Toplumu tanımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toplumu tanımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2013 Cumartesi

Dişi-Erkek ergenliği


Evet beyler, tahmininiz ve verdiğim söz üzre dişilerin ergenlik dönemiyle alakalı yazımı paylaşıyorum...
Bu yazıda dikkat etmeniz gereken en önemli husus, önceden neyken bu dönemle neye dönüşmeleridir...
Durduk yere trip atan, nedenini bilmediğiniz halde sizden soğuyan, sürekli erkeklerin yavşadığı bir tipe nasıl dönüştüklerini izleyeceksiniz...
Bu onlar için bir farklılaşma dönemidir...
Onları yerden yere vursam da, tırtıl olmalarına rağmen hayattaki rollerini birden kelebek olmaya itmeleri nedeniyle çok büyük bir başarıya ulaşırlar bu dönemde...
Yaklaşık 10 yıldır ezilmeleri sonucunda ellerine bu kadar büyük bir güç geçmesi onların götünü ister istemez kaldırmıştır...
Güçten kastım sadece ''Am, göt, meme''dir...
Size bunları anlatmamın sebebi o gücün etki alanından çıkmanıza yardımcı olabilmektir.
Yine saçma detaylar ve ağır bir dil olmayacak ; bizi ne ilgilendiriyorsa ona yoğunlaşacağız...
Uzun zaman beklediğiniz, buna değeceğini düşündüğüm ve nihayet geçebildiğimiz, ''dişilerde ergenlik dönemi'' :

-Artık ergenliğe adapte olmuştur...
Yani ergenliğin getirdiği abazalığı gerek tecrübe gerek de rol kesme yeteneği derken, gayet güzel bir şekilde bastırabilmiştir...
Bu konuda o kadar mükemmel bir kamufle olma örneği göstermiştir ki, erkekler onların sekse ihtiyacı olmadığını düşünmeye başlar.
Bu da erkeğin özgüvenini yıkan olaylardan birisidir...
Dişi, erkeğe ilgi göstermediği zaman, yıllarca asıp kesen erkeğin süt dökmüş kediye döndüğünü gördüğünde ilk defa gücünü keşfetmeye başlar...

-Bu erkekleri iplememe olayının faydalarını gördüğünde ise erkeklere karşı ne kadar harika donanımlara sahip olduğunu keşfeder...
Sınıfta yahut bir ortamda dekolte giydiğinde ya da bile bile bacağını açtığında tüm erkeklerin ona çaktırmadan kendisini kesmeye çalıştığını görür...
Bu da ona bu donanımların gücünü gösterirken, kendisini kusursuz hissetmesine sebep olur.

-Kezban bile olsa her ortamda yavşanan bir tipe dönüşür...
Dolmuş beklerken durakta arkaünü süzerler, sokakta yürürken erkekler arkasına geçip gülüşürler, sürekli olarak göğüslerine bakılır ve o da bunu hayvansı bir farkındalıkla biliyordur...
Yalnız bu siklememe rolüne kendisini o kadar kaptırmıştır ki, haberi yokmuş gibi davranır.

-''Göster ama elletme'' kuralını farkeder...
O, bir taraflarını açtığı sürece vardır.
Bu nedenle sürekli dekolte giyer, eteğini katlar, bedenini daha çok sergilemeye çalışır.
Erkekleri çıldırtmaktan hoşlanır ; nasıl çıldırtmasın, erkeklerin cinsel zaafını tamamiyle öğrenmiştir.
Ancak bunlar genel olarak toplum tarafından ''orospu'' damgası yemekten çok korkarlar ; bu nedenle sadece gösterirler.
Elletme olayını ise yapmalarına gerek yoktur, çünkü abazalıklarıyla erkeklere oranla çok çok çoo..k yüksek bir başarıyla mücadele edebilmektedirler...

-Seksten sadece psikolojik zevk alırlar...
Zevk aldıkları nokta yanaklardır.
Bu işi kendi başlarına da yapabilirler ve erkeklerin 31'inden çok daha etkili olur...
Bu da abazalıklarını bastırmaları için kullandıkları önemli bir yoldur...

