli yetenekler,
Kendini bulmak,
Mükemmellik,
they call me alpha,
unbelievable my7
17 Mart 2013 Pazar
Altın dişi
Gelelim altın dişi olgusuna...
Altın dişi, saf bir güzellik ve doğuştan gelen bir çekicilikle birlikte birçok iletişim yeteneğiyle donatılmış doğuştan şanslı dişi türüdür.
Şuan birlikte olduğum dişi bir altın dişidir ve bir alfanın tahammül edebileceği tek dişi türüdür.
Zeki, anlayışlı, anaç, değer bilen bir yapısı vardır ve yeri geldiğinde çok korumacı olur.
Şuandaki mantalitenizle ''Nefes alsa yeter'' diyor olabilirsiniz fakat siz alfaya dönüşür dönüşmez, hedefleriniz de bir alfanın hedeflerine dönüşecektir.
Dişiler konusunda çok daha seçici olacaksınız ve bu altın dişi, sizin hayatınızı paylaşacağınız dişi olacak.
Fakat, işler bu kadar kolay değil!
Siz bir alfaysanız, o da bir altın...
O da seçici olmak zorundadır ; ona yalakalık yapan karaktersiz betaları ancak bu şekilde eler.
O tek eşlidir yarramın gahaları...
Sizin gibi çaktığını indirecek bir yapısı yoktur.
Narin, nazik ve çok sadıktır.
Herkesle her şey paylaşacak kadar basit değildir.
Beta dişiler de vardır ki, bunlar betalarla çiftleşir.
Beta dişiler ağırbaşlı abi olan omegalara sardığında ise ''Daima boşanmak üzere olan çiftler'' oluşur.
Buna da sonra değineceğim.
Bu altın dişi için özel bir şey yapmayacaksınız...
O çok özel, nadide ve bulunmaz olabilir.
Fakat benim amacım olayları karmaşıklıktan kurtarmak adına zaten.
Ayrıca, altın dişi yatakta tam bir fahişe, mutfakta da tam bir aşçıdır.
Yani, size yakışan altın dişidir ve çok nadir bulunur.
Aşk demiyorum beyler, dikkat edin ; aşk dişilerin erkekleri kandırma yoludur.
Ve, ve, ve...
İlginç kısma şimdi geldik.
Altın dişi, alfayı törpülemeye çalışmaz.
Çünkü o, erkeğini böyle sevmiştir ve onun özünden sapmasını asla istemez.
Beta dişiler ise bunun tam tersini düşünür ve erkeğin alfa olmaması için timsah gözyaşlarından sahte meydan okumalara, sinsi planlardan tutun garip tavırlara her şeyi uygular.
Hani doğuştan alfa olan, am üzerinde göt beğenmeyip geri çeviren adamlar vardır ; illa ki rastgelmişsindir.
Şu özgüvenli ayağına yatan ergen mantaliteliler değil, gerçek alfa olanlar...
Onların anneleri ''Altın dişi''dir.
Şuan tüyleri diken diken olmayanı alfa kurtlar siksin, açık ve net...
Beta anneleriniz sizi törpülerken, o kendi oğluna gerçeği empoze ediyordu.
İşte bu nedenle altın dişiler şart bir alfaya beyler...
Gerek kendisi, gerek hayatı, gerek ailesi, gerek neslinin devamı için...
Altın dişi naz yapmaz hiçbir konuda, alfa olduğunuzu anlaması yeterlidir size sevgisini vermesi için...
Fakat kodumunun beta kezbanları sizi köpek gibi sevmesine rağmen halen oyunlar ve testlerle çocuklaşırlar sırf ilişkiyi yönetebilmek adına...
Altın dişi kavramını duyduktan sonra beta dişilerin ne kadar basit ve hayatınızı gibmeye değmeyecek olduğunun ayırdına daha iyi vardığınızı düşünüyorum.
Not: Alfalar birbirleriyle kavga etmez ; belgesellerde aktarılanın aksine dostturlar.
Çünkü alfaların, betalar gibi aşağılık kompleksleri yoktur.
Ne olup ne olmadığımıza iyi bakın beyler...
Değişim şuanda ilerliyor.
Yani şu yazıyı şurada okuyan iki kişi birbirlerini bir yerde görseler direkt olarak bir yakınlık hissedecekler aralarında ; değişim o denli büyüdü.
Basit bir grup olmadığımızı görün.
O aşamadan çıktık çünkü bu yazıyla...
Not2: Altın dişi, bir alfanın tahammül edebileceği tek dişi türüdür.
Dişilerin ergenlik dönemine de değineceğim sonra...
