gizli yetenekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gizli yetenekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2013 Cumartesi

Bir alfa nedir bilir misin ölü adam ?


http://www.youtube.com/watch?v=RFS5N_yAGTo
Birazdan paylaşılacak yazıyı bu şarkı eşliğinde okumanızı tavsiye ediyorum.
Kendinize güvenerek, inanarak ve değişimi isteyerek...
Değişimi istiyorsan, aç olmak zorundasın!

Bir alfa nedir bilir misin ölü adam ?
Nereden bileceksin yarram...
Sen yanından bile geçmedin.
Geçtiğini sandığın zamanlar oldu ; fakat ''alfa'' tanımı çok daha farklı...
Ne yaparsan yap dişilere çekici gelmek farklı bir olay...
Karakterini istediğin şekilde değiştirmek farklı bir olay...
Her istediğini yapabileceğini bilmek farklı bir olay...
Misalen, şu kodumunun ortamında dahi bana yavşayan sürüyle dişi var inbox'tan...
Misalen, size istediğim şekilde bir karakter sunabilme yeteneğim var eğlenceli bir şekilde... ''
Diyeceğimi felan mı sandınız amuhagodumun malları ?
Bu olay gerçekten farklı...
Bu olay, mükemmel...
Bu olay, ananızın sizi soktuğu kalıbın çok dışında bir olay.
Bu, hissetmek...
Bu, görmek...
Bu, duymak...
Bu, düşünmek...
Bu olay, daha önce hissedemediğini sana ispatlayacak.
Bu olay, daha önce gerçek gözlerinle hayata hiç bakmadığı gösterecek sana ; bunu garanti ederim.
Bu olay, beni tanımadan önce hayal dahi edemediğin alfanın arzulu haykırışlarını sunacak sana...
Bu olay, bir alfanın düşünce tarzıyla avcılık yapmanı sağlayacak...
Mutlu olacaksın kanka!
Özgüven ve hayat dolu olacaksın!
Yolda giderken göz göze geldiğin dişinin arkasını dönüp dönüp sana baktığına emin olarak yaşayacaksın.
İstesen şu karşı masadaki kızıl afeti o gece bağırtarak çitileyeceğini bileceksin, sonuna kadar Güveneceksin yeteneklerine...
Güvendiğin saçma otoriteler yerine, sen otorite olacaksın!
''Özgüvenliyim fak yea'' diye takılan her türlü erkeğin yanında korkuyla oturuşunu izleyeceksin.
Alfa, farklı...
My7 haklıydı kanka...
Alfa...
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor.
Basit değil, anlaman lazım bunu.
Şu yönde basit değil: önce ananın yüklediklerini aşman gerekecek.
Sana ''Tek dostun ailen'', ''Diğer insanlar öcü ve sana yardım etmezler'', ''İnsanlardan faydalan sadece zaaa'' diyen orospuyu kafanda çürütmen gerekecek.
Ananı sevme demiyorum, sana yaptıklarını ve türünün hakimiyeti için seni sattığını bil.
Bir omega erkeğiyle beraber büyüdüm.
Anası hırsla gibi törpüledi onu ; sana yapıldığı gibi...
O piçe anasının yaptıklarını görüyordum ve çocukken dahi analiz ediyordum.
Ben bunu çocukken yapıyorsam, sen neden yapamıyorsun ?
Yazılarımdan alacağını aldığını mı sanıyorsun ?
Güldürme beni...
O yazılar okudukça değerlenecek.
Her seferinde yeni bir satır arası bilgisi bulacaksın.
Alfa olmak istiyorsan, tek yol bu...
Dişileri halen amaç olarak görüyorsan, bu başlık seni değiştirmez.
Burada boşuna durma...
Ben hayatım boyunca sadece eğlendim.
Hayatımı istediğim gibi yaşadım...
Dişiler için bir şey yapmadım ; bir şey yaptım, dişiler geldi.
Bir dişi için tek bir mimiğimi dahi oynatmıyorum artık...
Onu etkilemeye ihtiyacım yok ; çünkü zaten etkileniyor...
Hayallerini süslüyor, değil mi ?
Sen de yaşayacaksın bunları...
Ayrıca şöyle de bir olgu var: kız kardeşinize sahip çıkın.
Onun kezbanlaşmaması için elinizden geleni yapın...
İyi davranın, sevgi verin ; ne gerekirse yapın.
Bir nesli iyileştirmeyi düşünüyorum ; amacım bu...
Yani size öğretip geçebilirim, fakat çocuklarınızı dahi ben düşünüyorum şuan.
O halde sen de sike sike yapacaksın...
Yapmayacaksan, çıkışa bas ve git.
Popülariteye ihtiyacım yok, okuyucuya da...
Alfa...
Bir alfayı kimse istemez, buna alıştırın kendinizi...