-Her gün kesildikleri yetmiyormuş gibi sürekli olarak ''Çok güzelsin'', ''Çok tatlısın'', ''Çok şekersin, şekerci mi baban senin zuahahahahahah'' gibi ithamlarla karşı karşıya kalırlar...
Sürekli bu telkinler yollandığından onlara, en kezbanı bile artık yvonne strahovski gibi, sarah lancester gibi hissediyordur...
Bu da yetmiyormuş gibi her gün çıkma teklifi alırlar ; yurdum abazasından bol ne var amk ?

-Tamamen dişi olduklarını keşfederler...
Abazalıklarıyla başa çıkamasalar bile gidip bir erkeğe ''Beni pompala!'' dediğinde erkeğin direk atlayacağını bildiklerinden psikolojik olarak rahat hissederler...

-Aileleriyle kavga ederler sürekli...
Çünkü bilinçaltına göre onlar sadece engellerdir...
Yıllarca asıl kapasitelerini görmelerine engel olmuş bu yaşam formlarına daha fazla saygı göstermelerine gerek yoktur, böyle düşünürler...
Sürekli olarak aileleriyle kavgalı gezdiklerinden dolayı biraz daha açarlar vücudu, abazalara biraz daha yüz verirler...
Facebook'ta ''xd'' yapsa bile 50 beğeni alan kızlar böyle doğar...

-Birçok çıkma teklifi arasından birisini kabul ederler ve erkeğin saf aşkını hiçe sayarlar...
En küçük soruya ''Pfff snne be slk .s.s'' yapıştırırlar...
Erkeğin yıprandığını fakat ondan da vazgeçemediğini gördükçe, bu orospular iyice egolarını tavana çıkarmaya başlamışlardır...
Erkeklere birçok pislik yaparlar, tek amaçları intikamdır...

-Çıktıkları erkekten ayrılırlar, çocuğun arkalarından dağıttığını gördükçe daha çok coşarlar...
''Erkekler ağlamaz'' felsefesine rağmen, erkeği bebekler gibi ağlatmaktan gurur duyarlar ve kariyerlerinin zirvesinde olduklarını düşünürler...
Burada bir yol ayrımı oluşur : ya ''Coşan am sikilir.'' mantığıyla fahişe duygularını artık dışarı vurup kevaşeliğe başlarlar ya da tam ayarı tutturup erkekleri çıldırtırken aynı anda kendi tabirleriyle namuslu kalmaya devam ederler...

-Bu dönem onların başyapıtıdır ; güçlü olduklarını gün ve gün hissederler...
Önceden tartışmalarda ağızlarına sıçan erkeklerin ''Kız olmasaydın bir şey söylerdim de yeaaaa'' gibisinden (Amına çakim, güldüm) ithamlarla dişi olmanın verdiği ayrıcalığı yüzlerini vurmasıyla bunu tekrar tekrar hatırlarlar...
Erkekleri tartışmada sikerler...
Erkeklerdeki özgüvenin sıfırlanması nedeniyle, erkekler fazla üsteleyemezler...
Üsteleseler dahi, cevap bellidir amk : ''Pff snne be slk .s.s'', ''Sn km oldnu snıyorsn .s.s'' ...
Artık dişiler resmen baskındır...

-Ancak sonuna kadar da haklılar...
Değersiz olduğunuzu düşünürken, kezban olsanız bile birden zirve noktasına çıksanız neler olurdu ?
Aynen bunlar olurdu...
Ancak siz benimle tanıştınız...
Artık onları kraliçe olduklarını sandıkları tahtlarından indirmenizin zamanı geldi...
İlgiye o kadar alışkındırlar ki, onlara karşı en büyük silahınız siklememektir...
Siklemeyebilesiniz diye veriyorum size bu ön bilgileri...
Muhteşem bir intikam potansiyelleri var...
Size sadece bir intikam objesi olarak bakıyorlar ; o nedenle ''Sadece aptal erkekler kızlara aşık olur... ''
yapmanız gereken ihtiyaçlarınızı karşılamaktır...
Gerek cinsel, gerek sosyal...
Kendinizi kaptırdığınız an tüm çekiciliğiniz ve cool kişiliğiniz kaybolur onlara göre...
Ne olduğunu anlamadan bir bakarsınız mesajlara cevap gelmiyor, çok geç cevap geliyor, bazı mesajlarınızı sizi adam yerine koyup siklemiyor bile...
İşte bu intikam furyasının içine girdiğinizin uyarısıdır sizlere...