Ezilmeyle oluşan özgüven yıkılmasını, abazalarla arttırdıkları egolarıyla nasıl kapadıklarını ve ne kadar basit bir şekilde aşılacağını da göreceksiniz.
Erkeklerin ergenlik dönemine değindiğimde ise, ne kadar saçma bir şekilde mükemmel özgüvenlerinin parçalandığını göreceksiniz.
Evet, bu siz oluyorsunuz...
Etiketler:
Altın dişi,
Bunu Çok Sık Yapmam,
dişiler,
Dişileri tanımak,
Farkındalık,
they call me alpha,
Törpülenme,
unbelievable my7
Hayatın iki büyük ilüzyonu ; aşk ve masumiyet.
Bakın beyler, bunu duyduktan sonra çoğu kişinin okumayı bırakacağını tahmin ediyorum.
Umarım yanılmam da basit mantalitelerden kurtuluruz hep beraber...
Anlatıma geçiyorum.
Anneniz, çilekeş ve garip anneniz, güzel ve iyi anneniz sizi ne kadar da sever, değil mi ?
O sizi, ''siz'' olduğunuz için sevmez güzel karşlerim, sevmeye programlandığı için sever.
Kadınlarda seks isteği ve mutluluk hormonu benzerdir.
Yani bir kadını mutlu ederseniz, sekse susar ; bu bakıma bizden bayağı bir farklılardır.
Bu hormon salgılandığında beyin, hormon salgılandığı an muhatabınız olan kişi hakkındaki verileri çok daha iyi Kaydeder; çok daha hızlı ve derin bir şekilde sinaptik noktalarda nöral ağlar inşa edilir ve o kişinin bu Hormonu salgılattığı kanısına varılır...
İşte amın oğlu estebanlar, bu ''bağlanma'' oluyor.
''Biz kızı kendimize nasıl bağlarız?'' sorusunun cevabı...
Şöyle bir deney var, bir yerde okumuştum fakat deneyin adını ve doktorun adını unuttum...
Bir kadına bu hormondan bol miktarda enjekte ediliyor ve kadın karşısındaki erkeğin üzerine atlayıp onunla sevişmeye başlıyor...
Aşk, hormonal ve elektriksel bir olaydır ; hayatın iki büyük ilüzyonu vardır biz insanlar için : aşk ve masumiyet; ikisi de kadınların en büyük silahlarıdır amına çakim arkadaşlar...
Aşk dediğiniz şey şu kadar basit : yine bir deney yapılıyor. daha önce tanışmamış bir kadın ve erkek yaklaşık Yarım saat çok özel anılarını konuşuyorlar. beyin o sırada kafayı yiyor amk...
''Bu kim?'', ''Niye bu verileri paylaşıyoruz?'' gibi ...
Nöral ağların amına koyuluyor, ağlar sık ve derin bir şekilde işleniyor, bahsettiğimiz hormon salgılanıyor.
Sonra ise deneklerden 10 dakika boyunca hiç konuşmadan birbirlerinin gözlerine bakmaları isteniyor...
Bu denekler şuan evli koç taşakları sizi...
Beyin 3 bölümdür :
R-kompleks, hayatta kalmanızı sağlar, refleksler ve diğer organizmayı ilgilendiren olaylar buradadır ve tüm sistemin yetkisini alabilir...
Limbik : duygusal beyindir, duygular buradan yönetilir vesaire...
Neo-korteks : düşünce, mantık, nöral ağlar, sinaptik noktalar... sizi siz yapan her şey buradadır...
Beyin hakkında detaya girersem, yıllar sonra mezardan yazmak zorunda da kalabilirim ; o nedenle siktir edin.
Olayı annenizin sizi sevmesi için programlanmasına bağlarsak: kadın hamileyken bu hormon öküz gibi salgılanıyor, çevre baskısı da var, ''ben çocuğumu sevmeliyim, anneler böyle yapar, annem de bana böyle yapmıştı'' düşüncesi var, psikolojik olarak kendisini şartlaması var derken nöral ağlarla da pekiştiriliyor bu...
östrojen hormonu da salgılanınca artık kadın tamamen hazır oluyor...
Sonra kadın çocuğunu doğuruyor, doğum esnasında da olay aynı.
Çocuğunu gördüğü an hormonlar çok daha büyük bir yüzde ile salgılanıyor ve programlanma gerçekleştiriliyor...
Genlerle de alakası var tabii ki bunun ama hangi derecede bunu bilemiyoruz...
Babanız sizi siz olduğunuz için sever, annenizin ise sizi sevme sebepleri arasında ''siz'' en son sırada bile değilsinizdir.
''Babalar iyi, anneler kötü'' demiyorum tabii ki, misal olsun diye verdim.