Hayatınızda birçok rakip çıkacak size.
Rakipleri aşmak kolay olacak ; fakat iş yine sende bitiyor.
Alfanı serbest bırakmak zorundasın...
Benim yaşadığım hayatı yaşamak istiyorsan, bunu yapmak zorundasın.
Belki benim kadar mükemmel değilsin ; fakat bu bana asla yaklaşamayacağın anlamına gelmiyor.
Güven...
Güven çok önemlidir.
Yani sen eğer bu başlık altındaki iyi niyetli kardeşlerinle halen birleşmediysen, o halde boşuna buradasın.
Bir alfanın iletişim yetenekleri çok güçlüdür.
''Beni inceleyin'' derken, siz acizlerin övgüsüne ihtiyacım olduğu için değil ; ders almanız açısından söyledim.
Karşı karşıya değiliz, işin büyük çoğunluğu sizde...
Yani beni görmedin...
Yanımda 2-3 gün durup ''alfa''lığı bir köşesinden yakalayan adamlardan olamayacaksın.
Tabularını kendin aşmak zorundasın.
Ya da bir alfa tarafından ezilecek bir beta olabilirsin ; daha az zahmetli olur ve daha az ilgi ister.
İnsanlar, siz onları sindirmediğiniz sürece üzerinize gelirler.
Bu sindirme işlemi, aciz betaların yahut basit dişilerin yaptığı çirkefçe yollardan yapılmaz alfalar tarafından...
Kendine güvenirsin ve ezilirler.
Aklın almıyor, değil mi ?
Zaten almayacak ; bunu hayatın boyunca öğrenemeyeceksin.
Sadece uygulayabileceksin.
Bu yazıyla aklını kavramlarla bloke ederken, bilinçaltına nasıl aktığımı fark etmeni beklemiyorum.
Fakat bunu sen de yapabileceksin.
Hatta şuan akmamam için bilinçaltın kalkan ördü ; fakat bu basit önlemler benim yeteneklerimi durduramaz.
Sen de böyle olacaksın...
Olmak zorundasın.
Doğa, zayıf olanları eler.
Onlar da inci sözlüğe gelip ''bunu çok sık yapmam'' adlı başlığa sarıp alpha'yı eğlendirirler.
Eğer aciz olursan, sadece ve sadece bir alfanın eğlencesi olursun.
Anan bunu söylemedi, değil mi ?
Tahmin etmiştim.
Tabii ki söylemedi.
Yazıyı düzgün okumuyorsun...
Söylediğim gibi: ''Bir alfayı kimse istemez''
Seni istememelerine rağmen onları köpek gibi eğitmek için ise, bana güvenmen şart...
Bana bağlanman şart...
Çünkü benim diğer acizler gibi seni bırakmayacağımı biliyorsun.
O biliyor...
Alfan biliyor...
Ben, senin iyiliğin için buradayım.
My7 haklıydı kanka!
Alfa...
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor...
Ve sen ölü adam, yeni bir hayata başlayacaksın.
İnsanlar sadece basit kumlar olacak ; sen ise o kumlardan kaleler inşa edeceksin.
Bunlar gerçekleşecek, sana garanti ediyorum.
Ben üzerime düşeni yaparım kanka...
Sen ?
İşte bu kısım sorunlu olan taraf...
Ve sen, sorunlu olan parçaysan, elenirsin sadece.
Ben de mükemmel yaşamıma devam ederim ; benim için sadece bir hiçsin.
Kendini toplamadığın sürece de gözümde asla yükselemeyeceksin...
Aşk, dişilerin uydurmasıdır ; bunu biliyorsun.
Fakat bir aşk olacaksa, yaşama aşkın olsun...
Her şeyi başarabileceğin bir hayat var önünde...
Ve ben, alpha...
Seni değiştiriyorum...
Hahahahaha...
Umutlu ol orospu çocuğu...
Çok daha iyi olacaksın...
Durdurulamaz...
Yok edilmek istenen fakat deli gibi arzulanan...
Güçlü olan, karar veren, umursamayan...
Hepsi olacaksın.
Hepsi kanka, hepsi!
Seni durduramayacaklar...
İstediklerini yapacaksın bu hayatta...
İş dünyasındaki lider, flört olaylarındaki çapkın prens...
Ne istersen o olacaksın...
Ne kadar istersen, o kadar olacaksın...
Şaka yapmıyorum, bunu biliyorsun.
İçinde olanı çıkarman için bana ihtiyacın var...
Çıkardıktan sonra da güçlendireceğiz evlat...
Güçlendireceğiz ve seni mükemmeleştireceğiz.
Eğitimin bitince de, hayatında dahi görmediğin büyük ve elit bir ''alfa grubu''nun üyesi olacaksın.
ve ben, my7...
Sana bunu garanti ediyorum.
Şimdiden mükemmel hissetmeye alış ; çünkü ileride bu doz artacak.
Ben mükemmelim orospu çocuğu, sen kaybediyorsun.

26 Mart 2013 Salı

Alpha'yı analiz et.


