Mutlu olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutlu olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mart 2013 Salı
Vücut, zihnin dışa yansımasıdır...
Beyler, şimdi biraz empati yapacağız ; cüzzi miktarda...
Herhangi bir insansınız ve karşınıza iki tip getirdim.
Birisinin giyim tarzı kötü, iyi kokmuyor, çok şişman ve vücudu yağlı...
Diğeri ise geniş omuzlu, ince belli bir fitnessçı ve giyimi-kokusu iyi ; çok formda...
Hangisi daha güvenilirdir ?
Siz hangisine daha çok güvenirdiniz ilk izlenimde ?
Ya da hangi adam kendinisine daha çok güvenerek, dolaylı olarak sizin de ona güvenmenizi sağlardı ?
Bu sorular verilecek tek bir mantıklı cevap var elbette.
Bir alfanın enstrumanı vücududur ve bakımını yapmak zorundadır.
Çünkü sen çok daha fazlası olabilirsin ; fakat seni temsil eden vücudundur.
Abartılı olmayan ve sıkı bir vücut daima işe yaracaktır.
Size burada program da paylaşabilirim sıkı bir vücut adına ; fakat öncelikle tabularınızı aşmalısınız.
Evet, bu sporda da birçok tabu vardır ; toplum size ''kaslar sonradan sarkar'' felan diye yükler amına çakim.
Sırf iyi görünmeyin istedikleri için...
Erkeğin ne olduğunu hormonları belirler ve sporcu şahsın testesteron hormonu üst seviyelerde olacağı için daha ''Erkeksi'' olur ; dişileri etkiler.
Her şeyin hormonal ve elektriksel bir süreç olduğundan bahsetmiştik zaten...
Sen vücuduna bakarsan, o da sana bakar ; bu kadar basit...
Formda olmayan bir alfa olamaz.
Yani ''Kendinden emin-özgüvenli-umursamaz'' olmak ''alfa'' tanımı olmak için yeterli değildir, bunu anladınığınızı biliyorum.
Alfa, her açıdan tamamlanmış insan modelidir.
Mental, fiziksel, duygusal açıdan kusursuz bir oluşumdur.
Ayrıca takım oyunları, alfa olmanızı etkiler.
Misalen bir futbol takımında ''başı sizin çekmeniz'', size daima başı çekebileceğiniz konusunda kanıttır.
Beyin, ne isterseniz onu verir.
Yani hayal ve gerçeği ayırt edemez ; bilinmeyeni oluşturamaz.
Sen ne verirsen, o olursun.
Her sabah kalktığında, aynaya baktığında, yatarken ''ben mükemmelim'' dersen ; mükemmel olursun.
Zaten şuan problemler yaşaman, ananın sana çaktırmadan ''sen mükemmel değilsin'' telkini vermesinden dolayıdır.
Ayrıca şöyle bir olay var:
Bir adam köpekbalıklarını transa sokup ehlileştirmeye çalışıyor.
Bu konuda dünyayı gezip uzmanlarla görüşüyor ve uzman bir dişi şunu söylüyor: ''Sen sakinsen, beyninin yaydığı elektrik dalgaları ve hormonlarının yaydığı enerji de köpekbalığını sakinleştirir.''
Yani, sporcuysan ve hormon çalışımın düzenli-yüksek tempodaysa, dişinin hormon düzeyini de yükseğe çekersin.
Ve bu da istemsiz olarak gelen ''cinsel gerilimi'' sağlar.
Zaten ödev haftasından çıktığımızda ''alfa çekimi'' hakkında yazılar yazacağım ; fakat şuan istemsiz olarak yine de bir nebze yaptığınız bir olay bu...
Vücut geliştirmekten kastım da aşırı derecede kaslanmak değil.
Daha önce de bahsettiğim gibi, sıkı ve aynaya baktığınızda ''amman tanrım bebek'' diyebileceğiniz bir vücut.
Fakat bu spordan mucize beklemeyin!
Gerçekten estetik bir vücuda sahip olmak rahat 1 yıl sürecektir.
Acelemiz yok...
Yani illa ki salona gitmeye gerek yok bahsettiğim vücut için...