Eğer birdaha yazarsam kadınlarda ''alfa erkeği'' ve erkeklerde ''altın kadın'' konusuna değineceğim ; hatırlatın amk...
Ergenlik ve sonraki gelişim evrelerini erteledim, hatırlatın.
Not: beyler, bu yazılardan hiçbir halt anlamasanız dahi okuyun ; sizi ilgilendirmediğini düşünseniz dahi...
Olumlu yönde değişeceksiniz ve bunları hissedeceksiniz...
Bu yazıları akademik kitaplarda okusanız bile kimse size benim gibi işin özünü vermez.
Prof olduğunu kanıtlamak için ağır bir dille yazar hiçbir şey anlamazsın ; ben bunu aşmaya çalışıyorum sizler için...
Bu yazdıklarımın hepsi bilimsel olaylardır, hepsi yapılan deneyler sonucu ortaya çıkmıştır.
Bu yazı dizisinden sonra kızların toplum tarafından sizlere ne kadar abartıldığını göreceksiniz.
Ne kadar usta yalancı olduklarını ve ne kadar ustaca rol kestiklerini ben sizlere aktarınca onlara farklı bir gözle bakacaksınız...
Unutmayın dostlar!
Hayatın iki büyük ilüzyonu vardır bizler için : aşk ve masumiyet...
İkisi de kadınların erkeklere karşı kullandıkları kitle imha silahlarıdır...
Neden kızlar sürekli birbirleriyle didişir, sürekli kavga ederler biliyor musunuz ?
Çünkü bu iki silah hemcinslerine etki etmez ve onları erkekler gibi etki altına alamazlar...
Bunun sonucunda da tartışmalar ve kavgalar, kıskançlıklar ve düşmanlıklar olur...
Umarım üzerine biraz düşünürsünüz...
11 Mart 2013 Pazartesi
Farkındalık...
İçindeki alfayı dışarı çıkarıp, potansiyelinden tam olarak faydalanmanı sağlayacağım.
''Arkadaş olarak görülen'', ''aman o mu ? boşver onu'' denilen basit erkeklerden olmayacaksın daha dazla...
Sikik psikoloji kitapları yahut kodumunun bloglarındaki ''kız tavlama taktikleri''nin aslında nasıl bir Saçmalık olduklarını göreceksin.
Öncelikle dişiler ve erkekler farklıdır.
Bunu zaten biliyorsunuz ; fakat bizim amacımız asıl farkları keşfetmek ve bunların altındaki sebepleri Aramak...
Daha önce de söylediğim gibi, sadece enteresan bilgiler vereceğim ben size ; gerisi zamanla Mükemmel değişiminizi tamamlamanızla olacak.
Sadece özümseyin...
Her dişi aslında çok basittir.
Onları karmaşık kılan ise hayatın sizin alfa yeteneklerinizi sikip atmasıdır.
Onu okuma yeteneğin yoksa, nabza göre şerbet veremezsin...
Empati yeteneğinizi biraz da olsa kullandığınızda gözünüze çarpması gereken ilk olay, her dişi Kevaşenin aslında her abaza erkek gibi seks-aşk-mutluluk gibi olaylara bağımlı olması olayıdır.
Fakat buna rağmen bu huurlarda abazalık belirtisi görmezsiniz...
Sağlıklı olan her dişi kendisine telkin edildiği üzre kendini ağırdan satacaktır.
Dişiler, mükemmel bir şekilde rol keserler.
Yani, en güçlü anlarında ''yardıma ihtiyacı olan prensesi'', en aciz anlarında ise ''çin prensesi''ni Oynayabilirler size...
Çünkü onlar erkekleri köleleştirmek için yetiştirildiler...
Okuduğu her masal, dinlediği her aşk şarkısında kendisinün üstün taraf olduğu kakıldı kafasına...
Annesi sürekli onu korudu kolladı ; erkek çocuklarına karşı dikkatli olmasını söyledi felan...
Annesi onu erkeklere karşı bu denli mükemmel bir biçimde şartlarken, sen çok geri kaldın.
Neden geri kaldın ?
Çünkü senin basit oyunlara yahut adaptasyonlara ihtiyacın yoktu...
Sen erkek çocuktun ve güçlüydün.
Fakat o güçsüz ve sinsiydi...
Işi sinsiliğiyle halletmeyi annesi ona öğretti ve o da işe koyuldu.
Neden alfa yeteneklerinin sevgi smaç basıldı ?
Neden dişilere kur yapamıyorsun ?
Çünkü seni yetiştiren de bir dişi...
Çevap ne kadar basit, değil mi ?
Dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek neslin tam olarak erkek-alfa olmasını beklemek onlara Haksızlık olur.