Hala ilk ödevi soran yahut güven problemi yaşayan moronlar var amına çakim.

İkinci görev: ''Alpha'yı analiz et.''
Yapman gereken ikinci şey bu...
Alpha hakkında analizler, karakter tahminleri, yaşadığı hayat, sevgilisi, dişilere nasıl davranır, erkeklere nasıl davranır, kendine neden güveniyor, kendine güvenmese ne olurdu, hangi konularda üstün senden, insanlardan Hangi konuda üstün, hangi özellikleri onu etkileyici-farklı kılıyor...
Ana başlıkların bunlar...
Bunları ve daha birçok şeyi açıkla.
Üstte bahsettiklerim ve hayal gücünün izin verdiği her şekilde yazabilirsin bu yazıyı.
Beni tanımlamak eğlenceli olacaktır, inan bana...
Elinde bolca malzeme var, uzun yaz yazıyı ; kısa yazarsan dökemezsin içindekileri.
Bir tane başlığa, bir tane unbelievable.my@gmail.com'a kopyala yazdığın yazıdan...
Ben mail adresindekini okuyacağım ; o nedenle göndermen önemli, yazın bana gelmedikten sonra arayacağımı felan mı sanıyorsun ?
Yazarken ıkıntılar olmasın.
Benim kadar samimi ol, aklına geleni yaz ; içindekileri dök.
Fakat liseliler gibi espri yapmaya çalışma ; ciddi ol ve bir görev ciddiyetinde yap, elinden gelenin en iyisini yap.
Bu ödevi asla hafife alma.
Belki de en büyük değişimi bu ödev yapacak sana!
Her ödevin, kişilerdeki reaksiyonu farklıdır ; unutma bunu.
Şimdi, göster kendini!


Beyler analizi hemen yapmayın.
Bir uyuyun, düşünün beni, odaklanın bana...
Zamanla dökün yazıya.
Son zaman yarın gece yarısı...
Yani mailleri tam da o zaman kontrol edeceğim.
Ciddi bir şekilde elinizden gelenin en iyisini yapmadıktan sonra, yapmaya gerek yoktur.
Ayrıca sana ''alfa erkeği''ni tanımla demedim ; "unbelievable my7"ı tanımla dedim.
Diğerini ben yaptım zaten amk...

Not: Halen içinde küçük bir güvensizlik kırıntısı olan, bu başlığın çalıntı olduğunu düşünen ve arka sokaklar'da dahi olmayan kanıtlara rağmen göremeyen orospu çocuğu betalar, artık okumayın amk...

Bu arada şevke geldim, vücut geliştirme-spor yapma olayının faydalarına değinen bir yazı daha yazayım.
Normalde bu hafta bilgi yazısı olmayacaktı, motivasyon yazıları ve ödevler olacaktı ; fakat önemine değinmek zorundayım.
Analarınız da bana değindi zaaaaaaaaaaa.
Bu yazıyı yazmayacak olanlar siktirsin gitsin.
Ben insanların söylediğini umursamıyorum ; artık anlayın bunu.
İnbox'tan övgü akıyor amına çakim, sikimde mi ?
Orospu çocukları yağlıyorlar anca.
Bu farklı bir olay...
Bu, içinizdekileri dökmek adına...
Yani bu iş karşılıklı.
Ben size her şeyi hayatta vermem.
Siz benim amacımın ne olduğunu kendiniz çıkaracaksınız.

Hey ölü adam buraya bak


Ölüsün sen...
Sadece ölü...
Fakat değerlisin.
Ne kadar garip, değil mi ?
Ölü ve değerli olmak nasıl bir his ölü adam ?
Ahahaha...
Seni kullanmaları nasıl bir his ?
Peki bunu öğrendiğinde neler hissettin ?
Kötü şeyler ölü adam, kötü şeyler...
Biliyorum.
Ben de yaşadım.
Fakat alfam üzülmemi engelleyip yeni bir hayat sundu bana.
Sen de böyle yapmalısın.
İşin garip yanı şu: o alfa, sensin.
Ve sen de o...
Yani üzülmemeni sağlamak konusunda alfanın sana yardım edip otomatiğe bağlaması için, önce
üzülmek yerine umursamamayı öğrenmelisin.
Hayat, bir sikme oyunudur.
O halde nasıl iyilik bekleyebilirsin ki ?
Yeri gelecek annen, baban, hatta daha çok değer verdiklerin bile sikecek seni.
Bir saniye dahi üzülme...
Bunlar olağan olaylar...
Herkes senin gibi şanslı değildi.
Herkes benimle karşılaşmadı.
Onların da içsel hesapları var, bunu unutma.
Dişiler, betalar, herkes, evet hem de herkes sana saldıracak.
Bu nedenle üzülme...
En iyi olana herkes saldırır ölü adam...
Göremiyor musun kanka ?
Hayat çok güzel gerçekten.
Yaşamasını öğretiyorum ben burada sana...
Güzel olan her şeyin tozpembe olmadığını öğretiyorum.
Basit, değil mi ?
Umursama...
Liseliye bağla diye söylemiyorum bunu.
Her şeye hakettiği kadar değer ver.
Sen mükemmelsin orospu çocuğu ve asıl kaybeden onlar...
Onları ezmek için ne mi yapmalısın ?
İyi yaşa ölü adam...
Hapşuruk sonrası gelen klişe gibi değil...
Gerçekten iyi yaşa.
Ben bunun için buradayım.
Sen de öyle...
Bir an dahi üzme kendini.
Unutma ; kaybettiklerin, kazanacaklarının habercisidir.
Ben bunun için buradayım.
Bana güven, kendine güven, alfa olma yolunda ilerleyen kardeşlerine güven...
Çünkü bir alpha bile olsan, kendinden sonra tek güvenebileceğin şey takım arkadaşlarındır.
Bu işin ''Her aşamada'' bir takım işi olduğunu kaç kere söylemem gerekli ölü adam ?
Hadi, şimdi hiçbir şey için üzülmeyeceğini söyle kendine.
Hiçbir şeyin senin gibi mükemmel bir varlığı üzmesine izin verme.
Amaçları bu olacaktır çünkü, verme onlara istediklerini...
Sen mükemmelsin orospu çocuğu, onlar kaybediyorlar.

