Dişileri tanımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dişileri tanımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2013 Salı

Bu dişi beta mı, omega mı, altın mı ?

http://www.youtube.com/watch?v=aa1Ej_Vqv0A



En dı fakin vinır iz:
''tam bir omega çünkü bir beta gibi bütün silahlarını savaş alanına sürmemiş ve betalardaki gibi boş bir özgüvenle kasılıp ben mükemmelim havalarında değil, bilhassa beden dili özgüven eksikliğini gösteriyor klipte rahat hareket edemiyor istemsizce sürekli hareketlerini kısıtlıyor buda omegalardaki özgüven eksikliğine karşılık geliyor''
Tespitler gerçekten güzel...
Çoğu zaman kamera karşısında donup bakışlarını kaçırıyor ; hatta bir ara kıyafetini tutup öylece kalakaldı, Dikkat edenlerin kaçırmadığını biliyorum.
Bir alfa erkeği tarafından bir altın dişiye dönüştürülebilir.
%100 altın dişi olabilir ; vücudu ve suratı da tam olarak altın dişi imajına uygun...
İyi ve egosuz bir dişi olduğu çok açık...
Bitirici mimikleri var ; fakat güveneceği bir alfa erkeği olmadan kendi özüne o da kavuşamayacaktır.
''Birkaç dakikada tavlanacak tiplerden'' demek istemiyorum fakat hayatında iyi bir erkeğe duyduğu özlem gözlerinden belli...
Uzun süreli bir ilişki ve güzel günler yaşatacağı kesin ; bir altın dişiye de dönüşürse hayat arkadaşı olabilir.
En sevdiğim dişi tipidir.
Gerek fizik, gerek duygusal-zihinsel yapı itibariyle...


Omega dişileri uysaldır, muhabbet edilir, yatılır, eğlenilir ; onlar iyi dişilerdir.
Fakat hepsi 70 düzeyindedir 100 üzerinden...
Altın dişide hepsi %100 olduğu için, tabii ki altın dişiyle karşılaştırılamazlar.
Fakat her birlikte olduğunu altın dişi yaparsan, sadece boşuna uğraşmış olursun.



Omega dişileri de test yapar fakat basit ve uysal testlerdir ; terslediğin zaman tekrarlamaz.
O nedenle betalardan da katlarca kez üstündürler...

Toplumsal baskı nedeniyle beta olup omega ayağına yatan orospu çocuklarını ayırıp ''Toplumsal baskı olmasa, sergileyeceğin karakter elbette bu olmazdı içten pazarlıklı arkadaşım'' demeniz, onun anasının amına kadar titremesi için yeterlidir.



Motivasyon istiyorsanız, altın dişinizi bulun...
Fiziki-zihinsel-duygusal açıdan gerçekten eksiksiz bir dişinin size tapması sizi motive eder.
Fakat, benim motivasyona ihtiyacım yok...
Çünkü ben, benim ; bu yeterli bir motivasyon sebebi...
Ayrıca altın dişiler de şans işidir.
Yani kimisi %95 saftır, kimisi %100 saftır...
Size burada aktarılan yetenekler kusursuz, kullanın onları orospu çocukları!
Hepinizin %100 saf olan altın dişiyi bulacağına inanıyorum ; siz bunun için yaratıldınız ve yeniden doğdunuz.
Fakat benim %300'lükler için yaratılmam sizin isteğinizi baltalamasın zaaaaaaaa


Bu arada başka dişilerle yatmıyorum ; çünkü dişim beni her özelliğiyle, her ortamda tatmin ediyor.
Flörtleştiklerim var fakat bunu ona söylüyorum.
''Bak yine peşimi bırakmıyorlar'' felan gibisinden...
Elbette mazur görüyor.
Ancak...
Onun hiçbir erkekle ilişkisi yok ; çünkü benden sonra tanıdığı her erkek ona basit ve kadınsı geliyor.
Ben çatır çatır yine dişi avlarım ; çoğu telefon numarasını veriyor halen...
Fakat gerek yok.
Öyle hızlı bir hayat yaşasam, şuan burada olmam, değil mi ?




Ayrıca beyler, söylediğim gibi her şey...
Ben sadece ışık olurum, gideceğin yolu seçmek senin görevindir.
Burnunu sürte sürte doğruyu bulmak yine senin görevindir.
Her olayda tekrar güvenini bulmak senin görevindir.
Ben seni kalıba sokmak gibi bencilce ve basitçe bir şey yapmam ; ben zor olanı seçip seninle ilgilenirim ve senin kendi kalıbını oluşturmanı sağlarım.
Ya kendin olursun, ya da kaybeden...
Ötesi yok...

not: Bu arada beyler, türk olup da alfa-altın olan hiçbir ünlü yok.
not2: R.D.J'in Tony Stark tiplemesi tam bir alfadır.
nor3:  Sarah ve Ellie altın dişi...
Devon omega...
Morgan omega fakat betaya yanaşıyor bazen...
Casey tam bir alpha fakat sert birisi ; mizaç olayı...
O yeni doğan küçük kız da orospu. (yazarken güldüm)
O diziyi bayağıdır takip etmiyorum lan ben...
Arada sırada denk gelirdim birkaç ay önce, artık o da olmuyor.
Bu arada chuck, tabii ki omega...


23 Mart 2013 Cumartesi

Dişi-Erkek ergenliği


Evet beyler, tahmininiz ve verdiğim söz üzre dişilerin ergenlik dönemiyle alakalı yazımı paylaşıyorum...
Bu yazıda dikkat etmeniz gereken en önemli husus, önceden neyken bu dönemle neye dönüşmeleridir...
Durduk yere trip atan, nedenini bilmediğiniz halde sizden soğuyan, sürekli erkeklerin yavşadığı bir tipe nasıl dönüştüklerini izleyeceksiniz...
Bu onlar için bir farklılaşma dönemidir...
Onları yerden yere vursam da, tırtıl olmalarına rağmen hayattaki rollerini birden kelebek olmaya itmeleri nedeniyle çok büyük bir başarıya ulaşırlar bu dönemde...
Yaklaşık 10 yıldır ezilmeleri sonucunda ellerine bu kadar büyük bir güç geçmesi onların götünü ister istemez kaldırmıştır...
Güçten kastım sadece ''Am, göt, meme''dir...
Size bunları anlatmamın sebebi o gücün etki alanından çıkmanıza yardımcı olabilmektir.
Yine saçma detaylar ve ağır bir dil olmayacak ; bizi ne ilgilendiriyorsa ona yoğunlaşacağız...
Uzun zaman beklediğiniz, buna değeceğini düşündüğüm ve nihayet geçebildiğimiz, ''dişilerde ergenlik dönemi'' :

-Artık ergenliğe adapte olmuştur...
Yani ergenliğin getirdiği abazalığı gerek tecrübe gerek de rol kesme yeteneği derken, gayet güzel bir şekilde bastırabilmiştir...
Bu konuda o kadar mükemmel bir kamufle olma örneği göstermiştir ki, erkekler onların sekse ihtiyacı olmadığını düşünmeye başlar.
Bu da erkeğin özgüvenini yıkan olaylardan birisidir...
Dişi, erkeğe ilgi göstermediği zaman, yıllarca asıp kesen erkeğin süt dökmüş kediye döndüğünü gördüğünde ilk defa gücünü keşfetmeye başlar...

-Bu erkekleri iplememe olayının faydalarını gördüğünde ise erkeklere karşı ne kadar harika donanımlara sahip olduğunu keşfeder...
Sınıfta yahut bir ortamda dekolte giydiğinde ya da bile bile bacağını açtığında tüm erkeklerin ona çaktırmadan kendisini kesmeye çalıştığını görür...
Bu da ona bu donanımların gücünü gösterirken, kendisini kusursuz hissetmesine sebep olur.