Babanla beraber ava gitmiyordun, evde annenle beraber evcilik oynuyordun...
Şimdi anladın değil mi farkı ?
Tabii ki anladın.
Eski çağda yaşamadığımız için, değişime fazla açık olmayan alfa köreldi ; fakat değişimin ta kendisi Olan kevaşe dişiler yükselişe geçti.
Binlerce yıldır ''şövalye, padişah, imparator'' olan erkek, son yüzyılın çeyreğinde bir toplumsal Baskıdan am gramı başına 5 oktav korkan kevaşelerin önünde boyun eğmeye başladı.
Peki dişiler bu cürreti nereden edindi ?
Onlara hadlerini bildirecek bir alfa erkeği yoktu. (buradaki had bildirmeyi kafa göz dalmak anlayan Barzo, terket blogu...)
Annen de bir dişi...
Fakat o suçlu değil.
Çünkü senin yeteneklerini körelten onun bilinçaltının ona yaptığı baskıydı.
Dişiler, erkeklerden nefret eder ; ve mutlu birliktelikler alfa olmadığınız sürece yoktur.
Peki neden ?
Neden dişiler erkeklerden nefret eder ?
Cevap yine çok basit: senden daha iyisini etrafında istemezsin.
Dişinin hormonları izin vermez buna...
İş bahsettiğim üzre bilinçaltında daha da bir teferruatlıdır.
Dişiler, erkek düşmanları olarak doğarlar ve anneleri de bu nefreti körükler ; senin annen ise bu Nefreti bastıracak özelliklerini törpüler.
Annen seni neden sevdi ?
Bu çok açık, hiçbir yerde rastgelmemen dahi çok ilginç...
Annen hayatındaki ilk dişi modeliydi, seni sevdi, sardı sarmaladı, sıçtın temizledi, acıktın doyurdu, Sana karşılıksız sevgi verdi.
Babasının hayrına mı verdi amuhagoduuum ?
Tamam sakinim.
Annen seni çok sevdi ; çünkü hormonları ve bilinçaltı ona seni sevmesini söyledi.
Senin ''sen'' olman, onun seni sevmesindeki sebeplerden birisi bile değil.
Şuan hayatta annenin en nefret ettiği kişi senin yerinde olsaydı, onu deli gibi sevmeyecek miydi ?
Yani, annenin sana aşıladığı dişi modeli gerçek değil.
O sana sadece büyümende yardımcı oldu hormonları sayesinde ve büyütürken de törpüledi.
Sen de bunun farkında olmadan tüm dişileri hayatındaki ilk dişi rolü olan annenle değerlendirdin, Sürekli yanıldın.
Annenin seni sevme sebepleri arasında sen, en son sırada bile olamayacak kadar önemsizsin.
Kafandaki dişi modelini parçala...
Çünkü onlar gerçekten değersiz ve bencil, seninle işim bittiğinde olan her ilişkinde bunu görüp '"Adam haklıymış amk'' diyeceksin, garanti ettiğim şeylerden birisi de bu.
Bir köpeğe yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman bu tanrı olmalı'' der.
Bir kediye yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman ben tanrı olmalıyım'' der.
İşte bu yüzden çoğu toplumda dişiler kedilerle özdeşleştirilir ; iki taraf da nankör, bencil, sinsi ve vahşidir.
Fakat o vahşilik, alfa erkeğin vahşiliği yanında sönecek ve onun hakimiyetine girecektir.
Alfa kavramı her şeydir...
Çekip çeviren, soyların devamını sağlayan, tam bir mükemmellik abidesi.
Hayvanlar bunu kavgayla seçerler genelde.
Fakat insan zaten alfa olarak doğar.
Tek yapman gereken onu serbest bırakmak...
İyi ve evliliği hak eden dişiler var mıdır ?
Sevecen ve anaç olanlar, çok iyi hissettirenler var mıdır ?
Yoktur...
Sadece rol keser.
Söylemiştim, çabuk unutuyorsun.
Fakat senin unutman sikimde değil ; muhatabım bilinçaltın ve o asla unutmaz.
Sen sadece genelkültür kazanıyorsun ; o ise gerçekliğini...
Direkt olarak altın vuruş yapmayalım.
Bugünlük bu kadar yeter ; yarın yine yardırırım buraya...
Sorusu olan, merak ettiği bir konu olan, dişiler konusunda yardım isteyen sadece yazsın ; gördüğümle ilgileneceğim.
Ben şuan seninle konuşurken bile seni değiştiriyorum.
Diyelim ki yarıda bıraktım...
Senin gelişimin bununla durmaz.
Ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.