Ahahahahaha...
Aptal orospu çocuğu.
Kendine güvenmen için bir sebep var mı ?
Aklına bir şey gelmedi, değil mi ?
Peki kendine güvenmemen için ''liseliliğin getirileri'' dışında bir sebep var mı ?
Yok lan işte, yok ; öğren bunu.
O halde neden tam da ortadayken kötü olanı seçiyorsun ?
Sana bunu yapmanı anan mı söyledi ?
Kimsenin seni hırpalamasına, üzmesine, eleştirmesine izin verme.
Sen mükemmelsin amk ; var mı ötesi ?
Kimseyi sana akıl verecek konuma sokma.
Kendi hayatın, kendi kararın...
Kendin yaşa ölü adam...
Evet, sen ölü adam...
Sen, değişiyorsun.
My7 haklıydı kanka...
Alfa...
Alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

21 Mart 2013 Perşembe

Anlık psikoloji


İnternete yazdığınızda sürüyle manipülasyon tanımı bulursunuz...
Yok kapıya ayak koyma felan diye saçmalarlar...
Freud reyiz'den bahsederler, milton erickson'dan bahsederler ; ama asla teknik yoktur.
Sizden saklarlar bu teknikleri, çünkü siz koyun sürülerini etki altına almak için liderlerin tek çaresi budur günümüzde...
Ben sizlere bu teknikleri anlatacağım.
Yazdığım her mesajda bilinçaltınıza iniyorum ama amacım farklı...
Yıkmak için inenlerin tam tersi ; ben tamir etmek için iniyorum bilinçaltınıza...
Size bu teknikleri verdiğimde cinsiyet farketmeden, mantığı olan her türlü yaratığı etki altına alabileceksiniz...
İlginç bir bilgi vereyim : manipülasyon delilere etki etmiyor... çünkü onların bilinçleri bilinçaltlarıyla beraber bir Savunma mekanizması oluşturur...
Ayrıca mantık ve analiz yetenekleri de normal bir insanın kat ve kat üstüdür...
Zaten delilerle işimiz yok bizim...
Bizim istediğimiz kızlar, değil mi ?
Ancak şunu da unutmayın : hayatınızın birçok yerinde kullanacaksınız bu teknikleri...
İş görüşmesinde, barda kesiştiğiniz fıstıkla ilk konuşmanızda, öğle yemeğini yediğiniz mekandaki güzel kasiyer kıza hesabı öderken...
Ayrıca direk bilinçaltına etki edebildiğiniz için ister istemez emrinize itaat edecekler.
Ona aşıladığınız düşünceleri kendi düşünceleri sanacaklar...
Bunlar gerçekleşecek merak etmeyin, sadece sabredin ve okuyun... "
Diyebilirim...
Fakat ben bunları otomatik olarak yapan alfayı harekete geçirip, sizleri tabiri caizse hamallıktan kurtaracağım.
Her şey otomatik ve bir o kadar da başarılı olacak.
Benim yapabildiklerimi, siz de yapabileceksiniz.
Alfa çekimi sayesinde, delileri dahi etki altına alabileceksiniz.
Bakın, yeni bir terim de girdi: ''alfa çekimi''...
Belki de tüm yazıyı sadece buna değinmek için yazdım...
Sanane amk malı...



''erdal demirkıran anlatıyordu,
kasiyer bayan ve adam arasında geçiyor konu, adam evli.

adamın karısı kaynanayı sevmiyor, istemiyor. adamın ise bu konuda zaafiyeti var anasını seviyor. bu konu için hanımla kavga bilem ediyorlar.