İki tane hafif ağırlık dumbell ve vücut ağırlığınız yeterli...
Güzel bir diyet ve nabzı hızlandıran kardiyovasküler egzersizlerle desteklenmeli...
Diyet, aç kalmak değildir ; bizim kezbanlar böyle anlar.
Diyet, yediklerini seçerek doymaktır.
Bu konuda da kültürlenmek adına ''bodyforumtr''yi ziyaret edin.
Alpha kültürlüdür beyler ; unutmayın.
Okur, araştırır.
Bana ''Her şeyi bilen kişi'' olarak bakar çevrem...
Tanıştığım insana da ilk dakikada gösteririm bunu.
Size beş tane kitap ismi de vereceğim...
Lan gerek yok ; fakat maksat okumak, farklı adamlar ne bok yemiş görmek...
Ben okumadım ; ben de okuyacağım onları.
Fakat onları sonra vereceğim.
Yani, bu olay komple bir olay...
Size sağlam alışkanlıklar kazandırıp, hayatınızı ve alfanızı geri vereceğim.
Ve bunlar kesinlikle basit işler, kolayca olacak işler...
Çevreniz sizi o kadar manipüle etti ki güzel bir yaşamın zorluğu konusunda, bir süre sonra sizin de umudunuz kırılmaya başladı.
Ben burada sizin hastalıklarınızı tedavi ediyorum.
Ve sizler de, güvenmek zorundasınız.
Etiketler:
alfa erkeği,
Arzulanan kişi,
Bunu Çok Sık Yapmam,
estetik vücut,
Kendini bulmak,
Manipülasyon,
Mutlu olmak,
Mükemmellik,
sıkılaşma,
spor,
they call me alpha,
unbelievable my7,
vücut geliştirme
21 Mart 2013 Perşembe
Bir erkeğin bu hayatta yüzleşmesi gereken şeyler vardır...
Fakat bir alfa-omega, yapısı gereği çabuk güvenir.
Bunun sebebi, yetiştirilişindeki kusursuzluk ve aile hayatındaki güven prensibidir.
Yapacağınız en zor olay, her söylenene inanmamaktır.
Yarın açıklanacak olaylardan sonra, ''alfa olma ödevleri'', ''kendi saha raporlarım'', ''kendi değişimimde yaşadıklarım'', ''dişilerden aldığım tepkiler: öncesi ve sonrası'', ''erkeklerden aldığım tepkiler: öncesi ve sonrası'' gibi eğlenceli konulara değineceğim.
Bilinçaltınızın verdiğimden haberiniz dahi olmadığı bilgileri özümsemesi zaman alır.
Ben hepsini bir gecede yazsam, yine en sadık yariniz sağ eliniz olacaktı.
Ki, daha anlatılacak çok ve zevkli olaylar ; verilecek ödevler, karşılıklı yapılacak çalışmalar var.
Yarından sonraki gün, ilk ödeviniz gelecek.
Ben size ''1 haftada am gibeceksiniz ov yeaaaa'' deseydim, saçma olurdu.
Am basit ve sıkıcıdır beyler ; asıl eğlencenin hayat olduğunu ve dişilerin pastanın üzerindeki çilek olduğunu Göreceksiniz, yavaş yavaş da görmeye başladınız.
Sabırsızlanmayın ; bu bir süreçtir ve katlanılması gerekilen bir yol elbette var.
''Everyone wants happiness, no one wants pain ; but you can't make a rainbow, without a little rain'' felsefesini bana kazandıran dişime de buradan selam olsun!
Unutmamanız gereken en önemli üç şey:
1-betalara güvenme.
2-dişilere güvenme.
3-kendine güven.
Böyle olduğunda, sorunlar aşılacaktır.
Bu arada altın vuruş tek başına bir şey değil ; yüklediklerimle bir takım o...
Yüklediklerimi çalıştıracağım enerji...
Bir saate takılan bir pil gibi olacak ; o saat de tıkır tıkır işleyecek.
Ayrıca, altın vuruşun olacağı gün, emin olun bunu anlarsınız.
Asıl değişim, kesinlikle ödevlerle birlikte gelecek.