Ben olayım ya da olmayayım, belirli bir seviyeden sonra zaten kendin bile durduramayacaksın Mükemmel oluşumunu...
İçinde bir alfa var ve biz sadece onu uyandırıyoruz ; ben asla fazlasını yaptığımı iddia etmedim.
Yarıda bırakmayacağımı da biliyorsun...
Fakat bir bahaneye ihtiyacın var.
Kaçmak ve kurtulmak adına bir bahane lazım sana...
Çünkü alfalıktan korkuyorsun ; çünkü törpülenen yeteneklerinin ilgini çekmediğini sanıyorsun, çünkü Çevren gerçekten başarılı olmuş senin müthiş gelişimini durdurma konusunda...
Eğer bahane arıyorsan -ki arıyorsun-, ''evet yarıda bırakacağım zaaaaa'' dediğimi varsay.
Alfamla yüzleşip bütünleştiğim gecenin sabahı, hiçbir çabam olmadığına rağmen iki dişi bana telefon numarasını vermişti.
Ben farkına sonra varacaktım ki, beden dilim-beynimin yaydığı dalgalar-ses tonum, kısacası her şeyim ''Ben alfayım ve sen de benim köle kadınımsın'' imajı veriyordu dişilerin bilinçaltlarına...
Onlar da dayanamayıp bana geliyorlardı ve ben mıknatıs gibi dişi çekiyordum.
Normal yaşantıma devam ediyordum aslında.
Sadece daha özgüvenli, mutlu ve asla kafasına basit olayları takmayandım kendime göre ; yani alfa Oluşum bana bunu kazandırmıştı.
Fakat olay bununla sınırlı değildi.
Tüm mimik-jestlerimin değiştiğini ve doğruya göre alfam tarafından programlandığını anlamam uzun Sürmedi.
Yaptığım tek olayda, aldığım her yudum kahvede, ağzıma arkaürdüğüm her çatalda ''ben alfayım ve sen bana boyun eğeceksin''i aşılıyordum insanlara...
Hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.
Ben bunu asla onları sindirmek için kullanmadım fakat onları çizgileri içinde tutan beni koruyan alfamdı aslında.
Ne kadar müthiş bir his olduğunu hayal dahi edemediniz, değil mi ?
Ben her gece bu hisle sevgilimin yanına yatıp, sabah da onunla yine bu hisle uyanıyorum.
İsteyen de bu yeteneği gece başka dişiyle yatıp, sabah başka dişiyle kalkmak için kullanabilir ; ben de yaptım, zevkli oluyor.
Aramızda bir çırak-usta ilişkisi oturacak...
Bu olayı ''karanlık taraf'' olarak düşünebilirsiniz, tam da oturur aslında.
Şuan kendini dışarı atıp bir dişiyle konuşanlar, farkı az da olsa görebilirler.
Söylediğim gibi, ben harry potter değilim ; ben bir alfayım ve size de öyle olmanın yollarını öğretiyorum.
Unutmayın, yazdıklarım sadece aramızdaki sohbetler ; iyice okuyun ve özümseyin.
Fakat asıl olay ben ve bilinçaltınız arasında...
Sizinle işim bittiğinde, siz de dişilere bunu uygulayacaksınız.
Bir dişi sizden hayatı pahasına nefret ederken, onu sikmeniz için size yalvaracak...
Alfa olmanın tanımı budur.
Sırf muhabbet olsun diye bazen taktiklerden bahsedeceğim, bazen anılara değineceğim, bazen bir alfanın nasıl bir karakter olduğunu betimleyeceğim.
Hiçbirini kafanızda tutup uygulamaya çalışmayın.
Sadece okuyun, sorun, öğrenin ; her şey zamanla gerçekleşecek.
Olay buraya yazdıklarımda değil, olay altyazılarda...
Ve iddia ediyorum ki, bir kişinin dahi işimiz bittiğinde istediği dişiyi tav edememe olasılığı olmayacak.
Tip, kilo, fizik önemli değildir...
Kendimden biliyorum ben, var mı ötesi ?
Geniş omuzlar, ince bel, uzun bacaklar, güzel ve şekilli bir yüz hiçbir işe yaramaz ; en azından bende yaramadı fiziksel olarak kaliteli dişilerde...
Sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.
Biz de egonuzu tamir edip, kendine güveninizi oturtacağız.
Dişilerin ''kezbanlaşma'' aşamalarını yazacağım sizlere, farkı çok daha iyi göreceksiniz ; zaaflarını göreceksiniz.
Düşmanı tanıyacaksınız ve sahip olduklarınızla kalkanlarını hemen indireceksiniz ; hatta o kendi indirecek.