...

adam bi gün herhangibir yerde kasada hesap öderken; kasiyer bayan , adamın anasının vegibalığını görünce şöyle diyor:

-ne kadar tatlı bir anneniz var , çok şirin.''

Bakın şimdı şu işe: adam kasiyer bayana duygu besliyor gün be gün.
Kasiyer bilmeden adamı zayıf yerine dokundu ve onu etkiledi.
Aynen öyle...
Bilincin, dış dünyaya karşı kullandığı birçok savunma mekanizması mevcuttur.
Ancak sürekli olarak zayıf noktalar olmak zorundadır ; bu bizi insan yapan en büyük özelliğimizdir...
Dış güçler tarafından zayıf noktalara yapılan müdahaleler iki farklı sonuç doğurur:
1-Saldırma
2-Boyun eğme
Yani demem o ki, tam tersi de olabilirdi ; yine şans faktörü etkin burada...
Kasiyer ''-Ne kadar tatlı bir anneniz var , çok şirin.'' dediğinde, ''Sanane be kadın, sen işine bak.'' da denilebilirdi...
Anlık psikolojiyle alakalı bir konu denilebilir...
Fakat, biz işimizi şansa bırakmadan anlık psikolojiyi kendimiz seçeceğimizden böyle bir problemimiz olmayacak...
Ancak ders çıkaracaksan, çıkaracağın ders şu olmalıdır : önce analiz et, sonra harekete geç ki hangi oltayı ve yemi kullanabileceğini belirleyebilesin...
Yani tuğçe diye bir kız var diyelim... Facebook'ta her bağlantısı en az 10 erkek beğeniyor, yorumların altında erkeklerle çok samimi konuşuyor, ortamlara katılıyor, erkeklerle çok yakın ve sürtük bir tip...
aynı zamanda bir de yarra var... (Şaka değil, bir arkadaşımın sevgilisinin adı yarra ve ona yarraam diye hitap ediyor.)
Bu kızın facebook'u bile yok...
Kızlar arasında takılıyor, erkeklerle tuğçe kadar içli dışlı değil.
Ortamlara girmiyor ve genel olarak asosyal diyebileceğimiz bir tip...
Bu ikisini aynı şekilde etkilemek imkansızdır...
Nasıl ki bir köpekbalığı ve bir alabalığı aynı yem-oltalarla tutamıyorsak, burada da o muhabbet geçerlidir...
İkisine de farklı yöntemlerle yaklaşılması, farklı davranılması ve farklı manipülasyon teknikleri kullanılması gerekmektedir.
Ve alfa, bunları size zahmetsiz olarak yapar.
Sizden tek istediği özgürlüğüdür!
Ve bunun için bana ihtiyacınız var, bu başlığa ihtiyacınız var, kendinize inanmanıza ihtiyacınız var...


İki kız tipi daha düşünelim...
Bir kız var, bunun da adı tuğçe olsun amk...
Fakat bu tuğçe ailesi tarafından elbebek, gülbebek büyütülmüş ; ailenin gözbebeği, annesi ve babası sürekli Arkasında, derslerini yahut işine çok önem veren, inek denilebilecek ama güzel de bir kız...
Kızlar içinde çok sosyal ama erkeklerle o kadar içli dışlı değil...
Bu seferki yarra'nın ise annesi ve babası sürekli kavga ediyor ; onu hayatlarını boyunca pek siklememişler...
Hiçbir işinde arkasında durmamışlar, bu nedenle yarra dersleri yahut işi sallamıyor.
Partiden partiye gidip kucaktan kucağa gidiyor ; türk abazası sayesinde egosunu tatmin ediyor...
Ancak tuğçe düzeyli arkadaş gruplarına giriyor ve 1-2 tane sevgilisi olmuş bugüne kadar...
Yarra ise akşam yattığı çocuğun suratını sabah unutan bir tip...
Yarra seksi önemsiz bir şey olarak görüyor ; tuğçe için ise aşılması gereken çok önemli bir yol bu...
Yarra yaşadığı olayları siklemiyor ; tuğçe ise çok kafasına takıyor ve en sonunda suçun kendisinde olduğunu reddederek rahatlıyor...
Yarra gayet gerçekçi, artık her bir sikimi biliyor hayatla ilgili ama gereğini yapmıyor.
Tuğçe ise hayalperest bir yapıda, beyaz atlı prensini bekliyor ama aynı zamanda yeteri kadar gerçekçi...
Siz yine bu iki kıza aynı taktiklerle yaklaşamazsınız...
Çünkü her gelişim evresinde farklı şeyler yaşadılar ve dünyaya bakış açıları çok farklı...
Tuğçe erkeklere çok farklı bir gözle bakarken, yarra ise erkekleri siklemez bir durumda...
Biz onları çok basit 3 farklı algı çeşidi ile sınıflandıracağız ve algı çeşitlerine göre isim alacak olan 8 tipten birine yerleştireceğiz...
Ve o tipin ''hoşlandıkları, hoşlanmadıkları, sekste neyi sever, erkeğin duruşu nasıl olmalıdır'' gibi birçok olayı öğrenip ona göre davranacağız.
Ve kadın genleri coşacak, yine aynı beyin ve hormon muhabbeti olacak...
Kız sizi ''alfa erkeği'' olarak görecek ; bunun meali ''beyaz atlı prens'' oluyor...
Şunu unutmayın : dişiler, yapıları gereği gruptaki en baskın erkeği seçmeye programlanmışlardır...
Ancak baskınlık çok farklı bir mantalitede kullanılmıştır burada...
Kimine göre baskın olan asosyal piçtir, kimine göre ise yavşak ibne...
Bunların hepsini size verdiğim tiplerde göreceksiniz ve kızları anlamak, çözümlemek, tavlamak artık sizin için gta turk city oynamaktan bile daha kolay bir hale gelecek...