-Kezban bile olsa her ortamda yavşanan bir tipe dönüşür...
Dolmuş beklerken durakta arkaünü süzerler, sokakta yürürken erkekler arkasına geçip gülüşürler, sürekli olarak göğüslerine bakılır ve o da bunu hayvansı bir farkındalıkla biliyordur...
Yalnız bu siklememe rolüne kendisini o kadar kaptırmıştır ki, haberi yokmuş gibi davranır.

-''Göster ama elletme'' kuralını farkeder...
O, bir taraflarını açtığı sürece vardır.
Bu nedenle sürekli dekolte giyer, eteğini katlar, bedenini daha çok sergilemeye çalışır.
Erkekleri çıldırtmaktan hoşlanır ; nasıl çıldırtmasın, erkeklerin cinsel zaafını tamamiyle öğrenmiştir.
Ancak bunlar genel olarak toplum tarafından ''orospu'' damgası yemekten çok korkarlar ; bu nedenle sadece gösterirler.
Elletme olayını ise yapmalarına gerek yoktur, çünkü abazalıklarıyla erkeklere oranla çok çok çoo..k yüksek bir başarıyla mücadele edebilmektedirler...

-Seksten sadece psikolojik zevk alırlar...
Zevk aldıkları nokta yanaklardır.
Bu işi kendi başlarına da yapabilirler ve erkeklerin 31'inden çok daha etkili olur...
Bu da abazalıklarını bastırmaları için kullandıkları önemli bir yoldur...

-Her gün kesildikleri yetmiyormuş gibi sürekli olarak ''Çok güzelsin'', ''Çok tatlısın'', ''Çok şekersin, şekerci mi baban senin zuahahahahahah'' gibi ithamlarla karşı karşıya kalırlar...
Sürekli bu telkinler yollandığından onlara, en kezbanı bile artık yvonne strahovski gibi, sarah lancester gibi hissediyordur...
Bu da yetmiyormuş gibi her gün çıkma teklifi alırlar ; yurdum abazasından bol ne var amk ?

-Tamamen dişi olduklarını keşfederler...
Abazalıklarıyla başa çıkamasalar bile gidip bir erkeğe ''Beni pompala!'' dediğinde erkeğin direk atlayacağını bildiklerinden psikolojik olarak rahat hissederler...

-Aileleriyle kavga ederler sürekli...
Çünkü bilinçaltına göre onlar sadece engellerdir...
Yıllarca asıl kapasitelerini görmelerine engel olmuş bu yaşam formlarına daha fazla saygı göstermelerine gerek yoktur, böyle düşünürler...
Sürekli olarak aileleriyle kavgalı gezdiklerinden dolayı biraz daha açarlar vücudu, abazalara biraz daha yüz verirler...
Facebook'ta ''xd'' yapsa bile 50 beğeni alan kızlar böyle doğar...

-Birçok çıkma teklifi arasından birisini kabul ederler ve erkeğin saf aşkını hiçe sayarlar...
En küçük soruya ''Pfff snne be slk .s.s'' yapıştırırlar...
Erkeğin yıprandığını fakat ondan da vazgeçemediğini gördükçe, bu orospular iyice egolarını tavana çıkarmaya başlamışlardır...
Erkeklere birçok pislik yaparlar, tek amaçları intikamdır...

-Çıktıkları erkekten ayrılırlar, çocuğun arkalarından dağıttığını gördükçe daha çok coşarlar...
''Erkekler ağlamaz'' felsefesine rağmen, erkeği bebekler gibi ağlatmaktan gurur duyarlar ve kariyerlerinin zirvesinde olduklarını düşünürler...
Burada bir yol ayrımı oluşur : ya ''Coşan am sikilir.'' mantığıyla fahişe duygularını artık dışarı vurup kevaşeliğe başlarlar ya da tam ayarı tutturup erkekleri çıldırtırken aynı anda kendi tabirleriyle namuslu kalmaya devam ederler...

-Bu dönem onların başyapıtıdır ; güçlü olduklarını gün ve gün hissederler...
Önceden tartışmalarda ağızlarına sıçan erkeklerin ''Kız olmasaydın bir şey söylerdim de yeaaaa'' gibisinden (Amına çakim, güldüm) ithamlarla dişi olmanın verdiği ayrıcalığı yüzlerini vurmasıyla bunu tekrar tekrar hatırlarlar...
Erkekleri tartışmada sikerler...
Erkeklerdeki özgüvenin sıfırlanması nedeniyle, erkekler fazla üsteleyemezler...
Üsteleseler dahi, cevap bellidir amk : ''Pff snne be slk .s.s'', ''Sn km oldnu snıyorsn .s.s'' ...
Artık dişiler resmen baskındır...

-Ancak sonuna kadar da haklılar...
Değersiz olduğunuzu düşünürken, kezban olsanız bile birden zirve noktasına çıksanız neler olurdu ?
Aynen bunlar olurdu...
Ancak siz benimle tanıştınız...
Artık onları kraliçe olduklarını sandıkları tahtlarından indirmenizin zamanı geldi...
İlgiye o kadar alışkındırlar ki, onlara karşı en büyük silahınız siklememektir...
Siklemeyebilesiniz diye veriyorum size bu ön bilgileri...
Muhteşem bir intikam potansiyelleri var...
Size sadece bir intikam objesi olarak bakıyorlar ; o nedenle ''Sadece aptal erkekler kızlara aşık olur... ''
yapmanız gereken ihtiyaçlarınızı karşılamaktır...
Gerek cinsel, gerek sosyal...
Kendinizi kaptırdığınız an tüm çekiciliğiniz ve cool kişiliğiniz kaybolur onlara göre...
Ne olduğunu anlamadan bir bakarsınız mesajlara cevap gelmiyor, çok geç cevap geliyor, bazı mesajlarınızı sizi adam yerine koyup siklemiyor bile...
İşte bu intikam furyasının içine girdiğinizin uyarısıdır sizlere...

Not: Bu kısa sürede yüksek ilginin getirdiği şey özgüven değildir...
Yine acizdir, yine özgüveni sıfırdır dişinin...
Ancak bilinç o işe yaramaz duyguları bastırmıştır...
Ben size o duyguları gün ışığına çıkarmanızın teknikleri üzerinde duracağım...
Emin olun, hiçbir savunma mekanizmasıyla karşılaşmadan ilgili ve tutkulu bir aşığa dönüştüreceksiniz onu...

Neslimiz yalanlarla büyüdü...
Birgün bir kadınla mutlu olacağınız yalanını hiç acımadan söylediler size...
Kafanızda kadının kutsal olmasıyla ilgili birçok tabu oluşturuldu...
Benim bu yazıyı yazmamdaki tek amacım o tabuları yıkıp, gerçek değerinizin farkına varmanız ve aynı Zamanda dişilerin işlerine geldikleri için nesiller boyunca kendi türlerini ne kadar abarttıklarını görmeniz...
Anneniz dahi yeri geldiğinde sizi türünün iyiliği için sattı.
Bunu bile bile yapmadı tabii ki...
Ona bunu bilinçaltı yaptırdı...
Binlerce yıldır süren erkek eğemenliğine karşı dişi bilinçaltının erkekleri yoketmek istediği bir zamanda yaşadığınız için isterseniz ağlayıp sızlayabilirsiniz, isyan edebilirsiniz, şanssız olduğunuzu düşünebilirsiniz, kaderin size oynadığı bir oyun olduğunu düşünebilirsiniz, hayatın kendisine küfür edebilirsiniz...
Ancak benim tercihim yanımda olmanız ve birlikte bu dişi egemenliğini sonlandırmamızdan yana...
Bu yazının yazılış sebebinin sadece karı kız tavlamak olmadığını başından söyledim...
Size sizden saklanan özgüveninizi ve asıl kişiliğinizi geri vereceğim...
Bunu hızlı bir şekilde yapmak mümkün olsa emin olun onu yapardım, ancak en hızlısı bu...
Benim de tek amacım en hızlı şekilde size sizi ve sizin yeryüzünde silik bir şekilde yaşamanızı isteyen yaratıkların gerçek yüzünü gösterdikten sonra onları dize getirmenin yöntemlerini sizlere öğretmek...
Kendi kapasitenizi bulduğunuzda, bugüne kadar boşa yaşadığınız için kendinize çok küfredeceksiniz...
Neden bugüne kadar böyle bir yazı yazmadığım için bana da küfür ettiğiniz olacak...
Fakat yaşadığınız tüm hayalkırıklıklarına değecek bu blog ; burada dostlarım, yeniden doğacaksınız...