Sizden tek isteğim burada olduğunuzu belli etmeniz, özümsemeniz, sormanız, yorumlamanız, kısacası alabildiğiniz maksimum olayı alabilmeniz...
Gerekirse yazdıklarımı birkaç kez okuyun fakat sonuna kadar sindirin.
Daha önce söylediğim gibi, bu blog sizin...
Tabuları yıkma, taktik verme, olaylardan bahsetme gibi olaylar sadece sizin tahriğinizle olur.
Her şey sizin elinizde...
Hayatınızın değişmesi de, dişiler tarafından aldatılmak da...
Benim cidden umrumda değil ; ben yaşantıma devam ederim.
Bugünlük benden bu kadar...
Yapmam gerekenler var ve sizin de özümsemeniz gereken yazılar var.
O halde birbirimizi tutmayalım...
Ben arada sırada müsait oldukça, zaman buldukça yoklayacağım buraları.
''Arkadaş olarak görülen'', ''aman o mu ? boşver onu'' denilen basit erkeklerden olmayacaksın daha dazla...
Sikik psikoloji kitapları yahut kodumunun bloglarındaki ''kız tavlama taktikleri''nin aslında nasıl bir Saçmalık olduklarını göreceksin.
Öncelikle dişiler ve erkekler farklıdır.
Bunu zaten biliyorsunuz ; fakat bizim amacımız asıl farkları keşfetmek ve bunların altındaki sebepleri Aramak...
Daha önce de söylediğim gibi, sadece enteresan bilgiler vereceğim ben size ; gerisi zamanla Mükemmel değişiminizi tamamlamanızla olacak.
Sadece özümseyin...
Her dişi aslında çok basittir.
Onları karmaşık kılan ise hayatın sizin alfa yeteneklerinizi sikip atmasıdır.
Onu okuma yeteneğin yoksa, nabza göre şerbet veremezsin...
Empati yeteneğinizi biraz da olsa kullandığınızda gözünüze çarpması gereken ilk olay, her dişi Kevaşenin aslında her abaza erkek gibi seks-aşk-mutluluk gibi olaylara bağımlı olması olayıdır.
Fakat buna rağmen bu huurlarda abazalık belirtisi görmezsiniz...
Sağlıklı olan her dişi kendisine telkin edildiği üzre kendini ağırdan satacaktır.
Dişiler, mükemmel bir şekilde rol keserler.
Yani, en güçlü anlarında ''yardıma ihtiyacı olan prensesi'', en aciz anlarında ise ''çin prensesi''ni Oynayabilirler size...
Çünkü onlar erkekleri köleleştirmek için yetiştirildiler...
Okuduğu her masal, dinlediği her aşk şarkısında kendisinün üstün taraf olduğu kakıldı kafasına...
Annesi sürekli onu korudu kolladı ; erkek çocuklarına karşı dikkatli olmasını söyledi felan...
Annesi onu erkeklere karşı bu denli mükemmel bir biçimde şartlarken, sen çok geri kaldın.
Neden geri kaldın ?
Çünkü senin basit oyunlara yahut adaptasyonlara ihtiyacın yoktu...
Sen erkek çocuktun ve güçlüydün.
Fakat o güçsüz ve sinsiydi...
Işi sinsiliğiyle halletmeyi annesi ona öğretti ve o da işe koyuldu.
Neden alfa yeteneklerinin sevgi smaç basıldı ?
Neden dişilere kur yapamıyorsun ?
Çünkü seni yetiştiren de bir dişi...
Çevap ne kadar basit, değil mi ?
Dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek neslin tam olarak erkek-alfa olmasını beklemek onlara Haksızlık olur.
Babanla beraber ava gitmiyordun, evde annenle beraber evcilik oynuyordun...
Şimdi anladın değil mi farkı ?
Tabii ki anladın.
Eski çağda yaşamadığımız için, değişime fazla açık olmayan alfa köreldi ; fakat değişimin ta kendisi Olan kevaşe dişiler yükselişe geçti.
Binlerce yıldır ''şövalye, padişah, imparator'' olan erkek, son yüzyılın çeyreğinde bir toplumsal Baskıdan am gramı başına 5 oktav korkan kevaşelerin önünde boyun eğmeye başladı.
Peki dişiler bu cürreti nereden edindi ?
Onlara hadlerini bildirecek bir alfa erkeği yoktu. (buradaki had bildirmeyi kafa göz dalmak anlayan Barzo, terket blogu...)
Annen de bir dişi...
Fakat o suçlu değil.
Çünkü senin yeteneklerini körelten onun bilinçaltının ona yaptığı baskıydı.
Dişiler, erkeklerden nefret eder ; ve mutlu birliktelikler alfa olmadığınız sürece yoktur.