Otomatik işleyen bir sistem olacak ; fakat ben yine de size manipülasyon olayını da vereceğim.
Olur da ''manuel'' sevenler çıkar.
Fakat ''alfa çekimi'', çok daha farklı bir olaydır.


Yarın size ''dişilerde hiyerarşi'' ve ''dişi-erkek ergenliği''ni anlatacağım.
Sonraki yaklaşık bir hafta ''yazı yazma-saha-test-kaltak testleri yap'' ödevleriniz olacak ve yazı paylaşmayacağım...
Simdi, size yüklediğim şeyleri ister istemez kağıda dökeceksiniz ve yazdıklarınızın mükemmelliğine sizler dahi şaşıracaksınız.
Fakat, bu işte en belirgin etken yine sizin isteğinizdir ; unutmayın.

11 Mart 2013 Pazartesi

Farkındalık...

İçindeki alfayı dışarı çıkarıp, potansiyelinden tam olarak faydalanmanı sağlayacağım.
''Arkadaş olarak görülen'', ''aman o mu ? boşver onu'' denilen basit erkeklerden olmayacaksın daha dazla...
Sikik psikoloji kitapları yahut kodumunun bloglarındaki ''kız tavlama taktikleri''nin aslında nasıl bir Saçmalık olduklarını göreceksin.

Öncelikle dişiler ve erkekler farklıdır.
Bunu zaten biliyorsunuz ; fakat bizim amacımız asıl farkları keşfetmek ve bunların altındaki sebepleri Aramak...
Daha önce de söylediğim gibi, sadece enteresan bilgiler vereceğim ben size ; gerisi zamanla Mükemmel değişiminizi tamamlamanızla olacak.
Sadece özümseyin...

Her dişi aslında çok basittir.
Onları karmaşık kılan ise hayatın sizin alfa yeteneklerinizi sikip atmasıdır.
Onu okuma yeteneğin yoksa, nabza göre şerbet veremezsin...
Empati yeteneğinizi biraz da olsa kullandığınızda gözünüze çarpması gereken ilk olay, her dişi Kevaşenin aslında her abaza erkek gibi seks-aşk-mutluluk gibi olaylara bağımlı olması olayıdır.
Fakat buna rağmen bu huurlarda abazalık belirtisi görmezsiniz...
Sağlıklı olan her dişi kendisine telkin edildiği üzre kendini ağırdan satacaktır.
Dişiler, mükemmel bir şekilde rol keserler.
Yani, en güçlü anlarında ''yardıma ihtiyacı olan prensesi'', en aciz anlarında ise ''çin prensesi''ni Oynayabilirler size...
Çünkü onlar erkekleri köleleştirmek için yetiştirildiler...
Okuduğu her masal, dinlediği her aşk şarkısında kendisinün üstün taraf olduğu kakıldı kafasına...
Annesi sürekli onu korudu kolladı ; erkek çocuklarına karşı dikkatli olmasını söyledi felan...
Annesi onu erkeklere karşı bu denli mükemmel bir biçimde şartlarken, sen çok geri kaldın.

Neden geri kaldın ?
Çünkü senin basit oyunlara yahut adaptasyonlara ihtiyacın yoktu...
Sen erkek çocuktun ve güçlüydün.
Fakat o güçsüz ve sinsiydi...
Işi sinsiliğiyle halletmeyi annesi ona öğretti ve o da işe koyuldu.

Neden alfa yeteneklerinin sevgi smaç basıldı ?
Neden dişilere kur yapamıyorsun ?
Çünkü seni yetiştiren de bir dişi...
Çevap ne kadar basit, değil mi ?
Dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek neslin tam olarak erkek-alfa olmasını beklemek onlara Haksızlık olur.
Babanla beraber ava gitmiyordun, evde annenle beraber evcilik oynuyordun...
Şimdi anladın değil mi farkı ?
Tabii ki anladın.
Eski çağda yaşamadığımız için, değişime fazla açık olmayan alfa köreldi ; fakat değişimin ta kendisi Olan kevaşe dişiler yükselişe geçti.
Binlerce yıldır ''şövalye, padişah, imparator'' olan erkek, son yüzyılın çeyreğinde bir toplumsal Baskıdan am gramı başına 5 oktav korkan kevaşelerin önünde boyun eğmeye başladı.
Peki dişiler bu cürreti nereden edindi ?
Onlara hadlerini bildirecek bir alfa erkeği yoktu. (buradaki had bildirmeyi kafa göz dalmak anlayan Barzo, terket blogu...)