Dişilerde hiyerarşi


Dişilerde ''Beta-Omega-Altın'' kavramı...
Öncelikle verdiklerimle aslında her şeyi çıkarabilirsiniz.
Fakat bir alfa gözüyle olaya yaklaşmak için, bu yazıyı okumaya devam et...
Bir dişi yerden bitmez mal herif...
Yani bir ana olur hazırda, anasını sikerler ve dişi doğar.
Genetik unsur %30'dur...
Yani anası kezbansa, kızı da kezban olacaktır...
Bunun önüne nlp ile geçemezsiniz.
Yani nlp ile bu dişiyi ''Altın dişi'' yapamazsınız ; sadece yaklaştırabilirsiniz.
Beta dişiler yatakta da kötüdür, kan veriyormuş gibi dikilir ; uzak durun derim ben.
Çevre unsuru ise %70'dir...
Yani babasının ''Alfa-Omega-Beta''dan hangisi oluşu, çevredeki erkek-dişi çocuklarla iletişimi, ona verilen sevgi felan...
Dişilerde inanılmaz bir hiyerarşi vardır.
Yani birisi kraliçedir ; diğerleri peşine döner.
Fakat...
Kraliçe, altın dişi değildir.
Altın dişi genelde böyle çocukluklarla uğraşmaz ; çünkü dişilerin hiyerarşisini inanılmaz yapan aptalca olmasıdır.
Kraliçe betadır ve omegaları kendine bağlar ; altın dişileri betaya dönüştürme eğiliminde bulunur.
Şöyle düşünün: anası kezban ve evde iyi bir yaşantısı yok, alfa onu umursamıyor ; o da hıncını bir yerlerden almalı...
Omegalara bayağı yüklenir bu konuda ; fakat dişi omegalar tam bir ''Koyun'' olduğundan ses çıkaramaz.
bu hırçınlık ve mahalle karılığıyla evde ve omegalara karşı rahat ettiğine göre, her yerde rahat edebileceğini sanar.
O nedenle ''Pfff ssnne be slk .s.s'' mantığı geliştirir.
O kezbanlar, bu betalardır...
Daha alt versiyonları ise %40 omega, %60 betaya dönüştürülmüş mahlukatlardır.
Size altın dişiye dönüştürme taktikleri verdiğimizde, bir yerden sonra müdahale edemeyeceksiniz...
Ben de sizlere müdahale edemiyorum bir yerden sonra...
Kimisine %100, kimisine %80 değişim ; kimi mal betaya da %10 değişim sağlarım.
Yani olay sizin mahalle karısı ananızdan gelenlere ve genlere bakıyor.

Beta, kraliçedir...
Ortam ondan sorulur ve her türlü pisliği yapar.
Alfayı kendine saklar ve alfa onu siklemedikçe peşine dönmek zorundadır.
Zaten siz ''Alfa çekimi'' sayesinde ilk gördüğünüz dişiye dahi bir üst satırdaki mantığı aşılayacaksınız farkında olmadan...

Omegalar, kölelerdir.
Daha sinsi ve daha pislik yapılabilirler ; fakat onlar da tamamen dönüştürülemezler.
Daima iyi niyetli bir omega kalır içlerinde...

Altın dişi, altın olandır.
Diğer basit dişilerden etkilenmez ve %100 saflık oranını korur.
Yeri geldiğinde erkeklerle muhabbet eder, yine de bu mallarla aynı ortamı paylaşmaz.
Zaten ''Erkek'' onun için düşman değil, saygı duyulacak ve iyi bir kavramdır.
Alfa, bu dişiyle mutlu olabilir yahut birliktelik kurabilir.
Çünkü her alfa farklıdır.
Uzun süreli, kısa süreli ilişki algıları da farklıdır.
Crysis'teki alcatraz alfadır, fakat konuşmaz misalen...
Tony stark da alfadır fakat sürekli konuşur ve hafif küstah espriler yapar.
Yani, her alfadan aynı olmasını beklemeyin.
Dişiler, ''Kendinden eminlik-özgüven-dalga geçme'' gibi özelliklere değil ; bu özelliklerin erkeğe kazandırdığı ''Alfa çekimi''ne kapılırlar.
Ve bu çekim istemsiz oluşur ; bunu tetikleyip yükselttiğimde, dişi mıknatısı olacaksınız.
Şimdiden tetiklenenler de var ; fakat seninkinin tetiklenmesinin geç olması, hiç olmayacağı anlamına gelmez, bunu unutma...


Anam altın dişiydi...
Fakat ben sonradan alfalığımı kaybettim ; çünkü toplum beni buna zorladı.
Kaybettiğimde 11 yaşındaydım ve huur çocuğu bir hocanın mükemmel çabaları sonucu olmuştu ; iyi niyetle Kendisini örttüğü için farkedememiştim.
Orospu çocuğu beta...
Fakat sonradan her şeye baştan başladım ve hayal dahi edemeyeceğim bir noktaya geldim.
Babam alfa, anam altın dişi ; benim problemim betalar ve dişilerdi.
Bu nedenle her şey düşmanınız ; her şeye temkinli olmak zorundasınız.
Herkes paçanıza yapışıp sizi aşağı çekmeye çalışır.


Tavsiye mi ?
Sen alfa yolunda ilerleyen birisin.
Ve tavsiye mi istiyorsun ?
Evet, isteyebilirsin.
Fakat tavsiyeler, taktikler, tecrübeler genlerinde ve alfanda yatıyor...
Kendine güvendikten ve siklemedikten sonra hepsi kullanılabilir hale geçip tek varlıkları olan sana yardım edeceklerdir.
Bu bir takım oyunu...
Egon, sen, bilincin, bilinçaltın...
Siz bir takımsınız ve sen lidersin.
Onlara liderlik edersen, her şeyi alırsın.


Dişiler canın sıkıldığında saracağın, sevişmek istediğinde seks yapacağın, muhabbet istediğinde muhabbet edeceğin, senin hizmetin için olan varlıklardır.
Onlara fazla değer yüklersen, seni giberler.
Bu kadar basit...