Peki neden ?
Neden dişiler erkeklerden nefret eder ?
Cevap yine çok basit: senden daha iyisini etrafında istemezsin.
Dişinin hormonları izin vermez buna...
İş bahsettiğim üzre bilinçaltında daha da bir teferruatlıdır.
Dişiler, erkek düşmanları olarak doğarlar ve anneleri de bu nefreti körükler ; senin annen ise bu Nefreti bastıracak özelliklerini törpüler.
Annen seni neden sevdi ?
Bu çok açık, hiçbir yerde rastgelmemen dahi çok ilginç...
Annen hayatındaki ilk dişi modeliydi, seni sevdi, sardı sarmaladı, sıçtın temizledi, acıktın doyurdu, Sana karşılıksız sevgi verdi.
Babasının hayrına mı verdi amuhagoduuum ?
Tamam sakinim.
Annen seni çok sevdi ; çünkü hormonları ve bilinçaltı ona seni sevmesini söyledi.
Senin ''sen'' olman, onun seni sevmesindeki sebeplerden birisi bile değil.
Şuan hayatta annenin en nefret ettiği kişi senin yerinde olsaydı, onu deli gibi sevmeyecek miydi ?
Yani, annenin sana aşıladığı dişi modeli gerçek değil.
O sana sadece büyümende yardımcı oldu hormonları sayesinde ve büyütürken de törpüledi.
Sen de bunun farkında olmadan tüm dişileri hayatındaki ilk dişi rolü olan annenle değerlendirdin, Sürekli yanıldın.
Annenin seni sevme sebepleri arasında sen, en son sırada bile olamayacak kadar önemsizsin.
Kafandaki dişi modelini parçala...
Çünkü onlar gerçekten değersiz ve bencil, seninle işim bittiğinde olan her ilişkinde bunu görüp '"Adam haklıymış amk'' diyeceksin, garanti ettiğim şeylerden birisi de bu.
Bir köpeğe yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman bu tanrı olmalı'' der.
Bir kediye yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman ben tanrı olmalıyım'' der.
İşte bu yüzden çoğu toplumda dişiler kedilerle özdeşleştirilir ; iki taraf da nankör, bencil, sinsi ve vahşidir.
Fakat o vahşilik, alfa erkeğin vahşiliği yanında sönecek ve onun hakimiyetine girecektir.
Alfa kavramı her şeydir...
Çekip çeviren, soyların devamını sağlayan, tam bir mükemmellik abidesi.
Hayvanlar bunu kavgayla seçerler genelde.
Fakat insan zaten alfa olarak doğar.
Tek yapman gereken onu serbest bırakmak...
İyi ve evliliği hak eden dişiler var mıdır ?
Sevecen ve anaç olanlar, çok iyi hissettirenler var mıdır ?
Yoktur...
Sadece rol keser.
Söylemiştim, çabuk unutuyorsun.
Fakat senin unutman sikimde değil ; muhatabım bilinçaltın ve o asla unutmaz.
Sen sadece genelkültür kazanıyorsun ; o ise gerçekliğini...
Direkt olarak altın vuruş yapmayalım.
Bugünlük bu kadar yeter ; yarın yine yardırırım buraya...
Sorusu olan, merak ettiği bir konu olan, dişiler konusunda yardım isteyen sadece yazsın ; gördüğümle ilgileneceğim.
Ben şuan seninle konuşurken bile seni değiştiriyorum.
Diyelim ki yarıda bıraktım...
Senin gelişimin bununla durmaz.
Ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.
Ben olayım ya da olmayayım, belirli bir seviyeden sonra zaten kendin bile durduramayacaksın Mükemmel oluşumunu...
İçinde bir alfa var ve biz sadece onu uyandırıyoruz ; ben asla fazlasını yaptığımı iddia etmedim.
Yarıda bırakmayacağımı da biliyorsun...
Fakat bir bahaneye ihtiyacın var.
Kaçmak ve kurtulmak adına bir bahane lazım sana...
Çünkü alfalıktan korkuyorsun ; çünkü törpülenen yeteneklerinin ilgini çekmediğini sanıyorsun, çünkü Çevren gerçekten başarılı olmuş senin müthiş gelişimini durdurma konusunda...
Eğer bahane arıyorsan -ki arıyorsun-, ''evet yarıda bırakacağım zaaaaa'' dediğimi varsay.
Alfamla yüzleşip bütünleştiğim gecenin sabahı, hiçbir çabam olmadığına rağmen iki dişi bana telefon numarasını vermişti.