Not: Bu kısa sürede yüksek ilginin getirdiği şey özgüven değildir...
Yine acizdir, yine özgüveni sıfırdır dişinin...
Ancak bilinç o işe yaramaz duyguları bastırmıştır...
Ben size o duyguları gün ışığına çıkarmanızın teknikleri üzerinde duracağım...
Emin olun, hiçbir savunma mekanizmasıyla karşılaşmadan ilgili ve tutkulu bir aşığa dönüştüreceksiniz onu...

Neslimiz yalanlarla büyüdü...
Birgün bir kadınla mutlu olacağınız yalanını hiç acımadan söylediler size...
Kafanızda kadının kutsal olmasıyla ilgili birçok tabu oluşturuldu...
Benim bu yazıyı yazmamdaki tek amacım o tabuları yıkıp, gerçek değerinizin farkına varmanız ve aynı Zamanda dişilerin işlerine geldikleri için nesiller boyunca kendi türlerini ne kadar abarttıklarını görmeniz...
Anneniz dahi yeri geldiğinde sizi türünün iyiliği için sattı.
Bunu bile bile yapmadı tabii ki...
Ona bunu bilinçaltı yaptırdı...
Binlerce yıldır süren erkek eğemenliğine karşı dişi bilinçaltının erkekleri yoketmek istediği bir zamanda yaşadığınız için isterseniz ağlayıp sızlayabilirsiniz, isyan edebilirsiniz, şanssız olduğunuzu düşünebilirsiniz, kaderin size oynadığı bir oyun olduğunu düşünebilirsiniz, hayatın kendisine küfür edebilirsiniz...
Ancak benim tercihim yanımda olmanız ve birlikte bu dişi egemenliğini sonlandırmamızdan yana...
Bu yazının yazılış sebebinin sadece karı kız tavlamak olmadığını başından söyledim...
Size sizden saklanan özgüveninizi ve asıl kişiliğinizi geri vereceğim...
Bunu hızlı bir şekilde yapmak mümkün olsa emin olun onu yapardım, ancak en hızlısı bu...
Benim de tek amacım en hızlı şekilde size sizi ve sizin yeryüzünde silik bir şekilde yaşamanızı isteyen yaratıkların gerçek yüzünü gösterdikten sonra onları dize getirmenin yöntemlerini sizlere öğretmek...
Kendi kapasitenizi bulduğunuzda, bugüne kadar boşa yaşadığınız için kendinize çok küfredeceksiniz...
Neden bugüne kadar böyle bir yazı yazmadığım için bana da küfür ettiğiniz olacak...
Fakat yaşadığınız tüm hayalkırıklıklarına değecek bu blog ; burada dostlarım, yeniden doğacaksınız...

Dişilerde hiyerarşi


Dişilerde ''Beta-Omega-Altın'' kavramı...
Öncelikle verdiklerimle aslında her şeyi çıkarabilirsiniz.
Fakat bir alfa gözüyle olaya yaklaşmak için, bu yazıyı okumaya devam et...
Bir dişi yerden bitmez mal herif...
Yani bir ana olur hazırda, anasını sikerler ve dişi doğar.
Genetik unsur %30'dur...
Yani anası kezbansa, kızı da kezban olacaktır...
Bunun önüne nlp ile geçemezsiniz.
Yani nlp ile bu dişiyi ''Altın dişi'' yapamazsınız ; sadece yaklaştırabilirsiniz.
Beta dişiler yatakta da kötüdür, kan veriyormuş gibi dikilir ; uzak durun derim ben.
Çevre unsuru ise %70'dir...
Yani babasının ''Alfa-Omega-Beta''dan hangisi oluşu, çevredeki erkek-dişi çocuklarla iletişimi, ona verilen sevgi felan...
Dişilerde inanılmaz bir hiyerarşi vardır.
Yani birisi kraliçedir ; diğerleri peşine döner.
Fakat...
Kraliçe, altın dişi değildir.
Altın dişi genelde böyle çocukluklarla uğraşmaz ; çünkü dişilerin hiyerarşisini inanılmaz yapan aptalca olmasıdır.
Kraliçe betadır ve omegaları kendine bağlar ; altın dişileri betaya dönüştürme eğiliminde bulunur.
Şöyle düşünün: anası kezban ve evde iyi bir yaşantısı yok, alfa onu umursamıyor ; o da hıncını bir yerlerden almalı...
Omegalara bayağı yüklenir bu konuda ; fakat dişi omegalar tam bir ''Koyun'' olduğundan ses çıkaramaz.
bu hırçınlık ve mahalle karılığıyla evde ve omegalara karşı rahat ettiğine göre, her yerde rahat edebileceğini sanar.
O nedenle ''Pfff ssnne be slk .s.s'' mantığı geliştirir.
O kezbanlar, bu betalardır...
Daha alt versiyonları ise %40 omega, %60 betaya dönüştürülmüş mahlukatlardır.
Size altın dişiye dönüştürme taktikleri verdiğimizde, bir yerden sonra müdahale edemeyeceksiniz...
Ben de sizlere müdahale edemiyorum bir yerden sonra...
Kimisine %100, kimisine %80 değişim ; kimi mal betaya da %10 değişim sağlarım.
Yani olay sizin mahalle karısı ananızdan gelenlere ve genlere bakıyor.