21 Mart 2013 Perşembe

Hayat provası


Öncelikle beyler, burada basit ve gerçeklikten bir hayli uzak taktiklerin olmayacağını söylemiştim sizlere...
Yani kendinizi kasarak, başka biri olmaya çalışarak bir şeyler yapan ''beta''lardan farklı olacağız.
Her dişi için kendini kasarken hayatını yaşayamazsın.
Hayat basittir: dişi ve erkek seks yapar.
Hayat bunun üzerine kuruludur ; zaten insan soyunun devam edişine bakarsanız herkesin çatır çutur vuruştuğunu göreceksinizdir.
Böyle basit şeyler uğruna uğraşmak gerçekten ziyandır...
Ancak!
Dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek nesil, daha doğruları bile bilmezken, gerçekleri dahi görmezken nasıl olacak da cinselliği basit bir obje haline getirecek ?
Öncelikle burada neler döndüğünü anlatmalıyım.
Nasıl bir kumpas içinde olduğunuzu, ''Kadınlaştırılmış betalar'' tarafından en az dişiler kadar tehdit edildiğinizi göstermek zorundayım.
Bir alfayı kimsenin istemediğini zaten başlıkta yeterince iyi açıklıyor arkadaşlar...
Alfa, güç ve egemenliktir.
Fakat hayatında hiçbir şey olamamış betaya koyar bu olay, saldırır ; bir şey yapamaz.
Daha çok saldırır, yine bir şey yapamaz.
Bir şey yapamaz, fakat saldırmaktan da vazgeçmez asla...
Şimdi beyler, ben size farklı bir perspektif kazandırdım ve dişilerin ne olduğunu en azından kokladınız.
Görmeye, emin olun kimse dayanamaz ; bu kadarı yeter size...
Sizin bunları okumanız dahi, beden dili ve özgüven bazında büyük değişikliklere yol açacaktır.
Birkaç gün önceki ''İyi jojuk xde'' yerine, ''Alfa potansiyelini ve düşmanlarını görmüş alfa'' daha fazla etkileyecektir tabii ki insanları...
Dişilerin pisliklerini bilmeniz dahi, onlarla karşı karşıyayken ve masumca rol kestikleri anlarda sizi manipüle edememelerine ve kendinizi kaybetmemenize yardımcı olacaktır.
Bazı arkadaşlarım çok ısrar etti: ''buradan bir bok olmaz, bırak şu asosyal ezikleri'' tadında mesajlar aldım, haklı olabilirler ; fakat farklı bir nokta da var.
Sosyal medya ve doğa benzetmesi yapılırsa sorun olmaz.
Çünkü hayat var orada...
Hayatın kendisi var.
Alfa potansiyelli omegalar potansiyellerini toplarken, betalar lider istemiyor ve belki doğruyu yaptığını düşünerek ''Tamamen bilinçaltının etkisinde kalarak'' saldırıyor...
Bir tarafta kurtuluş için çabalayanları görürken, diğer tarafta ''Madem ben pislik içerisindeyim, o zaman sen de öyle olacaksın'' diye bacaklarından tutup alfaları geriye çekenleri görüyorum.
Bundan daha iyi bir antrenman ortamı var mı büyümemiş bir alfa için ?
Benim hakkımda ''Amlı''dan tutun da ''Sallıyor gene amına koduğum''a kadar her türlü laf söylendi.
Ben ne yaptım ?
Dalga geçtim.
Bir alfa böyle yapardı...
Yani ''Sen bana piç demişsin, sana hiç yakıştıramadım'' mantaliteli bir yaklaşımdan sonuç alamazdım ; benim stilime de uymazdı zaten.
Bana olduğu kadar, size saldıranlar da olacak.
Bunun önüne geçmek için, etrafınızdaki sırtlanlara kükremek zorundasınız ; eğlenceli ve kesin çözümdür.
Onlar da biliyorlar doğruyu söylediğimi ; fakat dayanamıyorlar bilinçaltlarına ve gelen emirler doğrultusunda saldırıyorlar.
Neden ?
Anaları kezbandı ve onları öyle yetiştirdi, bu kadar basit.
Fakat köpek gibi takip ediyorlar bu başlığı, onlar da değişimi istiyorlar.
Sadece isteme şekilleri biraz farklı diyebilirim, o nedenle onları da mazur görüp siklememek zorundasınız hayatta...
Karakter analizimi yapmanız gerektiğini söylememe dahi gerek yok diye düşünüyorum.
Karşınızda tam teşekküllü bir alfa var ve onun karakteristik özelliklerini incelemiyorsan, bu büyük bir kayıp Demektir ; bunu sen de biliyorsun.
Yaptığın hataları bul ve onları yapmaktan hemen vazgeç.
Hayat, insanların birbirlerini sikme oyunudur ; kurallara hakim olduğunda hepsini sikersin.


Soru: ''Bir de şöyle bir sorunum var. gerginliği hiç sevmem çok kötü etkilenirim bu yüzden hep alttan alırım kavga çıkartmayı pek istemem.bir kıza küstahlık yaparken onun saldırıp gerginlik yaratmasından çok korkarım. beni engelleyen en büyük engel bu.gergin ortamlarda aşırı rahatsız hissederim kendimi.''

Cevap: Eğer üstüne gelirse ''Burada da kabilendeki gibi seviyesiz davranırsan, seni en kısa sürede afrika'ya geri yollarlar'' felan de...
Dalga geç, espri yap.
Küstahlık dediğim ''Şu tipine bak amına koduğum'' ayarında bir şey değil.
''O saçı babannem yapsa sorun olmaz da, sen daha 70'i geçmedin hayrola?'' felan tarzı şeyler...
Tahrik et onu ; hem gıcık et, hem güldür.

Ayrıca beyler kendinden emin, özgüvenli, dalga geçen, küstah ve esprili dedim.
Fakat sürekli espri için kasan yahut sürekli ''laf soktum faaaaaak'' demek için ıkınan adamlardan olmayın... 
Normal konuşmayın ; farklı, yaratıcı ve zekice cevaplar verin.
Basit şakalarla da ''eğlenmeyi bilen birisi'' olduğunuzu gösterin.
Her şeyin yeri ve zamanı vardır ; bunu unutmayın.
Bu dediğimi de ''Her şeye şaka yapmalıyım'' olarak algılamayın.
Bazen ciddi-cool-umursamaz, bazen esprili-dalga geçen-küstah olunur.
Her silahı farklı durum için uygularsınız... 
Half-life'ta binaların içinde roketatarla geziyor musunuz amk mongolları ?
Sürekli ön plana çıkma çabanız da olmasın.
Özellikle ''İyi jojuk xde'' tribi asla çizmeyin... 
Mantık aramayın beyler... 
Benim dişiler hakkında görüşümü çevremdeki her dişi bilir ; fakat tek telefonla telefon rehberimdeki %90 oranında dişiyle yatabilirim.
Sistem notu: %5 akraba, %5 regl payı bırakılmıştır.

Dişiler sürekli test eder!

"Nasıl?" deme yarram, oku işte...

Olaya yavaşça bir giriş yapalım.
Tek eşlisiniz ve seks sizin için içinize girilme yoluyla yapılıyor ; tohumlar içinize akıyor.
Güçsüz ve acizsiniz, bunun farkındasınız fakat çok iyi bir çağda yaşıyorsunuz ; dişilerin hakim olduğu bir çağ...
Bunun getirdiği bir göt kalkıklığı ve farkındalık var sizde...
Ve, kendinin farkında olmayan abaza erkekler size acizce yavşıyor.
Şimdi, en başa dönün ve tekrar okuyun ; çünkü olay tamamen empati işi...
Bunlardan içinize girip tohumunu saçacak olanı doğru bir şekilde seçmek zorundasınız ve birçok seçenek var.
O halde ne yapacaksınız ?
Testlerle beta-omega ve alfaları ayırıp, alfalara çaktıracaksınız.
Kevaşe testlerinin amacı ona en sağlam yavruyu verecek olanı seçmekten öte bir şey değildir.
Dişi size ''Masum'' rolü yaparak test yapabilir ; ''pamuk prenses ayaklarının artık sökmediğini'' söyleyebilirsiniz.
Size tehditler yağdırıp sahte gözdağı verebilir ; sakinliğinizi bozmadan ''kabilene geri dön'' diyebilirsiniz.
Onunla dalga geçtiğinizde, dalga geçmemeniz adına size ''üzülmüş'' numarası yapabilir ; buna rağmen dozajı Artırıp ''Bu numarayı 3 yaşından beri yaptığını ve babası dışında bir erkekte işe yarayıp yaramadığını'' sorabilirsiniz.
Arada sırada sizi yoklamak adına ''Sen olsaydın ne yapardın?'' felan dediğinde, ''Ben olsaydım böyle bir duruma düşmezdim'' gibi kaçamak cevaplar verebilirsiniz.
Olay sizin zeka-küstahlık-espri yeteneğinize kalmış...
Yapılacak tek bir şey var:
Testleri tespit et ve savuşturarak dişinin savunma mekanizmasını kır...
Eğlencelidir.
Ama bu benim garizmatik olduğum gerçeğini değiştirmez.
Hıammmına