Bazı şeyleri daha da iyi göreceksiniz, kendiniz uygulayıp göreceksiniz lan en azından...
Ne kadar farklılaştığınızı ilk kez farkedecek ve kendi değerinize varacaksınız.
Saha görevleri zevklidir ; bir piç ilk saha görevinde milli olmuştu.
Yani sizin kendinize inanmanıza bakıyor her şey...
Tekrarlıyorum: yüz yüze değiliz.
Altyazı geçse dahi, bilinçaltı bazılarını istemeyecektir ; siz de tekrar tekrar okuyarak ona patronun siz Olduğunu göstereceksinizdir tabii ki...
''Değişim, istekle gelir'' olayı budur.
Değişmeyenleri de toplayıp, özel olarak ilgileneceğim.
Büyük bir sorumluluk ve iddialı, farkındayım.
Fakat çoğu iddiamı yerine getirmemden bunu da getireceğimi görebildiğinizi düşünüyorum.
Size kazandıracağım farklı bir perspektif olacak demiştim.
İşte o perspektiften içeri uzattınız başınızı...
Cesareti olmayıp geri dönenler oldu.
Ya siz ?
Dostlar, iş nedeniyle benimle 4 gün takılması gereken bir herif vardı.
Çok asosyal ve ezik bir omegaydı...
3. gün milli oldu ; asla karı-kız felan konuşmadım bu herifle.
Bu pozitif nlp işi bende artık otomatik ; yani muhabbet ettiğim herkeste oluyor.
''Anlat amuha goduuum'' diye çocuklaşmayın ; ben gerekeni yapıyorum zaten.
Farklı perspektife geçirecek şeyler anlatırken, altyazılı olarak da ekiyorum sizlere her şeyi...
Muhabbetle de pekiştiriyoruz, bir alfayı yakından tanıyorsunuz.
İşe yaramayacak ve saçma taktikler isteyen ''pick up art'' isimli bloglara akabilir.
Amk artık biraz insan olun ve yüzlerce kez yaptığım işe karışmayın.
Bu son açıklamaydı bu konuda...
Beyler, alfa olunca ''ben kız gibmem varken oyun oynamam'' felan ayaklarına girip özgüvenle bilgisayar oyunlarını bırakmayın.
Vakit bulur bulmaz creed 3, prototype 2, napoleon total war, black ops 2 ve çıkar çıkmaz da crysis 3'ü almayı planlıyorum...
Bilgisayar oyunları, candır beyler...
Kesinlikle orada tecrübe edindiğiniz olaylar sizi değiştirir.
Gidip ''amnesia: the dark descent'' oynamayın tabii ki...
17 Mart 2013 Pazar
They call me... my7...
Kendimden biraz bahsedeyim, olacağınız adam tasvirini iyi yapın.
Bakın şimdi götelek herifler, bazen geceyarısı uyandığımda felan kız arkadaşımı beni izlerken buluyorum.
Düşünsenize, hayran hayran bir dişi beni izliyor ; üstelik bir altın dişi...
Önceki ''Ben''de böyle bir şeyin olması imkansızdı.
Dişilerle ilişkilerim bir seviyeden sonra tıkanırdı ; gidemezdim daha fazla...
Fakat artık istediğimi sikebildiğimi söylememe gerek yok sanırım.
Dişi bir kasiyere para öderken dahi gözlerindeki parıltıyı görmek, hayata gerçekten bağlanma sebebi...
Yahut sizi yolda gören ve hiç tanımadığınız tüm dişilerin abaza abaza sizi kesmesi, farklı bir olay...
Size kendini ağırdan satan kevaşeler, bana kendilerini siktirmeye çalışıyorlar.
Onlarla ilgilenmem için türlü şebeklikler ve çocukluklar yapıyorlar.
Saygılı ve çok da ılımlılar...
Kendimden her konuda eminim ; çünkü aksi için bir sebep yok.
Bazen bir kafeye gidip 4-5 kişilik dişi gruplarının yanına çekip sandalyeyi oturuyorum ; hepsiyle flört ediyorum.
Reddetmek gibi bir şansları elbette yok.
Çünkü köpek gibi eğleniyorlar ve cinsel cazibeme kapılıyorlar.