Beta, kraliçedir...
Ortam ondan sorulur ve her türlü pisliği yapar.
Alfayı kendine saklar ve alfa onu siklemedikçe peşine dönmek zorundadır.
Zaten siz ''Alfa çekimi'' sayesinde ilk gördüğünüz dişiye dahi bir üst satırdaki mantığı aşılayacaksınız farkında olmadan...

Omegalar, kölelerdir.
Daha sinsi ve daha pislik yapılabilirler ; fakat onlar da tamamen dönüştürülemezler.
Daima iyi niyetli bir omega kalır içlerinde...

Altın dişi, altın olandır.
Diğer basit dişilerden etkilenmez ve %100 saflık oranını korur.
Yeri geldiğinde erkeklerle muhabbet eder, yine de bu mallarla aynı ortamı paylaşmaz.
Zaten ''Erkek'' onun için düşman değil, saygı duyulacak ve iyi bir kavramdır.
Alfa, bu dişiyle mutlu olabilir yahut birliktelik kurabilir.
Çünkü her alfa farklıdır.
Uzun süreli, kısa süreli ilişki algıları da farklıdır.
Crysis'teki alcatraz alfadır, fakat konuşmaz misalen...
Tony stark da alfadır fakat sürekli konuşur ve hafif küstah espriler yapar.
Yani, her alfadan aynı olmasını beklemeyin.
Dişiler, ''Kendinden eminlik-özgüven-dalga geçme'' gibi özelliklere değil ; bu özelliklerin erkeğe kazandırdığı ''Alfa çekimi''ne kapılırlar.
Ve bu çekim istemsiz oluşur ; bunu tetikleyip yükselttiğimde, dişi mıknatısı olacaksınız.
Şimdiden tetiklenenler de var ; fakat seninkinin tetiklenmesinin geç olması, hiç olmayacağı anlamına gelmez, bunu unutma...


Anam altın dişiydi...
Fakat ben sonradan alfalığımı kaybettim ; çünkü toplum beni buna zorladı.
Kaybettiğimde 11 yaşındaydım ve huur çocuğu bir hocanın mükemmel çabaları sonucu olmuştu ; iyi niyetle Kendisini örttüğü için farkedememiştim.
Orospu çocuğu beta...
Fakat sonradan her şeye baştan başladım ve hayal dahi edemeyeceğim bir noktaya geldim.
Babam alfa, anam altın dişi ; benim problemim betalar ve dişilerdi.
Bu nedenle her şey düşmanınız ; her şeye temkinli olmak zorundasınız.
Herkes paçanıza yapışıp sizi aşağı çekmeye çalışır.


Tavsiye mi ?
Sen alfa yolunda ilerleyen birisin.
Ve tavsiye mi istiyorsun ?
Evet, isteyebilirsin.
Fakat tavsiyeler, taktikler, tecrübeler genlerinde ve alfanda yatıyor...
Kendine güvendikten ve siklemedikten sonra hepsi kullanılabilir hale geçip tek varlıkları olan sana yardım edeceklerdir.
Bu bir takım oyunu...
Egon, sen, bilincin, bilinçaltın...
Siz bir takımsınız ve sen lidersin.
Onlara liderlik edersen, her şeyi alırsın.


Dişiler canın sıkıldığında saracağın, sevişmek istediğinde seks yapacağın, muhabbet istediğinde muhabbet edeceğin, senin hizmetin için olan varlıklardır.
Onlara fazla değer yüklersen, seni giberler.
Bu kadar basit...