Dişilerin ne olduğu az çok gördünüz...
Bunu aklınızdan çıkarmaz ve ne kadar değersiz varlıklar olduğunu görürseniz, annelerinizin anlattığı Masallardaki gibi fazla değer yüklemez, heyecanlanmaz ve özgüven dolarsınız.
Dişi size başka erkeği anlatırsa ''erkek fantezilerini saçma dedikodularınıza sakla'' diyebilirsin.
Asla dert dinlemeyin...
''Sizi arkadaş olarak görmesin zaaaa'' demeyeceğim ; dert babası mısınız siz amk ?
Aranızda sürekli gereksiz bir mesafe olsun.
Gereksizce törpüleyin ve çocukluğu biraz azaltmasını söyleyin ; tahrik olacaktır.
Kapıları ona açabilirsiniz, alfa centilmendir ; fakat ''iyi jojuk xde'' olmanızı kastetmiyorum.
Burada centilmenliği elden bırakmazken, dalga geçip eğlenirseniz, dişinin kafasının allak bullak olacağını söylüyorum.
Yeri geldiğinde sığınacağı bir liman olun ; fakat size dertlerini açmasına izin vermeyin.
Aranızda sürekli cinsel bir gerilim olsun ; esprilerle cinselliği hafif değinin.
O cinsel gerilim olursa, arkadaş olmanıza imkan yoktur.
Alfa, seks yapılacak erkektir ve kezbanlar ''iyi jojuk xde''lerin beynini gibtikten sonra gelip alfalarla yatarlar ; kanun budur.
Kısaca değinirsem olay bundan ibarettir...

17 Mart 2013 Pazar

Altın dişi


Gelelim altın dişi olgusuna...
Altın dişi, saf bir güzellik ve doğuştan gelen bir çekicilikle birlikte birçok iletişim yeteneğiyle donatılmış doğuştan şanslı dişi türüdür.
Şuan birlikte olduğum dişi bir altın dişidir ve bir alfanın tahammül edebileceği tek dişi türüdür.
Zeki, anlayışlı, anaç, değer bilen bir yapısı vardır ve yeri geldiğinde çok korumacı olur.
Şuandaki mantalitenizle ''Nefes alsa yeter'' diyor olabilirsiniz fakat siz alfaya dönüşür dönüşmez, hedefleriniz de bir alfanın hedeflerine dönüşecektir.
Dişiler konusunda çok daha seçici olacaksınız ve bu altın dişi, sizin hayatınızı paylaşacağınız dişi olacak.
Fakat, işler bu kadar kolay değil!
Siz bir alfaysanız, o da bir altın...
O da seçici olmak zorundadır ; ona yalakalık yapan karaktersiz betaları ancak bu şekilde eler.
O tek eşlidir yarramın gahaları...
Sizin gibi çaktığını indirecek bir yapısı yoktur.
Narin, nazik ve çok sadıktır.
Herkesle her şey paylaşacak kadar basit değildir.
Beta dişiler de vardır ki, bunlar betalarla çiftleşir.
Beta dişiler ağırbaşlı abi olan omegalara sardığında ise ''Daima boşanmak üzere olan çiftler'' oluşur.
Buna da sonra değineceğim.
Bu altın dişi için özel bir şey yapmayacaksınız...
O çok özel, nadide ve bulunmaz olabilir.
Fakat benim amacım olayları karmaşıklıktan kurtarmak adına zaten.
Ayrıca, altın dişi yatakta tam bir fahişe, mutfakta da tam bir aşçıdır.
Yani, size yakışan altın dişidir ve çok nadir bulunur.
Aşk demiyorum beyler, dikkat edin ; aşk dişilerin erkekleri kandırma yoludur.
Ve, ve, ve...
İlginç kısma şimdi geldik.
Altın dişi, alfayı törpülemeye çalışmaz.
Çünkü o, erkeğini böyle sevmiştir ve onun özünden sapmasını asla istemez.
Beta dişiler ise bunun tam tersini düşünür ve erkeğin alfa olmaması için timsah gözyaşlarından sahte meydan okumalara, sinsi planlardan tutun garip tavırlara her şeyi uygular.
Hani doğuştan alfa olan, am üzerinde göt beğenmeyip geri çeviren adamlar vardır ; illa ki rastgelmişsindir.
Şu özgüvenli ayağına yatan ergen mantaliteliler değil, gerçek alfa olanlar...
Onların anneleri ''Altın dişi''dir.
Şuan tüyleri diken diken olmayanı alfa kurtlar siksin, açık ve net...
Beta anneleriniz sizi törpülerken, o kendi oğluna gerçeği empoze ediyordu.
İşte bu nedenle altın dişiler şart bir alfaya beyler...
Gerek kendisi, gerek hayatı, gerek ailesi, gerek neslinin devamı için...
Altın dişi naz yapmaz hiçbir konuda, alfa olduğunuzu anlaması yeterlidir size sevgisini vermesi için...
Fakat kodumunun beta kezbanları sizi köpek gibi sevmesine rağmen halen oyunlar ve testlerle çocuklaşırlar sırf ilişkiyi yönetebilmek adına...
Altın dişi kavramını duyduktan sonra beta dişilerin ne kadar basit ve hayatınızı gibmeye değmeyecek olduğunun ayırdına daha iyi vardığınızı düşünüyorum.

Not: Alfalar birbirleriyle kavga etmez ; belgesellerde aktarılanın aksine dostturlar.
Çünkü alfaların, betalar gibi aşağılık kompleksleri yoktur.
Ne olup ne olmadığımıza iyi bakın beyler...
Değişim şuanda ilerliyor.
Yani şu yazıyı şurada okuyan iki kişi birbirlerini bir yerde görseler direkt olarak bir yakınlık hissedecekler aralarında ; değişim o denli büyüdü.
Basit bir grup olmadığımızı görün.
O aşamadan çıktık çünkü bu yazıyla...

Not2: Altın dişi, bir alfanın tahammül edebileceği tek dişi türüdür.


Dişilerin ergenlik dönemine de değineceğim sonra...
Ezilmeyle oluşan özgüven yıkılmasını, abazalarla arttırdıkları egolarıyla nasıl kapadıklarını ve ne kadar basit bir şekilde aşılacağını da göreceksiniz.
Erkeklerin ergenlik dönemine değindiğimde ise, ne kadar saçma bir şekilde mükemmel özgüvenlerinin parçalandığını göreceksiniz.
Evet, bu siz oluyorsunuz...

They call me... my7...


Kendimden biraz bahsedeyim, olacağınız adam tasvirini iyi yapın.
Bakın şimdi götelek herifler, bazen geceyarısı uyandığımda felan kız arkadaşımı beni izlerken buluyorum.
Düşünsenize, hayran hayran bir dişi beni izliyor ; üstelik bir altın dişi...
Önceki ''Ben''de böyle bir şeyin olması imkansızdı.
Dişilerle ilişkilerim bir seviyeden sonra tıkanırdı ; gidemezdim daha fazla...
Fakat artık istediğimi sikebildiğimi söylememe gerek yok sanırım.
Dişi bir kasiyere para öderken dahi gözlerindeki parıltıyı görmek, hayata gerçekten bağlanma sebebi...
Yahut sizi yolda gören ve hiç tanımadığınız tüm dişilerin abaza abaza sizi kesmesi, farklı bir olay...
Size kendini ağırdan satan kevaşeler, bana kendilerini siktirmeye çalışıyorlar.
Onlarla ilgilenmem için türlü şebeklikler ve çocukluklar yapıyorlar.
Saygılı ve çok da ılımlılar...
Kendimden her konuda eminim ; çünkü aksi için bir sebep yok.
Bazen bir kafeye gidip 4-5 kişilik dişi gruplarının yanına çekip sandalyeyi oturuyorum ; hepsiyle flört ediyorum.
Reddetmek gibi bir şansları elbette yok.
Çünkü köpek gibi eğleniyorlar ve cinsel cazibeme kapılıyorlar.
Kendine güvenli tavırlarım tahrik ediyor onları...
Onlarla dalga geçmem onlara özel hissettiriyor.
Ne kadar değersiz olduklarını gösteriyorum ve yapmaya çalıştıkları testleri yüzlerine vurunca da ''Nasıl bizi bu kadar iyi tanıyorsun?'' soruları yöneltiliyor bana.
Erkeklerle ayrı bir durum var zaten...
Ben ortamda yokken yardıran betalar, ben gelir gelmez ses kesiyor ve yanımda alçalıyorlar.
Ortamlarda benim istediğim yapılıyor fakat ben bunu kötü bir şekilde kullanmıyorum.
İşim gereği sürüyle arkadaşım var ve hepsiyle diyaloğum mükemmel ötesi diyebilirim.
Bana güzel pasta-kek-kurabiyeler yapan dişiler oluyor, kabul ediyorum tabii ki...
Bu arada orospular cidden yemekten anlıyorlar.
Ortamda aranan adam olmak güzel ; fakat alfa olmak daha güzel...
Kendimle alakalı bir güven sorunum asla yok...
Beni yeni gören dişiler 40 yıllık dostmuşuz kadar samimi oluyorlar bana karşı ; çünkü özlemişler bir alfayı, belli bu...
Bunlar yazıyla anlatılanlar ve sadece ağzınıza bal sürmek amacıyla anlattığım küçüçük bile denemeyecek bir bölüm.
Kendiniz tecrübe edeceksiniz zaten.