Kendine güvenli tavırlarım tahrik ediyor onları...
Onlarla dalga geçmem onlara özel hissettiriyor.
Ne kadar değersiz olduklarını gösteriyorum ve yapmaya çalıştıkları testleri yüzlerine vurunca da ''Nasıl bizi bu kadar iyi tanıyorsun?'' soruları yöneltiliyor bana.
Erkeklerle ayrı bir durum var zaten...
Ben ortamda yokken yardıran betalar, ben gelir gelmez ses kesiyor ve yanımda alçalıyorlar.
Ortamlarda benim istediğim yapılıyor fakat ben bunu kötü bir şekilde kullanmıyorum.
İşim gereği sürüyle arkadaşım var ve hepsiyle diyaloğum mükemmel ötesi diyebilirim.
Bana güzel pasta-kek-kurabiyeler yapan dişiler oluyor, kabul ediyorum tabii ki...
Bu arada orospular cidden yemekten anlıyorlar.
Ortamda aranan adam olmak güzel ; fakat alfa olmak daha güzel...
Kendimle alakalı bir güven sorunum asla yok...
Beni yeni gören dişiler 40 yıllık dostmuşuz kadar samimi oluyorlar bana karşı ; çünkü özlemişler bir alfayı, belli bu...
Bunlar yazıyla anlatılanlar ve sadece ağzınıza bal sürmek amacıyla anlattığım küçüçük bile denemeyecek bir bölüm.
Kendiniz tecrübe edeceksiniz zaten.
Bir gün arkadaşlarla oturuyoruz bir kafede...
Dondurmaya dayanamam amk.
Mekanın dondurması güzel, kendileri yapıyorlar diye hatırlıyorum.
İstedim dondurma...
Lan sikimde olmaz, canım milkshake istedi ; onu da istedim.
Dondurmayı halen yiyemem.
Ağzım burnum dondurma olur ve bir şey içerken üzerime çokça dökerim.
Üzerime döktüm, ağzım burnum aktar gibi dondurma oldu fakat o gün hiçbir çaba sarfetmememe rağmen iki tane dişi bana telefon numarasını verip gitti mekandan.
Ben de garsonlara verdim tabii...
Yani, ben eğlenceme bakarım.
Dişiler için kendinizi kasmanızı söyleyen kodumunun başlıklarından değil bu.
Ne istersen onu yap, amdan bol bir şey yok dışarıda...
Bu yazıyı yazma sebebim ''Fak yea dondurma yiyemem'' yahut ''Bakın amlılar bana geliyor hell yeaa'' değil.
Dişilerin özgüvenlerini buradan onlara seslenerek takdir etmek adına yazdım.
Tabii bu benim garizmatik olduğum gerçeğini değiştirmez.
Ammmına gorum.
Şunu unutma : olayları bilmen, sadece durum farkındalığı yaratır.
Bazen içgüdülerini bastıramazsın... '
Açıkladım fakat tekrarlıyorum.
Yaşantılar, beyinde nöral ağlardır...
Yani sen bir dişiyle ne kadar vakit geçirirsen o kadar nöral ağ yapılır.
Fakat, işin bir de hormonal durumu vardır...
Sen abaza olduğundan, dişinin yanındayken testesteronun gözüne vurursun ve nöral ağlar daha bir sıkı şekilde örülür neo-korteks'e...
Bu kadar nöral ağ sonucunda beyin şöyle düşünür: ''Var bir hikmeti ki bu saçma dişi hakkında birçok nöral ağ bulunuyor.''
Ancak o senin abazalığını denklemin dışında tuttuğu için böyle bir yanılgıya düşer.
O dişi daha özel algılanmaya başlanır ve ananın anlattığı hikayelerde de her erkek ''aşık olduğu'' için, sen de adını koyamadığın bu olaya ''aşk'' dersin.
Oysa ki sadece, beta-omega olmandan dolayı dişinin kalkanlarını yıkıp seni cazibesiyle ve 100 gram etle oynatması olayıdır.
Sonra seni gibtir eder ve sen üzülürsün ; nöral ağlar daha da derinleşir.