11 Mart 2013 Pazartesi

Farkındalık...

İçindeki alfayı dışarı çıkarıp, potansiyelinden tam olarak faydalanmanı sağlayacağım.
''Arkadaş olarak görülen'', ''aman o mu ? boşver onu'' denilen basit erkeklerden olmayacaksın daha dazla...
Sikik psikoloji kitapları yahut kodumunun bloglarındaki ''kız tavlama taktikleri''nin aslında nasıl bir Saçmalık olduklarını göreceksin.

Öncelikle dişiler ve erkekler farklıdır.
Bunu zaten biliyorsunuz ; fakat bizim amacımız asıl farkları keşfetmek ve bunların altındaki sebepleri Aramak...
Daha önce de söylediğim gibi, sadece enteresan bilgiler vereceğim ben size ; gerisi zamanla Mükemmel değişiminizi tamamlamanızla olacak.
Sadece özümseyin...

Her dişi aslında çok basittir.
Onları karmaşık kılan ise hayatın sizin alfa yeteneklerinizi sikip atmasıdır.
Onu okuma yeteneğin yoksa, nabza göre şerbet veremezsin...
Empati yeteneğinizi biraz da olsa kullandığınızda gözünüze çarpması gereken ilk olay, her dişi Kevaşenin aslında her abaza erkek gibi seks-aşk-mutluluk gibi olaylara bağımlı olması olayıdır.
Fakat buna rağmen bu huurlarda abazalık belirtisi görmezsiniz...
Sağlıklı olan her dişi kendisine telkin edildiği üzre kendini ağırdan satacaktır.
Dişiler, mükemmel bir şekilde rol keserler.
Yani, en güçlü anlarında ''yardıma ihtiyacı olan prensesi'', en aciz anlarında ise ''çin prensesi''ni Oynayabilirler size...
Çünkü onlar erkekleri köleleştirmek için yetiştirildiler...
Okuduğu her masal, dinlediği her aşk şarkısında kendisinün üstün taraf olduğu kakıldı kafasına...
Annesi sürekli onu korudu kolladı ; erkek çocuklarına karşı dikkatli olmasını söyledi felan...
Annesi onu erkeklere karşı bu denli mükemmel bir biçimde şartlarken, sen çok geri kaldın.

Neden geri kaldın ?
Çünkü senin basit oyunlara yahut adaptasyonlara ihtiyacın yoktu...
Sen erkek çocuktun ve güçlüydün.
Fakat o güçsüz ve sinsiydi...
Işi sinsiliğiyle halletmeyi annesi ona öğretti ve o da işe koyuldu.

Neden alfa yeteneklerinin sevgi smaç basıldı ?
Neden dişilere kur yapamıyorsun ?
Çünkü seni yetiştiren de bir dişi...
Çevap ne kadar basit, değil mi ?
Dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek neslin tam olarak erkek-alfa olmasını beklemek onlara Haksızlık olur.
Babanla beraber ava gitmiyordun, evde annenle beraber evcilik oynuyordun...
Şimdi anladın değil mi farkı ?
Tabii ki anladın.
Eski çağda yaşamadığımız için, değişime fazla açık olmayan alfa köreldi ; fakat değişimin ta kendisi Olan kevaşe dişiler yükselişe geçti.
Binlerce yıldır ''şövalye, padişah, imparator'' olan erkek, son yüzyılın çeyreğinde bir toplumsal Baskıdan am gramı başına 5 oktav korkan kevaşelerin önünde boyun eğmeye başladı.
Peki dişiler bu cürreti nereden edindi ?
Onlara hadlerini bildirecek bir alfa erkeği yoktu. (buradaki had bildirmeyi kafa göz dalmak anlayan Barzo, terket blogu...)

Annen de bir dişi...
Fakat o suçlu değil.
Çünkü senin yeteneklerini körelten onun bilinçaltının ona yaptığı baskıydı.
Dişiler, erkeklerden nefret eder ; ve mutlu birliktelikler alfa olmadığınız sürece yoktur.
Peki neden ?
Neden dişiler erkeklerden nefret eder ?
Cevap yine çok basit: senden daha iyisini etrafında istemezsin.
Dişinin hormonları izin vermez buna...
İş bahsettiğim üzre bilinçaltında daha da bir teferruatlıdır.
Dişiler, erkek düşmanları olarak doğarlar ve anneleri de bu nefreti körükler ; senin annen ise bu Nefreti bastıracak özelliklerini törpüler.