Bir gün arkadaşlarla oturuyoruz bir kafede...
Dondurmaya dayanamam amk.
Mekanın dondurması güzel, kendileri yapıyorlar diye hatırlıyorum.
İstedim dondurma...
Lan sikimde olmaz, canım milkshake istedi ; onu da istedim.
Dondurmayı halen yiyemem.
Ağzım burnum dondurma olur ve bir şey içerken üzerime çokça dökerim.
Üzerime döktüm, ağzım burnum aktar gibi dondurma oldu fakat o gün hiçbir çaba sarfetmememe rağmen iki tane dişi bana telefon numarasını verip gitti mekandan.
Ben de garsonlara verdim tabii...
Yani, ben eğlenceme bakarım.
Dişiler için kendinizi kasmanızı söyleyen kodumunun başlıklarından değil bu.
Ne istersen onu yap, amdan bol bir şey yok dışarıda...
Bu yazıyı yazma sebebim ''Fak yea dondurma yiyemem'' yahut ''Bakın amlılar bana geliyor hell yeaa'' değil.
Dişilerin özgüvenlerini buradan onlara seslenerek takdir etmek adına yazdım.
Tabii bu benim garizmatik olduğum gerçeğini değiştirmez.
Ammmına gorum.

Şunu unutma : olayları bilmen, sadece durum farkındalığı yaratır.
Bazen içgüdülerini bastıramazsın... '

Açıkladım fakat tekrarlıyorum.
Yaşantılar, beyinde nöral ağlardır...
Yani sen bir dişiyle ne kadar vakit geçirirsen o kadar nöral ağ yapılır.
Fakat, işin bir de hormonal durumu vardır...
Sen abaza olduğundan, dişinin yanındayken testesteronun gözüne vurursun ve nöral ağlar daha bir sıkı şekilde örülür neo-korteks'e...
Bu kadar nöral ağ sonucunda beyin şöyle düşünür: ''Var bir hikmeti ki bu saçma dişi hakkında birçok nöral ağ bulunuyor.''
Ancak o senin abazalığını denklemin dışında tuttuğu için böyle bir yanılgıya düşer.
O dişi daha özel algılanmaya başlanır ve ananın anlattığı hikayelerde de her erkek ''aşık olduğu'' için, sen de adını koyamadığın bu olaya ''aşk'' dersin.
Oysa ki sadece, beta-omega olmandan dolayı dişinin kalkanlarını yıkıp seni cazibesiyle ve 100 gram etle oynatması olayıdır.
Sonra seni gibtir eder ve sen üzülürsün ; nöral ağlar daha da derinleşir.
Fakat onu unutmaya kararlısındır ; fakat nöral ağlar yavaş silinir.
Unuttuğunu sanarsın, ancak nöral ağlar asla tamamen silinmez...
Onu her gördüğünde tekrar hatırlanır ve beyin tekrar canlandırır o anıları.
Sen de tekrar aşık olduğunu sanarsın.
Aşk acısı budur, bitmez...
Tek bir bitiş yolu vardır, onu da altın vuruşla aşacağız.

Beyler, olaylar kopuk gidiyor ; bunun farkındayım.
Fakat bilinçaltı böyle işler.
Sizi bir şeylerle meşgul etmek zorundayım, siz de kendinizi yazılarla meşgul edin.
Mantık aramak yerine güvenip özümseyin...
Söylediğim üzre hiçbir şey havada kalmayacak.
Her şey gözler önüne serilecek.
Ve bunu benim yöntemimle yapacağız.
İşine gelmeyen, çakma kitap taktikleriyle dolu kasıntı başlıklara gidebilir ; saygı duyarım. (yazar burada ''Sikimde olmazsınız yarrahlar'' diyor, arz ederim)

Altın vuruş ne diye soracak olanlar için ; yüklediğim tüm taktik-özgüven-beden dili makyajları'nı harekete geçireceğim komut...
Sonra uyuyup uyanacaksın ve taşakların kapıya sığmayacak.

Avcılık


Balığa çıktığınızda en önemli etkenler oltanız, yeminiz ve sabrınızdır...
Sıradan bir yem atsanız dahi, farklı çeşit balıklar yakalayabilirsiniz fakat bu daha çok şans faktörüdür.
Sıradan yollarla farklı karakterdeki kadınları da etkilemeniz mümkündür ama tamamen şanstır...
Ben bu blogda sizlere hangi oltayı, hangi yemi kullanmanız gerektiğini ve avlayacağınız kadının spesifik özelliklerini vereceğim.
Fakat şunu unutmayın : avınızı tanımazsanız, avınız tarafından avlanılırsınız.
Biz de önce tanıyacağız, sonra av tekniklerine geçeceğiz...
Ancak şunu tekrar söylemek istiyorum : halen ısınma turlarındayız ve size çok önemli bilgileri vermedim.
Belki söylediklerimi hayatında ilk kez duydu çoğunuz ve hatta başlıktan alacağını aldığını düşünüyor...
Sonuna kadar da yanılıyor...
Henüz önemli diyebileceğim hiçbir bilgiyi sunmadım buraya...
Yazdıklarım yeterli değil mi ? Yeterli aslında, sıradan birisi bunları yazsa böyle düşünürdü...
Ancak biz kadınların o karanlık ve fitneyle dolu mahzenlerini birer birer çözümleyeceğiz.
Ve emin olabilirsiniz ki : 1 dakika içinde karşısındaki dişiyi çözümleyip hangi taktiği izleyeceğini belirlemiş olan Usta bir avcıya dönüşeceksiniz bu başlıktan sonra...
''Ben bu şekilde mutluyum.'' diyenler, blogu okumasın ; çünkü bu yazılar sizi ister istemez etkiliyor ve bilinçaltınızı yeniden dizayn ediyor.
Yazılar bittiğinde kadınlara sadece av gözüyle bakabileceksiniz...
''Ben aşık olmak istiyorum'' felan ayarında birisi varsa, şuan bu yazıyı okuyor olması bile onun için büyük tehlike arzeder, söyleyeyim tekrardan...
psikoloji üzerine çok deneme okudum, araştırdım...
Ne yapacağımı ve nasıl yapacağımı biliyorum.
Sizin tek yapmanız gereken okumak ve bilgileri özümseyebilmek...
Size o kadar farklı bakış perspektifi kazandıracağım ki, önceki ilişkilerinizdeki problemlerinizden tutun da Karşınızdaki kızın sizin hakkınızda ne düşündüğüne kadar anlayabileceksiniz...
Karşınızdaki dişinin düşüncelerini öğrenince ne mi olacak ?
Onları değiştireceğiz ve istediğimiz gibi şekillendireceğiz ; manipülasyon teknikleriyle bilinçaltını darmadağın edip sizi ütopya'sı olarak görmesini sağlayacağız...
Yeterince ustalaştığınızda, yaş yahut cinsiyet farketmeden bunu tüm insanlarda uygulayabileceksiniz.
Bir gün bu kadar ustalaşacağınıza emin olun ve bana güvenin...
Onları manipüle edip görünmez olduğunuza bile inandırabileceksiniz...