Fakat onu unutmaya kararlısındır ; fakat nöral ağlar yavaş silinir.
Unuttuğunu sanarsın, ancak nöral ağlar asla tamamen silinmez...
Onu her gördüğünde tekrar hatırlanır ve beyin tekrar canlandırır o anıları.
Sen de tekrar aşık olduğunu sanarsın.
Aşk acısı budur, bitmez...
Tek bir bitiş yolu vardır, onu da altın vuruşla aşacağız.
Beyler, olaylar kopuk gidiyor ; bunun farkındayım.
Fakat bilinçaltı böyle işler.
Sizi bir şeylerle meşgul etmek zorundayım, siz de kendinizi yazılarla meşgul edin.
Mantık aramak yerine güvenip özümseyin...
Söylediğim üzre hiçbir şey havada kalmayacak.
Her şey gözler önüne serilecek.
Ve bunu benim yöntemimle yapacağız.
İşine gelmeyen, çakma kitap taktikleriyle dolu kasıntı başlıklara gidebilir ; saygı duyarım. (yazar burada ''Sikimde olmazsınız yarrahlar'' diyor, arz ederim)
Altın vuruş ne diye soracak olanlar için ; yüklediğim tüm taktik-özgüven-beden dili makyajları'nı harekete geçireceğim komut...
Sonra uyuyup uyanacaksın ve taşakların kapıya sığmayacak.
10 Mart 2013 Pazar
Bunu Çok Sık Yapmam
Fakat bu sefer bir istisna olacak.
Çevrende yatmak istediğin ne kadar dişi varsa statüsüne, tipine, parasına bakmadan sırala onları...
Çünkü seninle işim bittiğinde hepsi kölen olmuş olacak.
Yeteneklerini keşfettiğinden beri hoşuna giden her dişiyle yatan birisi olarak, sana bunları garanti ediyorum.
Garantime itimadın yoksa ''yapay abazalık'' akımınla biraz daha taşak geçip, gece yine yalnız uyuyabilirsin ; Senin hayatın ve nasıl yaşayacağına sen karar verirsin.
Öncelikle beraber neler yapacaklarımız konusundaki merakını giderelim...
"Lanet dişiler" diyorsun değil mi bazen ?
''Kodumun kezbanları biraz açık olsalar da ilişkilerimiz bir düzeyde olsa'' diye düşündüğün de olmadıysa Erkeğim diye gezmemelisin benim düşünceme göre...
Nedir bu kezbanların isteği ?
Onları kolayca tav edip, onların ütopyası haline gelmen için gbosadam'ın saçma manipülasyonunu mu Kullanmalısın ; yoksa modların arkaünü yalayan aciz kerhanecibasi'nin 5. sınıf kitaplardan yaptığı arak Bilgilerle mi ıkınmalısın kıza ?
Hiçbiri değil...
Her erkek, tam bir alfa ve dişi avcısı olarak gelir dünyaya...
Fakat bu yetenekleri günümüz şartlarında körelir ve erkek dişiye kur yapma becerisini yitirir.
Ne mi olur ?
''Seni arkadaş olarak görüyorum''
Oysa ki kur yapmayı bilse, her dişi önünde eğilecektir ve onları rahatlıkla elde edebilecektir.
Fakat nedir bunun yolu ?
Ben bunu işlemeyi düşünüyorum.
Burası kaybetmiş insanlarla dolu bir yer değil.
Burası, birçok yeniliğe açık ve değişimi isteyen insanların mecrası...
Size kendim hakkında verebileceğim tek bilgi, dişiler konusunda başarısız birisi iken, istediği her dişiyle Yatabilen bir alfaya dönüşmem...
Saçma kitaplar okumadım.
Saçma hurafelere bel bağlamadım.
Ben eğer ki yeterli potansiyeli görürsem, buradaki herkesi arzuladığı her dişiyle istediğini yapabilecek insanlar haline getireceğim ; bunu sizlere garanti ediyorum.
"herkes playboy olmuş , herkes psikoloji uzmanı olmuş amk. burada zaman harcama çık 2 kız tavla o zaman." diyorsun belki de...
Çıkıp kız tavlamalıyım madem bu kadar çok şey biliyorum...