Annen seni neden sevdi ?
Bu çok açık, hiçbir yerde rastgelmemen dahi çok ilginç...
Annen hayatındaki ilk dişi modeliydi, seni sevdi, sardı sarmaladı, sıçtın temizledi, acıktın doyurdu, Sana karşılıksız sevgi verdi.
Babasının hayrına mı verdi amuhagoduuum ?
Tamam sakinim.
Annen seni çok sevdi ; çünkü hormonları ve bilinçaltı ona seni sevmesini söyledi.
Senin ''sen'' olman, onun seni sevmesindeki sebeplerden birisi bile değil.
Şuan hayatta annenin en nefret ettiği kişi senin yerinde olsaydı, onu deli gibi sevmeyecek miydi ?
Yani, annenin sana aşıladığı dişi modeli gerçek değil.
O sana sadece büyümende yardımcı oldu hormonları sayesinde ve büyütürken de törpüledi.
Sen de bunun farkında olmadan tüm dişileri hayatındaki ilk dişi rolü olan annenle değerlendirdin, Sürekli yanıldın.
Annenin seni sevme sebepleri arasında sen, en son sırada bile olamayacak kadar önemsizsin.

Kafandaki dişi modelini parçala...
Çünkü onlar gerçekten değersiz ve bencil, seninle işim bittiğinde olan her ilişkinde bunu görüp '"Adam haklıymış amk'' diyeceksin, garanti ettiğim şeylerden birisi de bu.
Bir köpeğe yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman bu tanrı olmalı'' der.
Bir kediye yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman ben tanrı olmalıyım'' der.
İşte bu yüzden çoğu toplumda dişiler kedilerle özdeşleştirilir ; iki taraf da nankör, bencil, sinsi ve vahşidir.
Fakat o vahşilik, alfa erkeğin vahşiliği yanında sönecek ve onun hakimiyetine girecektir.
Alfa kavramı her şeydir...
Çekip çeviren, soyların devamını sağlayan, tam bir mükemmellik abidesi.
Hayvanlar bunu kavgayla seçerler genelde.
Fakat insan zaten alfa olarak doğar.
Tek yapman gereken onu serbest bırakmak...

İyi ve evliliği hak eden dişiler var mıdır ?
Sevecen ve anaç olanlar, çok iyi hissettirenler var mıdır ?
Yoktur...
Sadece rol keser.
Söylemiştim, çabuk unutuyorsun.
Fakat senin unutman sikimde değil ; muhatabım bilinçaltın ve o asla unutmaz.
Sen sadece genelkültür kazanıyorsun ; o ise gerçekliğini...

Direkt olarak altın vuruş yapmayalım.
Bugünlük bu kadar yeter ; yarın yine yardırırım buraya...
Sorusu olan, merak ettiği bir konu olan, dişiler konusunda yardım isteyen sadece yazsın ; gördüğümle ilgileneceğim.

Ben şuan seninle konuşurken bile seni değiştiriyorum.
Diyelim ki yarıda bıraktım...
Senin gelişimin bununla durmaz.
Ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.
Ben olayım ya da olmayayım, belirli bir seviyeden sonra zaten kendin bile durduramayacaksın Mükemmel oluşumunu...
İçinde bir alfa var ve biz sadece onu uyandırıyoruz ; ben asla fazlasını yaptığımı iddia etmedim.
Yarıda bırakmayacağımı da biliyorsun...
Fakat bir bahaneye ihtiyacın var.
Kaçmak ve kurtulmak adına bir bahane lazım sana...
Çünkü alfalıktan korkuyorsun ; çünkü törpülenen yeteneklerinin ilgini çekmediğini sanıyorsun, çünkü Çevren gerçekten başarılı olmuş senin müthiş gelişimini durdurma konusunda...
Eğer bahane arıyorsan -ki arıyorsun-, ''evet yarıda bırakacağım zaaaaa'' dediğimi varsay.