Ben farkına sonra varacaktım ki, beden dilim-beynimin yaydığı dalgalar-ses tonum, kısacası her şeyim ''Ben alfayım ve sen de benim köle kadınımsın'' imajı veriyordu dişilerin bilinçaltlarına...
Onlar da dayanamayıp bana geliyorlardı ve ben mıknatıs gibi dişi çekiyordum.
Normal yaşantıma devam ediyordum aslında.
Sadece daha özgüvenli, mutlu ve asla kafasına basit olayları takmayandım kendime göre ; yani alfa Oluşum bana bunu kazandırmıştı.
Fakat olay bununla sınırlı değildi.
Tüm mimik-jestlerimin değiştiğini ve doğruya göre alfam tarafından programlandığını anlamam uzun Sürmedi.
Yaptığım tek olayda, aldığım her yudum kahvede, ağzıma arkaürdüğüm her çatalda ''ben alfayım ve sen bana boyun eğeceksin''i aşılıyordum insanlara...
Hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.
Ben bunu asla onları sindirmek için kullanmadım fakat onları çizgileri içinde tutan beni koruyan alfamdı aslında.
Ne kadar müthiş bir his olduğunu hayal dahi edemediniz, değil mi ?
Ben her gece bu hisle sevgilimin yanına yatıp, sabah da onunla yine bu hisle uyanıyorum.
İsteyen de bu yeteneği gece başka dişiyle yatıp, sabah başka dişiyle kalkmak için kullanabilir ; ben de yaptım, zevkli oluyor.
Aramızda bir çırak-usta ilişkisi oturacak...
Bu olayı ''karanlık taraf'' olarak düşünebilirsiniz, tam da oturur aslında.
Şuan kendini dışarı atıp bir dişiyle konuşanlar, farkı az da olsa görebilirler.
Söylediğim gibi, ben harry potter değilim ; ben bir alfayım ve size de öyle olmanın yollarını öğretiyorum.
Unutmayın, yazdıklarım sadece aramızdaki sohbetler ; iyice okuyun ve özümseyin.
Fakat asıl olay ben ve bilinçaltınız arasında...
Sizinle işim bittiğinde, siz de dişilere bunu uygulayacaksınız.
Bir dişi sizden hayatı pahasına nefret ederken, onu sikmeniz için size yalvaracak...
Alfa olmanın tanımı budur.
Sırf muhabbet olsun diye bazen taktiklerden bahsedeceğim, bazen anılara değineceğim, bazen bir alfanın nasıl bir karakter olduğunu betimleyeceğim.
Hiçbirini kafanızda tutup uygulamaya çalışmayın.
Sadece okuyun, sorun, öğrenin ; her şey zamanla gerçekleşecek.
Olay buraya yazdıklarımda değil, olay altyazılarda...
Ve iddia ediyorum ki, bir kişinin dahi işimiz bittiğinde istediği dişiyi tav edememe olasılığı olmayacak.
Tip, kilo, fizik önemli değildir...
Kendimden biliyorum ben, var mı ötesi ?
Geniş omuzlar, ince bel, uzun bacaklar, güzel ve şekilli bir yüz hiçbir işe yaramaz ; en azından bende yaramadı fiziksel olarak kaliteli dişilerde...
Sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.
Biz de egonuzu tamir edip, kendine güveninizi oturtacağız.
Dişilerin ''kezbanlaşma'' aşamalarını yazacağım sizlere, farkı çok daha iyi göreceksiniz ; zaaflarını göreceksiniz.
Düşmanı tanıyacaksınız ve sahip olduklarınızla kalkanlarını hemen indireceksiniz ; hatta o kendi indirecek.
Sizden tek isteğim burada olduğunuzu belli etmeniz, özümsemeniz, sormanız, yorumlamanız, kısacası alabildiğiniz maksimum olayı alabilmeniz...
Gerekirse yazdıklarımı birkaç kez okuyun fakat sonuna kadar sindirin.
Daha önce söylediğim gibi, bu blog sizin...
Tabuları yıkma, taktik verme, olaylardan bahsetme gibi olaylar sadece sizin tahriğinizle olur.
Her şey sizin elinizde...
Hayatınızın değişmesi de, dişiler tarafından aldatılmak da...
Benim cidden umrumda değil ; ben yaşantıma devam ederim.
Bugünlük benden bu kadar...
Yapmam gerekenler var ve sizin de özümsemeniz gereken yazılar var.
O halde birbirimizi tutmayalım...
Ben arada sırada müsait oldukça, zaman buldukça yoklayacağım buraları.
Etiketler:
Bunu Çok Sık Yapmam,
Dişileri tanımak,
Farkındalık,
gizli yetenekler,
they call me alpha,
Toplumu tanımak,
Törpülenme,
unbelievable my7
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)