Peki ya yeterince tavlamışsam ?
Sağ eline yüklenmekten yorulan birisi için inanmak güç, anlayabiliyorum seni ; fakat dişilerle de varılan bir doyum noktası vardır.
Bir süre sonra onlardan yavaş yavaş bıkarsın.
İlk masturbasyonunla, şimdiki bir değildir.
Kime sorarsan sor, yavaş yavaş bu tip işler sıradanlaşır.
Ben de sol şeritteki hayatıma bir son verdim ve seviyeli bir ilişki yaptım kendime ; uzun zamandır da onu sürdürüyorum.
Hayvanlarda yapılan kur fizikseldir.
En büyük boynuzlu geyik alayına çakar...
Yelesi en güzel olan, alfalığını gösteren aslan dişileri alıp kendi sınırlarını çizer.
En güzel kuyruklu tavuskuşu dişilerin baştacı olur.
Fakat insanda iş böyle yürümez.
Yani müthiş kaslar, harika şekilli bir surat işe yaramaz kaliteli dişilerde...
Kendimden biliyorum ki, bunlara sahip olmama rağmen arka arkaya reddedildiğim birçok kez oldu.
Fakat sonra eksikliği aradım ve bulmak zor olmadı.
Olay, fiziksel değildi.
Bu yazı dizisi farklı...
Ve ben bunu çok sık yapmam.
Neden bilmiyorum fakat bir şekilde bu işe itilmiş buldum kendimi.
Çevremde istediğim her dişiyi elde etmek...
Bu çok iddialı bir söz ve zaman geçtikçe de iddiamda haklı olduğumu istediğiniz dişiyle yattıktan sonra hatırlayacaksınız.
Doğru yer, doğru zaman...
İşte tam olarak oradasın.
Şimdi kafandaki tüm tabuları yıkmak zorundasın.
Çünkü ben burada ne para tuzağı olarak kullanılan kitap tabiri ''alfa''dan bahsedeceğim, ne de karışık ve saçma taktikler öğreteceğim sana.
Sana vereceğim tek şey...
Onu seninle işim bittiğinde öğreneceksin.
Öncelikle burada ne yapacağıma değineyim...
Seni, sen yapacağım.
Ne fazlası, ne de eksiği...
İçinde hapsettiğin asıl benliğini çıkarıp özgüvenle harmanlayacağım.
Bir nevi pozitif nlp diyebilirsin buna...
Sen sadece keyifli yazılar okuyacaksın ; fakat bir şeyler motor şekilde değişecek.
Misalen sen hiç farkında olmadan dişilere karşı tavırların alfalaşacak, onlar da sana yakınlaşacak.
Olay sadece bununla bitmiyor malesef...
Her kız kaldıran mutlu olmaz ; ben de yaşadım bu dönemi.
Mutlu olacaksın, mükemmel ve eksiksiz olacaksın.
Ötesi yok...
Tüm sosyal ilişkilerin değişecek.
Saygı görülecek ve sevileceksin...
Kendine hiç güvenmediğin kadar güveneceksin ; çünkü kendine güvenmeme nedenlerinin aslında ne kadar Gereksiz olduğunu teker teker ispatlayacağım sana.
Her güzel şey seni bulacak.
Fakat nasıl ?
Nasıl olacak bu ?
Bu kadar basit mi ?
Bu sorulara cevap bulacaksın ayrıca...
Öncelikle istediğiniz dişiyi tav edebileceksiniz...
Yaş, sosyal statü, para, tip, fizik...
Bunlar sadece basit teferruatlar olacak ve emin olun dişi onları görmezden gelecek.
Çünkü siz onun ütopyası olacaksınız ve o sadece sizi isteyecek.
Sana sebepsizce deli gibi aşık olduğunu söyleyecek.
Eğer bunu daha önce duymadıysan, duymaya hazır ol.
Onunla istediğin her şeyi yapabileceksin çünkü...
Tek gecelik, seks kölesi, düzeyli ve seviyeli bir ilişki...
İstediğin her şeyi yapabileceksin.
Bamtellerine basıp kontrol edeceksin onu.