Alfamla yüzleşip bütünleştiğim gecenin sabahı, hiçbir çabam olmadığına rağmen iki dişi bana telefon numarasını vermişti.
Ben farkına sonra varacaktım ki, beden dilim-beynimin yaydığı dalgalar-ses tonum, kısacası her şeyim ''Ben alfayım ve sen de benim köle kadınımsın'' imajı veriyordu dişilerin bilinçaltlarına...
Onlar da dayanamayıp bana geliyorlardı ve ben mıknatıs gibi dişi çekiyordum.
Normal yaşantıma devam ediyordum aslında.
Sadece daha özgüvenli, mutlu ve asla kafasına basit olayları takmayandım kendime göre ; yani alfa Oluşum bana bunu kazandırmıştı.
Fakat olay bununla sınırlı değildi.
Tüm mimik-jestlerimin değiştiğini ve doğruya göre alfam tarafından programlandığını anlamam uzun Sürmedi.
Yaptığım tek olayda, aldığım her yudum kahvede, ağzıma arkaürdüğüm her çatalda ''ben alfayım ve sen bana boyun eğeceksin''i aşılıyordum insanlara...
Hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.
Ben bunu asla onları sindirmek için kullanmadım fakat onları çizgileri içinde tutan beni koruyan alfamdı aslında.
Ne kadar müthiş bir his olduğunu hayal dahi edemediniz, değil mi ?
Ben her gece bu hisle sevgilimin yanına yatıp, sabah da onunla yine bu hisle uyanıyorum.
İsteyen de bu yeteneği gece başka dişiyle yatıp, sabah başka dişiyle kalkmak için kullanabilir ; ben de yaptım, zevkli oluyor.

Aramızda bir çırak-usta ilişkisi oturacak...
Bu olayı ''karanlık taraf'' olarak düşünebilirsiniz, tam da oturur aslında.
Şuan kendini dışarı atıp bir dişiyle konuşanlar, farkı az da olsa görebilirler.
Söylediğim gibi, ben harry potter değilim ; ben bir alfayım ve size de öyle olmanın yollarını öğretiyorum.

Unutmayın, yazdıklarım sadece aramızdaki sohbetler ; iyice okuyun ve özümseyin.
Fakat asıl olay ben ve bilinçaltınız arasında...
Sizinle işim bittiğinde, siz de dişilere bunu uygulayacaksınız.
Bir dişi sizden hayatı pahasına nefret ederken, onu sikmeniz için size yalvaracak...
Alfa olmanın tanımı budur.

Sırf muhabbet olsun diye bazen taktiklerden bahsedeceğim, bazen anılara değineceğim, bazen bir alfanın nasıl bir karakter olduğunu betimleyeceğim.
Hiçbirini kafanızda tutup uygulamaya çalışmayın.
Sadece okuyun, sorun, öğrenin ; her şey zamanla gerçekleşecek.
Olay buraya yazdıklarımda değil, olay altyazılarda...
Ve iddia ediyorum ki, bir kişinin dahi işimiz bittiğinde istediği dişiyi tav edememe olasılığı olmayacak.
Tip, kilo, fizik önemli değildir...
Kendimden biliyorum ben, var mı ötesi ?
Geniş omuzlar, ince bel, uzun bacaklar, güzel ve şekilli bir yüz hiçbir işe yaramaz ; en azından bende yaramadı fiziksel olarak kaliteli dişilerde...

Sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.
Biz de egonuzu tamir edip, kendine güveninizi oturtacağız.
Dişilerin ''kezbanlaşma'' aşamalarını yazacağım sizlere, farkı çok daha iyi göreceksiniz ; zaaflarını göreceksiniz.
Düşmanı tanıyacaksınız ve sahip olduklarınızla kalkanlarını hemen indireceksiniz ; hatta o kendi indirecek.
Sizden tek isteğim burada olduğunuzu belli etmeniz, özümsemeniz, sormanız, yorumlamanız, kısacası alabildiğiniz maksimum olayı alabilmeniz...
Gerekirse yazdıklarımı birkaç kez okuyun fakat sonuna kadar sindirin.

Daha önce söylediğim gibi, bu blog sizin...
Tabuları yıkma, taktik verme, olaylardan bahsetme gibi olaylar sadece sizin tahriğinizle olur.
Her şey sizin elinizde...
Hayatınızın değişmesi de, dişiler tarafından aldatılmak da...
Benim cidden umrumda değil ; ben yaşantıma devam ederim.

Bugünlük benden bu kadar...
Yapmam gerekenler var ve sizin de özümsemeniz gereken yazılar var.
O halde birbirimizi tutmayalım...
Ben arada sırada müsait oldukça, zaman buldukça yoklayacağım buraları.