Annen de bir dişi...
Fakat o suçlu değil.
Çünkü senin yeteneklerini körelten onun bilinçaltının ona yaptığı baskıydı.
Dişiler, erkeklerden nefret eder ; ve mutlu birliktelikler alfa olmadığınız sürece yoktur.
Peki neden ?
Neden dişiler erkeklerden nefret eder ?
Cevap yine çok basit: senden daha iyisini etrafında istemezsin.
Dişinin hormonları izin vermez buna...
İş bahsettiğim üzre bilinçaltında daha da bir teferruatlıdır.
Dişiler, erkek düşmanları olarak doğarlar ve anneleri de bu nefreti körükler ; senin annen ise bu Nefreti bastıracak özelliklerini törpüler.

Annen seni neden sevdi ?
Bu çok açık, hiçbir yerde rastgelmemen dahi çok ilginç...
Annen hayatındaki ilk dişi modeliydi, seni sevdi, sardı sarmaladı, sıçtın temizledi, acıktın doyurdu, Sana karşılıksız sevgi verdi.
Babasının hayrına mı verdi amuhagoduuum ?
Tamam sakinim.
Annen seni çok sevdi ; çünkü hormonları ve bilinçaltı ona seni sevmesini söyledi.
Senin ''sen'' olman, onun seni sevmesindeki sebeplerden birisi bile değil.
Şuan hayatta annenin en nefret ettiği kişi senin yerinde olsaydı, onu deli gibi sevmeyecek miydi ?
Yani, annenin sana aşıladığı dişi modeli gerçek değil.
O sana sadece büyümende yardımcı oldu hormonları sayesinde ve büyütürken de törpüledi.
Sen de bunun farkında olmadan tüm dişileri hayatındaki ilk dişi rolü olan annenle değerlendirdin, Sürekli yanıldın.
Annenin seni sevme sebepleri arasında sen, en son sırada bile olamayacak kadar önemsizsin.

Kafandaki dişi modelini parçala...
Çünkü onlar gerçekten değersiz ve bencil, seninle işim bittiğinde olan her ilişkinde bunu görüp '"Adam haklıymış amk'' diyeceksin, garanti ettiğim şeylerden birisi de bu.
Bir köpeğe yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman bu tanrı olmalı'' der.
Bir kediye yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman ben tanrı olmalıyım'' der.
İşte bu yüzden çoğu toplumda dişiler kedilerle özdeşleştirilir ; iki taraf da nankör, bencil, sinsi ve vahşidir.
Fakat o vahşilik, alfa erkeğin vahşiliği yanında sönecek ve onun hakimiyetine girecektir.
Alfa kavramı her şeydir...
Çekip çeviren, soyların devamını sağlayan, tam bir mükemmellik abidesi.
Hayvanlar bunu kavgayla seçerler genelde.
Fakat insan zaten alfa olarak doğar.
Tek yapman gereken onu serbest bırakmak...

İyi ve evliliği hak eden dişiler var mıdır ?
Sevecen ve anaç olanlar, çok iyi hissettirenler var mıdır ?
Yoktur...
Sadece rol keser.
Söylemiştim, çabuk unutuyorsun.
Fakat senin unutman sikimde değil ; muhatabım bilinçaltın ve o asla unutmaz.
Sen sadece genelkültür kazanıyorsun ; o ise gerçekliğini...

Direkt olarak altın vuruş yapmayalım.
Bugünlük bu kadar yeter ; yarın yine yardırırım buraya...
Sorusu olan, merak ettiği bir konu olan, dişiler konusunda yardım isteyen sadece yazsın ; gördüğümle ilgileneceğim.

Ben şuan seninle konuşurken bile seni değiştiriyorum.
Diyelim ki yarıda bıraktım...
Senin gelişimin bununla durmaz.
Ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.
Ben olayım ya da olmayayım, belirli bir seviyeden sonra zaten kendin bile durduramayacaksın Mükemmel oluşumunu...
İçinde bir alfa var ve biz sadece onu uyandırıyoruz ; ben asla fazlasını yaptığımı iddia etmedim.
Yarıda bırakmayacağımı da biliyorsun...
Fakat bir bahaneye ihtiyacın var.
Kaçmak ve kurtulmak adına bir bahane lazım sana...
Çünkü alfalıktan korkuyorsun ; çünkü törpülenen yeteneklerinin ilgini çekmediğini sanıyorsun, çünkü Çevren gerçekten başarılı olmuş senin müthiş gelişimini durdurma konusunda...
Eğer bahane arıyorsan -ki arıyorsun-, ''evet yarıda bırakacağım zaaaaa'' dediğimi varsay.