Yalanına sokuyumcular için özel:
http://haber.mynet.com/un... nmez-oldu-481278-magazin/ bu haber...
http://video.mynet.com/ga... ist-gorunmez-oldu/409791/ bu da videosu...

Şakası bir yana, bir keresinde üç kızı o odada onlarla beraber oturmadığıma, o an orada olmadığıma dair manipüle etmeye çalıştım ve başardım...
Üç farklı karakter analizinı aynı anda yürüttüğüm için biraz yorucuydu fakat değdi...
Kızlar o an bana dokunabilecek yakınlıktalardı ; dokunsalara orada olduğumu hissedeceklerdi, fakat dokunmuyorlardı.
Çünkü bana inanmak istiyorlardı ; benim söylediklerimin yalan olduğu gerçeğini gözardı ettiler bu nedenle...
manipülasyonun temeli budur...
Fakat ben bunu yaptığımda, alfa değildim.
Yani karakter analizlerini ve beden dili ayarlamalarını kendim yapıyordum ; bazen hatalar oluyordu.
Alfa, bu hataları kendisi düzeltir ve otomatik bir şekilde çalıştırır bu olayı...
Hiçbir bok anlamasanız dahi okuyun diyorum ya hani, cidden okuyun.
Benim işim sizinle yahut sizin anlamanızla değil ; olay bu kadar basit...
Karşındakinin düşünmek istediklerini onun bilinçaltına yerleştirirsin ve o, bunları kendisinin düşündüğünü sanar...
Ayrıca manipülasyonun hedefi bilinç değil, bilinçaltıdır...
Bu nedenle hiçbir savunma mekanizmasıyla karşı karşıya kalmadan %100 garantiyle çalışır...
Derren Brown'ın oraya o kutuyu götürmesinin sebebi bilinci o kutuyla meşgul ederken bilinçaltına dalış yapmaktı...
Karşısındaki mantıklı bir varlık, bir erkek...
Fakat kızların bilincini meşgul etmek için özgüvenli bir oturuş yeterlidir.
Bu nedenle özgüvene bu kadar önem verdim. özgüveniniz halen gelişmekte, bunu da bilin...
Kızların gözlem yeteneklerinin bir erkeği atomlarına ayıracak kadar kuvvetli olduğunu söylemiştim...
Bir erkek oturuşunun özgüvenli görünmek için kasıntı mı, yoksa gerçekten özgüvenli mi olduğunu bir bakışta anlarlar...
Fakat bazı ekonomik boy beyne sahip kızların bilincini meşgul etmeye gerek yoktur ; çünkü başka şeylerle yeterince meşguldür...
Şansınızı sikeyim beyler, o ekonomik boy beyinliler türk kızları oluyor...
Sex esnasında bile farklı şeyler düşünen varlıklar...
Bilinci sürekli meşgul olan dişi türleri...
İşte avınız bu olacak ; bu nedenle şanslısınız götelekler...
Merak etmeyin ve bana güvenin.

11 Mart 2013 Pazartesi

Farkındalık...

İçindeki alfayı dışarı çıkarıp, potansiyelinden tam olarak faydalanmanı sağlayacağım.
''Arkadaş olarak görülen'', ''aman o mu ? boşver onu'' denilen basit erkeklerden olmayacaksın daha dazla...
Sikik psikoloji kitapları yahut kodumunun bloglarındaki ''kız tavlama taktikleri''nin aslında nasıl bir Saçmalık olduklarını göreceksin.

Öncelikle dişiler ve erkekler farklıdır.
Bunu zaten biliyorsunuz ; fakat bizim amacımız asıl farkları keşfetmek ve bunların altındaki sebepleri Aramak...
Daha önce de söylediğim gibi, sadece enteresan bilgiler vereceğim ben size ; gerisi zamanla Mükemmel değişiminizi tamamlamanızla olacak.
Sadece özümseyin...

Her dişi aslında çok basittir.
Onları karmaşık kılan ise hayatın sizin alfa yeteneklerinizi sikip atmasıdır.
Onu okuma yeteneğin yoksa, nabza göre şerbet veremezsin...
Empati yeteneğinizi biraz da olsa kullandığınızda gözünüze çarpması gereken ilk olay, her dişi Kevaşenin aslında her abaza erkek gibi seks-aşk-mutluluk gibi olaylara bağımlı olması olayıdır.
Fakat buna rağmen bu huurlarda abazalık belirtisi görmezsiniz...
Sağlıklı olan her dişi kendisine telkin edildiği üzre kendini ağırdan satacaktır.
Dişiler, mükemmel bir şekilde rol keserler.
Yani, en güçlü anlarında ''yardıma ihtiyacı olan prensesi'', en aciz anlarında ise ''çin prensesi''ni Oynayabilirler size...
Çünkü onlar erkekleri köleleştirmek için yetiştirildiler...
Okuduğu her masal, dinlediği her aşk şarkısında kendisinün üstün taraf olduğu kakıldı kafasına...
Annesi sürekli onu korudu kolladı ; erkek çocuklarına karşı dikkatli olmasını söyledi felan...
Annesi onu erkeklere karşı bu denli mükemmel bir biçimde şartlarken, sen çok geri kaldın.

Neden geri kaldın ?
Çünkü senin basit oyunlara yahut adaptasyonlara ihtiyacın yoktu...
Sen erkek çocuktun ve güçlüydün.
Fakat o güçsüz ve sinsiydi...
Işi sinsiliğiyle halletmeyi annesi ona öğretti ve o da işe koyuldu.

Neden alfa yeteneklerinin sevgi smaç basıldı ?
Neden dişilere kur yapamıyorsun ?
Çünkü seni yetiştiren de bir dişi...
Çevap ne kadar basit, değil mi ?
Dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek neslin tam olarak erkek-alfa olmasını beklemek onlara Haksızlık olur.
Babanla beraber ava gitmiyordun, evde annenle beraber evcilik oynuyordun...
Şimdi anladın değil mi farkı ?
Tabii ki anladın.
Eski çağda yaşamadığımız için, değişime fazla açık olmayan alfa köreldi ; fakat değişimin ta kendisi Olan kevaşe dişiler yükselişe geçti.
Binlerce yıldır ''şövalye, padişah, imparator'' olan erkek, son yüzyılın çeyreğinde bir toplumsal Baskıdan am gramı başına 5 oktav korkan kevaşelerin önünde boyun eğmeye başladı.
Peki dişiler bu cürreti nereden edindi ?
Onlara hadlerini bildirecek bir alfa erkeği yoktu. (buradaki had bildirmeyi kafa göz dalmak anlayan Barzo, terket blogu...)

Annen de bir dişi...
Fakat o suçlu değil.
Çünkü senin yeteneklerini körelten onun bilinçaltının ona yaptığı baskıydı.
Dişiler, erkeklerden nefret eder ; ve mutlu birliktelikler alfa olmadığınız sürece yoktur.
Peki neden ?
Neden dişiler erkeklerden nefret eder ?
Cevap yine çok basit: senden daha iyisini etrafında istemezsin.
Dişinin hormonları izin vermez buna...
İş bahsettiğim üzre bilinçaltında daha da bir teferruatlıdır.
Dişiler, erkek düşmanları olarak doğarlar ve anneleri de bu nefreti körükler ; senin annen ise bu Nefreti bastıracak özelliklerini törpüler.