Bunları anlatmamın sebebi sonradan çok şaşırmamanız, yavaş yavaş alıştırayım sizi.
Ancak ve ancak, bunlar için bana ihtiyacın var.
Bana ihtiyacı olan çok kişi vardı...
Ona ilişkisi için yardım etmemi isteyen çok kişi vardı...
Ettiğim yardımlar sonucunda evlenen, sağ elini bırakan, dişiler karşısında tam bir kazanovaya dönüşen erkekler doğdu.
Onları en küçük olayda etkileyebilen ve onları çekicilikleriyle sindiren erkekler doğdu.
Avcılar, alfalar...
Deli gibi sevip siktir yiyen adamlar yerine, kendi karakterinden ödün vermeden dişileri maymun eden adamlar...
Bunu bir çeşit günah çıkarma olarak düşünebilirsiniz.
Sadece yapacağım ve arkasından düşünmeyeceğim...
Hızlı yaşadığım zamanlarda canını yaktığım dişileri konu alan bir günah çıkarma...
Erkek, dişi, aralarındaki ilişki ve bu ilişkiyi değiştirme yolları ; bunları hepsine aydınlık getireceğim.
Bilmek istemeyeceğiniz gerçekler öğretilecek sizlere burada...
Ve bunları öğrenmek de yine sizin elinizde söylediğim gibi.
Şimdiden de belirteyim: ''Ben kızlara aşık olmak istiyorum zamqi''
''Kızlar sadık yardır, bizi asla boynuzlamazlar ve ben çok türk filmi izlerim zamqi''
''Bir kızla mutlu bir evlilik ve yuva hayali kuruyorum zamqi'' gibi düşünceleriniz olmayacak, gerçekleri öğreneceksiniz.
Aşkın hormonal ve nöral ağlarla alakalı bir olay olduğunu anlayacaksınız ve eğer aşk gerçek olsa dahi dişilerin Bunu hakeden son varlıklar olduğunu göreceksiniz.
Dişilerin sinsi ve aldatmaya meyilli olduğunu göreceksiniz ; güvenilmeyeceklerini anlayacaksınız.
Bir dişiyle olan evliliğin sadece evin içindeki bir soğuk savaş olduğunu, hiçbir şeyin filmlerdeki gibi olmadığını Ve evlilik denilen savaşta başarılı olmayı öğreneceksiniz ; dişinin sadece sizi isteği uğruna törpüleyip alfalığınızı Kısıtladığını göreceksiniz, sizi -akılları sıra- en güçlü silahlarıyla vahşi bir kurdu terbiye eder gibi sarstıklarını göreceksiniz.
Güzel, mutlu zamanlarımız elbette ki olacak ; fakat kan donduran gerçekleri de görmek zorunda olduğunuzu özümseyeceksiniz.
Amacım size yaşamayı öğretmek...
Her konuda kendine güven duymak, insanların kendine itiraf etmekten korktuğu tabuları yıkmak, dişilerin pisliklerini görmek ve masum olmadıklarını bilmek, onları kolayca yatağa atabilmek ve istediğin alanda onlara hükmetmek...
Mutlu olmak ve hayatını değiştirmek...
Alfa olmak ve planlarını büyütmek...
Bir uğraş yok ortada...
Ben yazacağım, sen okuyacaksın ; sadece bir muhabbet var aramızda.
Ne saçma taktikler, ne gereksiz egzersizler...
Ben yazarım ; fakat sen gerektiği gibi okur musun, orası senin sorumluluğun...
Sana her sosyal ilişki alanında başarıyı garanti ediyorum:
Gerek erkeklerle olan arkadaşlık ilişkin, gerek dişilerle olan cinsel ilişkin...
Her olayı istediğin her yöne o kadar iyi çekebileceksin ki, bir süre sonra oyun haline getirip sürekli kullanacaksın ; hatta bazen zevk olsun diye kendini dişilere reddettirmek için elinden geleni yapacaksın, emin ol.
Fakat, bunlar için bana ihtiyacın var ve ben üzerime düşeni yapmayı düşünüyorum.
Sen üzerine düşeni yapabilecek misin ?
Asıl düşünmen gereken nokta burası...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)