Alfamla yüzleşip bütünleştiğim gecenin sabahı, hiçbir çabam olmadığına rağmen iki dişi bana telefon numarasını vermişti.
Ben farkına sonra varacaktım ki, beden dilim-beynimin yaydığı dalgalar-ses tonum, kısacası her şeyim ''Ben alfayım ve sen de benim köle kadınımsın'' imajı veriyordu dişilerin bilinçaltlarına...
Onlar da dayanamayıp bana geliyorlardı ve ben mıknatıs gibi dişi çekiyordum.
Normal yaşantıma devam ediyordum aslında.
Sadece daha özgüvenli, mutlu ve asla kafasına basit olayları takmayandım kendime göre ; yani alfa Oluşum bana bunu kazandırmıştı.
Fakat olay bununla sınırlı değildi.
Tüm mimik-jestlerimin değiştiğini ve doğruya göre alfam tarafından programlandığını anlamam uzun Sürmedi.
Yaptığım tek olayda, aldığım her yudum kahvede, ağzıma arkaürdüğüm her çatalda ''ben alfayım ve sen bana boyun eğeceksin''i aşılıyordum insanlara...
Hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.
Ben bunu asla onları sindirmek için kullanmadım fakat onları çizgileri içinde tutan beni koruyan alfamdı aslında.
Ne kadar müthiş bir his olduğunu hayal dahi edemediniz, değil mi ?
Ben her gece bu hisle sevgilimin yanına yatıp, sabah da onunla yine bu hisle uyanıyorum.
İsteyen de bu yeteneği gece başka dişiyle yatıp, sabah başka dişiyle kalkmak için kullanabilir ; ben de yaptım, zevkli oluyor.

Aramızda bir çırak-usta ilişkisi oturacak...
Bu olayı ''karanlık taraf'' olarak düşünebilirsiniz, tam da oturur aslında.
Şuan kendini dışarı atıp bir dişiyle konuşanlar, farkı az da olsa görebilirler.
Söylediğim gibi, ben harry potter değilim ; ben bir alfayım ve size de öyle olmanın yollarını öğretiyorum.

Unutmayın, yazdıklarım sadece aramızdaki sohbetler ; iyice okuyun ve özümseyin.
Fakat asıl olay ben ve bilinçaltınız arasında...
Sizinle işim bittiğinde, siz de dişilere bunu uygulayacaksınız.
Bir dişi sizden hayatı pahasına nefret ederken, onu sikmeniz için size yalvaracak...
Alfa olmanın tanımı budur.

Sırf muhabbet olsun diye bazen taktiklerden bahsedeceğim, bazen anılara değineceğim, bazen bir alfanın nasıl bir karakter olduğunu betimleyeceğim.
Hiçbirini kafanızda tutup uygulamaya çalışmayın.
Sadece okuyun, sorun, öğrenin ; her şey zamanla gerçekleşecek.
Olay buraya yazdıklarımda değil, olay altyazılarda...
Ve iddia ediyorum ki, bir kişinin dahi işimiz bittiğinde istediği dişiyi tav edememe olasılığı olmayacak.
Tip, kilo, fizik önemli değildir...
Kendimden biliyorum ben, var mı ötesi ?
Geniş omuzlar, ince bel, uzun bacaklar, güzel ve şekilli bir yüz hiçbir işe yaramaz ; en azından bende yaramadı fiziksel olarak kaliteli dişilerde...

Sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.
Biz de egonuzu tamir edip, kendine güveninizi oturtacağız.
Dişilerin ''kezbanlaşma'' aşamalarını yazacağım sizlere, farkı çok daha iyi göreceksiniz ; zaaflarını göreceksiniz.
Düşmanı tanıyacaksınız ve sahip olduklarınızla kalkanlarını hemen indireceksiniz ; hatta o kendi indirecek.
Sizden tek isteğim burada olduğunuzu belli etmeniz, özümsemeniz, sormanız, yorumlamanız, kısacası alabildiğiniz maksimum olayı alabilmeniz...
Gerekirse yazdıklarımı birkaç kez okuyun fakat sonuna kadar sindirin.

Daha önce söylediğim gibi, bu blog sizin...
Tabuları yıkma, taktik verme, olaylardan bahsetme gibi olaylar sadece sizin tahriğinizle olur.
Her şey sizin elinizde...
Hayatınızın değişmesi de, dişiler tarafından aldatılmak da...
Benim cidden umrumda değil ; ben yaşantıma devam ederim.

Bugünlük benden bu kadar...
Yapmam gerekenler var ve sizin de özümsemeniz gereken yazılar var.
O halde birbirimizi tutmayalım...
Ben arada sırada müsait oldukça, zaman buldukça yoklayacağım buraları.