Annen seni neden sevdi ?
Bu çok açık, hiçbir yerde rastgelmemen dahi çok ilginç...
Annen hayatındaki ilk dişi modeliydi, seni sevdi, sardı sarmaladı, sıçtın temizledi, acıktın doyurdu, Sana karşılıksız sevgi verdi.
Babasının hayrına mı verdi amuhagoduuum ?
Tamam sakinim.
Annen seni çok sevdi ; çünkü hormonları ve bilinçaltı ona seni sevmesini söyledi.
Senin ''sen'' olman, onun seni sevmesindeki sebeplerden birisi bile değil.
Şuan hayatta annenin en nefret ettiği kişi senin yerinde olsaydı, onu deli gibi sevmeyecek miydi ?
Yani, annenin sana aşıladığı dişi modeli gerçek değil.
O sana sadece büyümende yardımcı oldu hormonları sayesinde ve büyütürken de törpüledi.
Sen de bunun farkında olmadan tüm dişileri hayatındaki ilk dişi rolü olan annenle değerlendirdin, Sürekli yanıldın.
Annenin seni sevme sebepleri arasında sen, en son sırada bile olamayacak kadar önemsizsin.

Kafandaki dişi modelini parçala...
Çünkü onlar gerçekten değersiz ve bencil, seninle işim bittiğinde olan her ilişkinde bunu görüp '"Adam haklıymış amk'' diyeceksin, garanti ettiğim şeylerden birisi de bu.
Bir köpeğe yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman bu tanrı olmalı'' der.
Bir kediye yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman ben tanrı olmalıyım'' der.
İşte bu yüzden çoğu toplumda dişiler kedilerle özdeşleştirilir ; iki taraf da nankör, bencil, sinsi ve vahşidir.
Fakat o vahşilik, alfa erkeğin vahşiliği yanında sönecek ve onun hakimiyetine girecektir.
Alfa kavramı her şeydir...
Çekip çeviren, soyların devamını sağlayan, tam bir mükemmellik abidesi.
Hayvanlar bunu kavgayla seçerler genelde.
Fakat insan zaten alfa olarak doğar.
Tek yapman gereken onu serbest bırakmak...

İyi ve evliliği hak eden dişiler var mıdır ?
Sevecen ve anaç olanlar, çok iyi hissettirenler var mıdır ?
Yoktur...
Sadece rol keser.
Söylemiştim, çabuk unutuyorsun.
Fakat senin unutman sikimde değil ; muhatabım bilinçaltın ve o asla unutmaz.
Sen sadece genelkültür kazanıyorsun ; o ise gerçekliğini...

Direkt olarak altın vuruş yapmayalım.
Bugünlük bu kadar yeter ; yarın yine yardırırım buraya...
Sorusu olan, merak ettiği bir konu olan, dişiler konusunda yardım isteyen sadece yazsın ; gördüğümle ilgileneceğim.

Ben şuan seninle konuşurken bile seni değiştiriyorum.
Diyelim ki yarıda bıraktım...
Senin gelişimin bununla durmaz.
Ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.
Ben olayım ya da olmayayım, belirli bir seviyeden sonra zaten kendin bile durduramayacaksın Mükemmel oluşumunu...
İçinde bir alfa var ve biz sadece onu uyandırıyoruz ; ben asla fazlasını yaptığımı iddia etmedim.
Yarıda bırakmayacağımı da biliyorsun...
Fakat bir bahaneye ihtiyacın var.
Kaçmak ve kurtulmak adına bir bahane lazım sana...
Çünkü alfalıktan korkuyorsun ; çünkü törpülenen yeteneklerinin ilgini çekmediğini sanıyorsun, çünkü Çevren gerçekten başarılı olmuş senin müthiş gelişimini durdurma konusunda...
Eğer bahane arıyorsan -ki arıyorsun-, ''evet yarıda bırakacağım zaaaaa'' dediğimi varsay.

Alfamla yüzleşip bütünleştiğim gecenin sabahı, hiçbir çabam olmadığına rağmen iki dişi bana telefon numarasını vermişti.
Ben farkına sonra varacaktım ki, beden dilim-beynimin yaydığı dalgalar-ses tonum, kısacası her şeyim ''Ben alfayım ve sen de benim köle kadınımsın'' imajı veriyordu dişilerin bilinçaltlarına...
Onlar da dayanamayıp bana geliyorlardı ve ben mıknatıs gibi dişi çekiyordum.
Normal yaşantıma devam ediyordum aslında.
Sadece daha özgüvenli, mutlu ve asla kafasına basit olayları takmayandım kendime göre ; yani alfa Oluşum bana bunu kazandırmıştı.
Fakat olay bununla sınırlı değildi.
Tüm mimik-jestlerimin değiştiğini ve doğruya göre alfam tarafından programlandığını anlamam uzun Sürmedi.
Yaptığım tek olayda, aldığım her yudum kahvede, ağzıma arkaürdüğüm her çatalda ''ben alfayım ve sen bana boyun eğeceksin''i aşılıyordum insanlara...
Hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.
Ben bunu asla onları sindirmek için kullanmadım fakat onları çizgileri içinde tutan beni koruyan alfamdı aslında.
Ne kadar müthiş bir his olduğunu hayal dahi edemediniz, değil mi ?
Ben her gece bu hisle sevgilimin yanına yatıp, sabah da onunla yine bu hisle uyanıyorum.
İsteyen de bu yeteneği gece başka dişiyle yatıp, sabah başka dişiyle kalkmak için kullanabilir ; ben de yaptım, zevkli oluyor.

Aramızda bir çırak-usta ilişkisi oturacak...
Bu olayı ''karanlık taraf'' olarak düşünebilirsiniz, tam da oturur aslında.
Şuan kendini dışarı atıp bir dişiyle konuşanlar, farkı az da olsa görebilirler.
Söylediğim gibi, ben harry potter değilim ; ben bir alfayım ve size de öyle olmanın yollarını öğretiyorum.

Unutmayın, yazdıklarım sadece aramızdaki sohbetler ; iyice okuyun ve özümseyin.
Fakat asıl olay ben ve bilinçaltınız arasında...
Sizinle işim bittiğinde, siz de dişilere bunu uygulayacaksınız.
Bir dişi sizden hayatı pahasına nefret ederken, onu sikmeniz için size yalvaracak...
Alfa olmanın tanımı budur.

Sırf muhabbet olsun diye bazen taktiklerden bahsedeceğim, bazen anılara değineceğim, bazen bir alfanın nasıl bir karakter olduğunu betimleyeceğim.
Hiçbirini kafanızda tutup uygulamaya çalışmayın.
Sadece okuyun, sorun, öğrenin ; her şey zamanla gerçekleşecek.
Olay buraya yazdıklarımda değil, olay altyazılarda...
Ve iddia ediyorum ki, bir kişinin dahi işimiz bittiğinde istediği dişiyi tav edememe olasılığı olmayacak.
Tip, kilo, fizik önemli değildir...
Kendimden biliyorum ben, var mı ötesi ?
Geniş omuzlar, ince bel, uzun bacaklar, güzel ve şekilli bir yüz hiçbir işe yaramaz ; en azından bende yaramadı fiziksel olarak kaliteli dişilerde...

Sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.
Biz de egonuzu tamir edip, kendine güveninizi oturtacağız.
Dişilerin ''kezbanlaşma'' aşamalarını yazacağım sizlere, farkı çok daha iyi göreceksiniz ; zaaflarını göreceksiniz.
Düşmanı tanıyacaksınız ve sahip olduklarınızla kalkanlarını hemen indireceksiniz ; hatta o kendi indirecek.
Sizden tek isteğim burada olduğunuzu belli etmeniz, özümsemeniz, sormanız, yorumlamanız, kısacası alabildiğiniz maksimum olayı alabilmeniz...
Gerekirse yazdıklarımı birkaç kez okuyun fakat sonuna kadar sindirin.

Daha önce söylediğim gibi, bu blog sizin...
Tabuları yıkma, taktik verme, olaylardan bahsetme gibi olaylar sadece sizin tahriğinizle olur.
Her şey sizin elinizde...
Hayatınızın değişmesi de, dişiler tarafından aldatılmak da...
Benim cidden umrumda değil ; ben yaşantıma devam ederim.

Bugünlük benden bu kadar...
Yapmam gerekenler var ve sizin de özümsemeniz gereken yazılar var.
O halde birbirimizi tutmayalım...
Ben arada sırada müsait oldukça, zaman buldukça yoklayacağım buraları.